Günay'dan DTP'ye, "Randevunuzu Geri Çekmeyin" Çağrısı

Güncel Haberler

Kültür ve Turizm Bakanı Günay, Bugünkü Myk Toplantısında Başbakan Erdoğan'a İletilen Randevu Talebini Geri Çekmeyi Değerlendirecek Olan DTP'ye, "Hiç Kimse Adımını Geri Çekmemeli" Diye Seslendi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, bugünkü MYK toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a iletilen randevu talebini geri çekmeyi değerlendirecek olan DTP'ye seslendi. Günay, "Hiç kimse attığı adımı geri çekmemeli, Başbakan da "bunu gündemimizden çıkarmadık' dedi. Herkesin elbette kendisine göre değerlendirmeleri var. Başbakanın da haklı olarak hassas olduğu konular var. Türkiye'de biz meseleye birkaç açıdan bakmak zorundayız. Doğu'da Güneydoğu'da yurttaşlarımızın sorunları var, 'Kürt meselesi' diye tırnak içinde ifade edilen bir sorun var. O yüzden bu hassas dengeler üzerinde iyi adımlar atmışsa hiç kimse bundan vazgeçmemeli, daha sabırla hareket etmeliler. Başbakan da teklifi düşündüğü söyledi zaten" diye konuştu.

Günay, CNN Türk'te Hande Fırat'ın sorularını yanıtladı. Günay, Hakkari ziyaretinin ardından basına yansıyan, "Barış için en önemli isim Ahmet Türk" sözlerinin hatırlatılması üzerine, kendi söylediklerinden böyle bir başlığın çıkarılmasının zor olduğunu ifade etti. Günay, "Söylediğim, DTP içinde Türkiye'nin bütünlüğünden yana olan, geçmiş siyasi birikimi, deneyimi olan ve oturup konuşulabilecek çok sayıda insan olduğu ve bunlardan birinin de Sayın Ahmet Türk olduğu noktasındaydı. Türkiye'nin aleyhine herhangi bir görüşü içtenlikle paylaşmadığını düşündüğümü ve onunla bir diyalogun yararlı olabileceğine işaret ettim" dedi.

Fırat'ın, DTP'nin bugünkü MYK toplantısında Başbakan Erdoğan'a iletilen randevu talebini geri çekmeyi değerlendireceğini hatırlatması üzerine ise Günay şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hiç kimse attığı adımı geri çekmemeli, Başbakan da "bunu gündemimizden çıkarmadık' dedi. Herkesin elbette kendisine göre değerlendirmeleri var. Başbakanın da haklı olarak hassas olduğu konular var. Türkiye'de biz meseleye birkaç açıdan bakmak zorundayız. Doğu'da Güneydoğu'da yurttaşlarımızın sorunları var, Kürt meselesi diye tırnak içinde ifade edilen bir sorun var ama yıllardan bu yana bunun bölücü bir noktaya, terörist bir noktaya doğru taşınmasıyla yıllardır mücadele eden bir büyük güvenlik güçleri ve bu konuda acılar yaşamış olan geniş bir kitle var, onların duyarlılıkları var. O yüzden bu hassas dengeler üzerinde iyi adımlar atmışsa hiç kimse bundan vazgeçmemeli, daha sabırla hareket etmeliler. Başbakan da teklifi düşündüğü söyledi zaten. Diyaloglar, Başbakan ve DTP yönetimi arasında olmayabilir ama tabanda zaten sıcak bir ilişki var. Ben işte Hakkari'ye gittim. Hiçbir ayrım gözetmeden o saatte açık olan bütün siyasi partilere uğradım. Ayrımsız olarak bütün yurttaşlarımıza, her yaş kuşağından, her meslek grubundan kişilerle konuşmaya görüşmeye çalıştım. Herhangi bir kişiden geçmiş yıllarda olduğu gibi siyasi bir olumsuz karşılık, bir sitem almadım."

-"DTP'YE ÇAĞRI YAPMAM"-

Günay, DTP'ye basın önünde herhangi bir çağrı yapmayı gerekli görmediğini belirterek, "Ben yapmam gerekeni yaptım. Herkes alacağı mesajı alır. Bunun ötesinde basın önünde açık bir çağrı yapmam, yani ben ayrımsız bütün yurttaşlarımızı kucaklamaya hazır olduğumuzu, Türkiye'nin birliği bütünlüğü çerçevesinde birleşmek kaydıyla herkesin diline, dinine, rengine, inancına saygılı olduğumuzu ve tartışmaları geride bırakarak asıl Türkiye'nin ekmeğini, özgürlüğünü, adaletini büyütmemiz gerektiğini de, duyulabilecek yükseklikten söyledim. Ayrıca bir daha mesaj vermek zorunda hissetmiyorum" dedi.

-"KÜRTÇE ŞARKI SÖYLENİYORSA, OYUN DA OYNANIR"-

Hakkari ziyareti kapsamında Güneydoğu'daki izlenimlerini de aktaran Günay, bölgeye yıllardan bu yana gidip geldiğini, ancak ilk kez bu kadar "bir kaynaşma arzusu, ilk kez bu kadar Ankara'ya dönük bir umut' gözlediğini belirtti. Önceki yıllarda "biz dilimizi konuşmak istiyoruz, kendimizi ifade etmek istiyoruz' gibi siyasi taleplerin öne çıktığını kaydeden Günay, "Bunlar aşılıyor, bunları görüyor yurttaşlarımız. İşte TRT Kürtçe yayın yapıyor, Devlet Tiyatrolarımız Kürtçe oyun oynamakta bir sakınca görmüyor. Eskiden Kürtçe türkü söylemekten, kaset doldurmaktan söz ettiği zaman sanatçıların üzerine yürünürdü bu ülkede, milletvekilleri de ahalide çıkıyor şarkı söylüyor, fıkra anlatıyor" dedi.

Devlet Tiyatrolarının Kürtçe oyun sahnelemesi konusunda "Kürtçe Türkü söylenebiliyorsa, oyun da oynanabilir" diye konuşan Günay, bunu yok saymanın büyük bir akılsızlık olduğunu ifade etti. Günay, "Baktım Hakkari de ne kadar güzel türküler var. TRT'nin repertuarında sadece 3 tane Hakkari türküsü var, çünkü sadece Türkçe olanları almışlar. Bu repertuarın genişlemesi gerekir. Biz radyolarımızda İngilizce, Fransızca türkü, şarkı çalmıyor muyuz, niye Kürtçe söylenmesin, niçin repertuarımıza yansımasın?" diye konuştu.

Günay, ihtiyaç halinde Kürtçe bilen personel alımı da yapılacağını belirtti.

-"BU DAĞLARDA KAYAK YAPILABİLİR"-

Bölgedeki talepler artık istihdam, iş, yatırım noktaları olmak üzere çok doğru bir yere geldiğini belirten Günay, "Anadolu'da bir söz vardır; "yoksul evde kavga bitmez' diye. Türkiye'nin ekmeği yani bereketi, bolluğu, milli geliri arttıkça, Türkiye'nin özgürleri ve adalet duygusu arttıkça biz bu sorunları geride bırakacağız" dedi.

Günay, bölgede ciddi bir kalkınma hamlesi olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

"Ben kendi Bakanlığımdan bakıyorum; Diyarbakır İçkale'de, Mardin'de, Urfa'da, Hakkari'de, Van'da bütün bu coğrafyada yatırım yapmaya çalışıyorum. Kültür merkezi yapmaya, restorasyon yapmaya, kültürel varlıkları ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Bu devletin ezberini bozması. Sadece güvenlik açısından bakmamalıyız ki böyle bir bakış açısını Sayın Genelkurmay Başkanı da bir ölçüde belirtti, artık buraya geçmek gerektiğini. Bunun karşılık bulması gerekiyor. Bunun karşılığı da evet, silahla olmaz, şiddetle olmaz, zorla olmazı onun için dedim, 3 bin metre yüksekten sesleniyorum ki herkes duysun. Artık bu dağlarda kurşun atmak kimseye bir yararı yoktur. Halbuki bu dağlarda kayak yapılabilir, buraya kış sporları getirebiliriz. 6-7 ay kar olan bir coğrafya, kış sporları için ne kadar uygun. Biz öteki merkezlerimizde 4 ay kar yağsa diye dua ediyoruz. Burada Haziran'da kar var. Bunlar büyük zenginlikler ama ne yazık ki son 20-25 yıl içinde terör çok sayıda canımızı, malımızı, bir dolu değerimiz aldı götürdü. Şimdi bunları yeniden inşa etmek, yeniden kurmak, ellerimiz birbirimize vermek gibi bir ihtiyaç içindeyiz. Barış olursa kaynaklarımızı doğru yerde kullanırız; sağlıkta, istihdamda, altyapıda, üretimde, verimde, barış olmazsa; silahlanma için, didişme için kullanırız, hem millete hem devlete yazık. Bölgede olmazsa olmaz barıştır."

-"MADIMAK'IN 2 TEMMUZ'A YETİŞMEMESİNİN SIKINTISINI YAŞIYORUZ"-

Günay, Madımak Oteli'nin müze olması konusunda ise, "Oradaki ayıp durum, asıl utanç verici durum o kebapçının olmasıydı, o çıktı oradan. Şimdi bir düzenleme yapacağız, o kat boş olarak duruyor. Ama 2 Temmuz da yaklaştı, bu vadede çözememiş olmanın sıkıntısını yaşıyoruz tabi ama o düzenlemeyi yapmış olmanın da bir ölçüde gururunu ifade etmek isterim" dedi.

-İSTANBUL "TEHLİKE ALTINDAKİ MİRAS" LİSTESİNE ALINABİLİR-

Günay, İstanbul'un UNESCO Kültür Mirası listesinden çıkarabileceği yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını belirterek, konunun yanlış anlaşıldığını ifade etti.

İstanbul'un "Dünya Mirası' listesinden çıkarılmayacağını söyleyen Günay, "İstanbul şimdi, "Dünya Mirası' listesinde, bu listeden "Tehlike Altındaki Dünya Mirası' listesine alınması ihtimali var. Listeden çıkarılması diye bir ihtimal yok. Bu alan Dünya Mirası listesinde, güllük gülistanlık her şey iyi gidiyor değil, "tehlike altında, bu dünya mirası kaybolabilir', bu demek. Eğer böyle bir listeye alınırsa İstanbul'a belki dünyanın S.O.S kapsamında daha acil yardımlar gelecek. Yani ben "tehlike altında' listesine alınmasından yana değilim, biz İstanbul'un altından kalkacağız ama listeden çıkarılması söz konusu değil" diye konuştu. (ANKA)

(GO/BÜN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler