Hisarcıklıoğlu'ndan Başörtüsü Değerlendirmesi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Eğer Bir Anayasanın İçine Kılık Kıyafetle İlgili Bir Tarif Yerleştirmeye Kalkılırsa Bunun Dünyanın En Garip Anayasası Olacağını Belirterek, "Anayasamızı Sanki Moda Dergisiyle Eşdeğer Konuma Getirmeye Çalışıyoruz" Dedi. Hisarcıklıoğlu Ayrıca, Eğer Bir Kesimin Kaygısı Varsa O Kaygıları Gidermenin Siyasetçinin Ana Vazifesi Olm...
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, eğer bir anayasanın içine kılık kıyafetle ilgili bir tarif yerleştirmeye kalkılırsa bunun dünyanın en garip anayasası olacağını belirterek, "Anayasamızı sanki moda dergisiyle eşdeğer konuma getirmeye çalışıyoruz" dedi. Hisarcıklıoğlu ayrıca, eğer bir kesimin kaygısı varsa o kaygıları gidermenin siyasetçinin ana vazifesi olması gerektiğini söyledi.TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, dün katıldığı özel bir televizyon kanalındaki programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gündemin ilk sıralarındaki konulardan biri olan başörtüsü serbestisiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Hisarcıklıoğlu, Türkiye'de gerçek gündemin ekonomi olması gerektiğini vurguladı. Ancak toplumun özellikle son günlerde arzu edilmeyen şeyleri yaşadığını belirten Hisarcıklıoğlu, toplumun bölünmesini, ayrışmasını, kamplaşmasını büyük acıyla izlediğini kaydetti. Türkiye'ninrekabetin çok yüksek yaşandığı bir dünyada parçalanmaya, bölünmeye müsait olmadığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Kültürümüzün en değerli öğretisi; 'birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır'. Eğer bereket ve rahmeti bulmak istiyorsak bizim bir araya gelmeyi, bir arada yaşamayı öğreniyor olmamız lazım. Tam tersine bizi birbirimizden ayrıştıranları, ayırma noktasına götürenleri de elimizle dışlıyor olmalıyız. Aslında bunlar toplumun içinde azınlık. Bu hangi manada olursa olsun. Toparlayıcı, bütünleştirici ve birhedefe doğru yöneltici oluyor olmamız lazım" diye konuştu.OECD ülkeleri içinde Türkiye'deki kızların okula gitme oranında Türkiye'nin son sırada olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, bu konuya odaklanmak gerektiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Biz kızlarımızın OECD ülkeleri içinde eğitimde en alt noktada olmasını sorgulamalıyız. Bence bir an önce gerek hayat standardımızı, gerek eğitim standartlarımızı yükseltebilmeliyiz. Bugünkü tartıştığımız konuları ve enerji kaybımızı 1980'in tekrarı olarak görüyorum. Toplum olarak enerjimizi o zaman nasıl boşa harcamışızdiyorum. Bu hatamızı 5 sene sonra anladık, 85'lerde, 90'larda anladık. Şimdiki yapmış olduğumuz işin de, 5 yıl sonra ne kadar büyük bir enerji kaybı olduğunu göreceğiz" dedi."TOPLUMUN ANLAŞTIĞI 4 İLKE"Türkiye'de toplumun büyük çoğunluğunun anlaştığı 4 temel ilke olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, bunları kimsenin değiştirmeye cesareti ve niyeti olamayacağını söyledi. Hisarcıklıoğlu, bu ilkelerin demokrasi, laiklik, sosyal bir devlet olmak ve hukuk devleti olmak olduğunu belirterek, toplumda bu konuda bir ayrışma olmadığını söyledi. Toplumun bir başka noktada daha anlaştığını belirten Hisarcıklıoğlu, "18 yaşına gelen bir kişinin reşit olduğuna, onun cezai ehliyetinin olduğuna, onun kendisiniyöneteceği kişiye oy hakkını da vermişsiniz. Şimdi siz ona gelip de bu noktada 'sen şöyle giyineceksin, böyle giyineceksin' diye tarif edilmemesi gerektiğinde toplumun büyük bir çoğunluğu anlaşmıştır" şeklinde konuştu.3 ay öncesine kadar toplumda böyle bir problem olmadığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Toplum da bunun çözülmesi lazım diyor. 