Hablemitoğlu, Ölümünün 5. Yıldönümünde Anılacak

Güncel Haberler

Evinin Önünde Uğradığı Silahlı Saldırı Sonucu Hayatını Kaybeden Dr. Necip Hablemitoğlu, Salı Günü Mezarı Başında Anılacak.

Evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Ankara Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Necip Hablemitoğlu, Salı günü Karşıyaka Mezarlığı'nda düzenlenecek tören ile anılacak.

Faili meçhul cinayete kurban giden Hablemitoğlu için, ölümünün 5. yıldönümünde mezarı başında eşi, çocukları, dostları ve öğrencileri Salı günü saat 12.00 de anma töreni düzenleyecek. Hablemitoğlu, Karşıyaka Mezarlığı 5. kapıda bulunan kabrinde anılacak.

-HABLEMİTOĞLU ADI, DERNEK İLE YAŞATILACAK-

Hablemitoğlu'nun eşi Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, eşi adına bir dernek kurma çalışmalarına başladıklarını belirtti. "Dr. Necip Hablemitoğlu Toplumsal Araştırmalar Derneği" adını alacak olan Dernek, toplumsal konularda araştırmalar yapacak.

ANKA'ya konuşan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, "Türkiye'de kendi ülkenizin çıkarlarından yana yazan ve konuşan bir aydınsanız iftiraya, hakarete uğrayarak, sürekli tehdit edilerek sonunda ölüme mahkumsunuzdur. Üstelik en kötüsünden. Ya evinizin önünde alçakça kurşunlanırsınız ya da aracınıza bomba yerleştirilerek yok edilirsiniz. Bir süredir yeni başka yöntemlerde kullanılmaya başlandı. Kaza denebilecek düzmece durumlar, bazen de gerekirse faili belli olaylar yaratılıyor. İşte tam da bu noktada paranoyak olarak damgalanabilirsiniz. Çünkü Türkiye'de olup biteni değerlendirmeniz de istenmemektedir" dedi.

-"EŞİM, ZİHNİNİ VE DÜŞÜNCESİNİ SATLIĞA ÇIKARMDI"-

Eşinin, 48 yıllık yaşamı boyunca ne bayrağına, ne tarihine, ne vatanına, ne de sımsıkı bağlı olduğu bu topraklara hiç ihanet etmediğini vurgulayan Hablemitoğlu şöyle devam etti: "Hepsinden önemlisi namusluydu. Zihnini, düşüncelerini satışa çıkarmadan yaşadı. Yaşamının son 5-10 yıllık döneminde bütün çabası bu topraklarda bağımsızlığımızı ve varlığımızı yok etme çabası içindeki odakları anlatmak oldu. Sayısız konuşma yaptı, kitaplar ve makaleler yazdı. En önemlisi Üniversitede öğrencilerine Cumhuriyet Tarihimizi ve Atatürk Devrimlerini yalın, samimi ve güncel bilgi ile harmanlayarak anlattı. Üniversitelerin entelektüel yetiştirme amacına en iyi hizmet edenlerden biri oldu. Tarihe iz düştü. 18 Aralık 2002'de öldürülmesinin ardından Türkiye'de bir çok kesim ya kendi dünya görüşü, benimsediği siyasi bakış açısı ya da hizmet ettiği yerlerin manüplasyonları ile Necip'in kimliğine ilişkin yorumlar yaptı. Dedikodu biçiminde spekülatif saçma sapan, yalan yanlış bilgi ortalıkta dolaştı durdu. Kendisini hiç tanımadığını bildiğim, lüzumsuz çeşit çeşit insan konuştu, sanki bildikleri varmış gibi. Kimse öldürülen insanların ailelerini düşünmüyor. Ben de, kızlarımız da ve hatta Necip'te ne için öldürüldüğünü çok iyi biliyoruz. Tıpkı Necip'ten öncekilerin bildikleri gibi. Bizim için acı olan, Necip'in yokluğunun dışında, bunu bilerek ve Türkiye'de olup biteni sadece seyrederek yaşamak zorunda oluşumuz. Bunun dayanılmaz bir ağırlığı var yüreklerimizde. Öyle içimize işlemiş ki bu ölümler, ben Necip için bir cenaze töreni düzenleyebildiğimize bile şükrettim"(ANKA)

(YG/ZG)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler