Hantavirüs Türkiye’de var mı?

Gündem Haberleri

Antarktika açıklarındaki MV Hondius gemisinde patlak veren ve dünya gündemine oturan salgın haberlerinin ardından, vatandaşlar büyük bir endişeyle "Hantavirüs Türkiye’de var mı, ülkemizde vaka görüldü mü?" sorusunun yanıtını araştırmaya başladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) gemiden ayrılan yolcuların dağıldığı 12 ülke arasında Türkiye’yi de sayması, dikkatleri yurt içindeki sağlık taramalarına çevirdi.

Hantavirüsün küresel bir tehdit haline gelmesiyle birlikte, Türkiye'nin bu virüse karşı hazırlıklı olup olmadığı sosyal medyanın en çok konuşulan başlıkları arasına girdi. Pek çok kişi "Hantavirüs Türkiye'de yaygın mı?" sorgusunu yaparken, tıbbi veriler virüsün ülkemizde daha önce de belirli bölgelerde görüldüğünü ancak büyük bir salgına dönüşmediğini gösteriyor. Özellikle Batı Karadeniz gibi nemli ve ormanlık alanlarda geçmiş yıllarda rapor edilen vakalar hatırlatılırken, güncel vakaların gemi yoluyla taşınma ihtimaline karşı liman ve sınır kapılarında alınan tedbirler titizlikle takip ediliyor.

HANTAVİRÜS TÜRKİYE’DE GÖRÜLDÜ MÜ? 

Türkiye, hantavirüs ile ilk kez karşılaşan bir ülke değil. İşte ülkemizdeki virüs varlığına dair bilinen gerçekler:

• Geçmiş Vakalar: Türkiye'de hantavirüsün varlığı ilk kez 2009 yılında Zonguldak ve Bartın çevresinde (Batı Karadeniz bölgesi) görülen vakalarla tescillenmiştir.

• Güncel Durum: Türkiye genelinde toplum sağlığını tehdit edecek kitlesel bir salgın bulunmamaktadır.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NÜN TÜRKİYE UYARISI NE ANLAMA GELİYOR?

DSÖ Genel Direktörü'nün "12 ülkeyi bilgilendirdik" açıklaması içinde Türkiye'nin de bulunması, hantavirüsün ülkemizde yayıldığı anlamına gelmiyor:

1. Temaslı Takibi: MV Hondius gemisinden ayrılan veya Saint Helena adasında temas kuran yolcular arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları veya Türkiye'ye seyahat eden yabancılar olduğu için bu bilgilendirme yapılmıştır.

2. Kuluçka Süresi Önlemi: Virüsün kuluçka süresi 6 haftayı bulabildiği için, o dönemde bölgede bulunan kişilerin herhangi bir semptom (ateş, kas ağrısı) göstermesi durumunda sağlık kuruluşlarına başvurması istenmektedir.

TÜRKİYE'DE HANTAVİRÜSTEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

Ülkemizde bulunan fare türlerinin de virüs taşıma potansiyeli olduğu göz önüne alındığında, şu önlemler hayati önem taşır:

• Kırsal Alan Temizliği: Özellikle fındık depoları, ahırlar ve kömürlükler temizlenirken maske kullanılmalı ve tozun havaya kalkması engellenmelidir (alan ıslatılarak temizlenmelidir).

• Gıda Güvenliği: Farelerin erişebileceği yerlerdeki gıdalar tüketilmemeli, mutfak hijyenine azami dikkat edilmelidir.

• Belirtileri Önemseyin: Nedeni bilinmeyen yüksek ateş, şiddetli bel ve kas ağrısı gibi durumlarda, özellikle yakın zamanda kırsal alan veya yurt dışı seyahati öyküsü varsa derhal doktora başvurulmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, uluslararası sağlık örgütleriyle koordineli bir şekilde süreci yönetmekte olup, resmi açıklamalar dışındaki spekülasyonlara itibar edilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.