2008 yılını bu büyük enerji kaybıyla geçirmemeliyiz" dedi. "Şimdi üzülerek görüyorum, Anayasamızı sanki moda dergisiyle eşdeğer konuma getirmeye çalışıyoruz. Dünyanın en garip anayasası olur, eğer bir anayasanın içine bir tarif yerleştirmeye kalkarsanız. Böyle gariplikleri yapmamamız lazım" diyen Hisarcıklıoğlu, insanların giyimi, kuşamı, nasıl örtüneceğiyle ilgili veya giyimininnasıl olacağının moda dergisinin işi olduğunu söyledi.Bu zorlukların aşılması noktasında toplumun yüzde 80'inde, 90'ında ittifak ve arzu olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:"Türkiye'de gezmediğim yer yok. Köşe yazarlarını okuyoruz, kitap yazarlarını okuyoruz, aydınları biliyoruz, öğretim üyelerini de biliyorum. Bir bakıyorum bugünkü açıklamalarla 3 ay önceki kendi şahsi görüşleri arasında farklılıklar var. Ancak bir taraftan da şunu unutmamak lazım. Bir kesimin eğer bir kaygısı varsa, o kaygıları da gidermek siyasetçinin ana vazifesi olması lazım. Kaygıları gidermemiz lazım ve siyaset de aslında baktığınız zaman çözüm üretme sanatıdır, siyasetin işi çözüm üretme sanatı.Eğer bir kaygı varsa o kaygıları da gidermek lazım. Kamplaşarak bir yere gidemeyiz. O zaman maalesef en büyük kötülüğü kendi ülkemize, kendi geleceğimize yaparız, çocuklarımıza yaparız."Demokrasilerde farklı fikirlerin olmasının gayet doğal olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Burada önemli maharet siyasete düşüyor, toplumsal uzlaşmayı sağlamak zorundalar. Burada bir sorun olduğu gerçek, bu sorunun çözümü noktasında toplumda da aslında bugün baktığın zaman insan üzülüyor. 3 ay önce çok samimi fikirleri olan insanların bugün farklı noktalarda düşünüyor olmasında demek ki bir şey insanları iki parçaya ayırdı. Bizim iki parçaya ayrılarak gelişebilmemiz mümkün değil. Bunları birleştirmemizlazım, işte burada iş siyasete düşüyor" diye konuştu."MUHALEFET BÜTÜNLEŞTİRİCİ OLMALI"Siyasetin bir sanat olduğunu ve siyasetçilerin insanları yönetmeye talip olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, 'ben daha iyi yönetirim' diyen muhalefetin de daha iyi yöneteceğini gösteriyor olması gerektiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, "Muhalefetini de ayrıştırarak değil bütünleştirerek yapmalısın ki yarın sana aksın. Kim ayrıştırıyorsa toplum ondan uzaklaşır. Yarın eğer kendisi için iktidarı hedefliyorsa, eğer bir işe muhalefet yapıyorsan bunu ayrıştırarak değil bütünleştirerek yapıyor olmalısın"şeklinde konuştu.Sivil toplum örgütü olarak görüşlerini hem iktidara hem de muhalefete aktardıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, "Yani, Sayın Başbakanla diyaloğumun aynısını Sayın Baykal'la da sağlıyorum. Ona da bizim gördüğümüz, düşündüğümüz şeyleri söylüyoruz. Tabii bizim gibi düşünmek mecburiyetinde değiller. Biz kendi gördüğümüz hadiseyi muhakkak ortaya koymalıyız ve söylüyor olmalıyız. Ve biz gerek Sayın Başbakan, gerek ana muhalefet partisinin değerli genel başkanına fikirlerimizi söylüyoruz. Tabii takdir, uygulamaonların" dedi.Demokrasinin de kendi içinde evrim geçirdiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Bundan 10 sene önce şunu söylüyordu: Oy verdim tamam işim bitti. Artık oy verdin iş bitti olmuyor, tam tersine her karar alma sürecinde toplumun örgütlü kesimlerinin bu süreçte karar alma süreçlerine katkısının, görüşünün yansıması söz konusu; işte katılımcı demokrasi de bu. Bu devreleri inşallah hızla geçiyor olmamız lazım. Aslında demokrasi mi, ekonomi mi, zenginlik mi dediğiniz zaman ikisi birbirini tetikliyor. Daha demokratsandaha zenginsin, daha zenginsen daha demokratsın. Bu birbirini tetikliyor. Yani, hangisi daha öncelikli gelir dediğiniz zaman ikisi de birbirinin önceliğinde, ikisi de aynı paralellikte arz ediyor, öyle bakmak lazım" diye konuştu.(MÜG-CC-CC-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA