Gül'den Ekonomi ve Anayasa Uyarısı

Güncel Haberler

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yeni Yasama Yılının Açılışında Yaptığı Konuşmada, Anayasadan Ekonomiye, AB ile İlişkilerden Yolsuzluklara Kadar Pek Çok Konuda Değerlendirmelerde Bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni yasama yılının açılışında yaptığı konuşmada, anayasadan ekonomiye, AB ile ilişkilerden yolsuzluklara kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu. Gül, dünya ekonomilerinin içinde bulunduğu krizi Türkiye için bir fırsata dönüştürerek aşmanın mümkün ve gerekli olduğunu belirterek "Ekonomik ve sosyal politikalarımızda bu yolda uyarlamalar yapma ihtiyacı ortadadır" dedi. Gül anayasa değişikliği konusunda ise "Yeni anayasal düzenlemelerin, milli birlik ve toplumsal dayanışmamızı güçlendirecek biçimde, dışlayıcı olmayan, kapsayıcı bir yaklaşıma sahip olması elzemdir." diye konuştu. Gül, anayasanın temel hak ve hürriyetleri güvence altına alan, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını teyit eden bir nitelikte olması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 23. dönem 3. yasama yılı açılışı nedeniyle, Meclis Genel Kurulu'nda milletvekillerine hitap etti. 3. yasama yılı açılışının bayramın ikinci gününe denk geldiğini hatırlatan Gül, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Gül, "Bu bayramın halkımız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah'tan diliyorum. Bayramlar, kardeşliğin ve dayanışmanın, en üst düzeye çıktığı, kırgınlıkların onarıldığı, küskünlüklerin giderildiği günlerdir. Yüce Meclis'in açılışının bir bayram gününe tesadüf etmesinin ülkemizde hoşgörü, işbirliği ve karşılıklı saygıya dayalı bir siyasi iklimin oluşmasına katkıda bulunmasını ümit ediyorum" diye konuştu.

"TÜRKİYE ULUSLARARASI TOPLUMUN ÖNEMLİ BİR ÜYESİ"

Gül, geçen hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katıldığını hatırlatarak, dünyada güç dengelerinin yeniden şekillendiği, küresel işbirliği ile gerginlik ve krizlerin aynı ayda ortaya çıkabildiğini söyledi. BM'ye üye yaklaşık 200 ülkenin ve uluslararası kuruluşun temsilcileriyle yapılan toplantılarda, açlık, yoksulluk, salgın hastalık ve iklim değişikliği gibi sorunlara karşı acil kolektif önlemler alınması yönünde bir anlayış birliği oluştuğunu belirten Gül şunları söyledi:

"Kronikleşmiş bölgesel ihtilaflara çözüm yolları bulma ve yeni ihtilafların ortaya çıkmasını önleme imkanlarını ele aldık. Türkiye'nin de uluslararası toplumun önemli bir üyesi olarak dünyadaki gelişmelerin dışında kalması tabiatıyla düşünülemez. Bunları yakından, dikkatle izlememiz, tartışmalara ve çözümlere katkıda bulunmamız, hem kendi ulusal çıkarlarımızın hem de uluslararası sorumluluklarımızın gereğidir."

-EKONOMİK KRİZ UYARISI

Cumhurbaşkanı Gül, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada dünya ekonomilerinin içinde bulunduğu krizi de hatırlatarak, bu krizin Türkiye için bir fırsata dönüştürülerek, aşılmasının mümkün ve gerekli olduğuna inandığını söyledi. Gül, "Ekonomik ve sosyal politikalarımızda bu yolda uyarlamalar yapma ihtiyacı ortadadır." dedi. Buna paralel olarak yeni bir evreye gelmiş olan Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinin, etkin bir dış politikayla ve geniş bir toplumsal ve siyasi mutabakatla hızlandırılması gerektiğini kaydeden Gül, "Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına doğru 15 yıllık bir perspektif içinde sahip olduğumuz potansiyeli sonuna kadar en iyi şekilde kullanarak, ülkemizi hak ettiği daha yüksek konuma taşımak, milletimize ve cumhuriyetimize karşı hepimizin sorumluluğu olmalıdır" dedi.

Türkiye'nin 1990'lı ve en son 2001 yılında yaşadığı ağır ekonomik krizlerin ardından kararlı bir şekilde gerçekleştirilen reformlarla, ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli mesafeler aldığını ifade eden Gül, yaşanan küresel krizin dünya ekonomilerini bir süre daha etkisi altında tutacağını belirterek, "Krizin kapsamı ve derinliği dikkate alındığında, Türkiye ekonomisinin geçmiş dönemlerle kıyaslanmayacak ölçüde dayanıklılık kazandığının da altını çizmek gerekir. Bu ortamda bir yandan mevcut kazanımlar korunurken, diğer yandan ekonomimizi daha da dayanıklı kılacak ve ülkemizin potansiyelini tam olarak harekete geçirecek adımların zamanında atılması büyük önem taşımaktadır. Ekonomi alanında gerekli tedbirlerin gecikmeksizin alınması ve koordinasyonun güçlendirilmesi, sonuç olarak öngörülebilirliği arttıracaktır" diye konuştu.

"KRİZ GIDA VE TARIMDA FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR"

Gül Türkiye'nin dünyada yaşanan krizi fırsata dönüştürebileceğini vurguladığı konuşmasında bu alanların ise gıda ve tarım sektörü olduğuna işaret etti. GAP ile diğer bölgesel kalkınma programlarının kısa sürede tamamlanmasının önem arz ettiğini belirten Gül, küresel gelişmelerin gündeme taşıdığı bir diğer sektörün de enerji olduğunu söyledi. Gül konuşmasında ayrıca küresel ısınmaya da değinerek "Küresel ısınmanın ülkemizi ve insanlarımızı önümüzdeki dönemde ciddi şekilde etkilemesi beklenmektedir. Bu durumla yaşamayı öğrenmemiz ve ihtiyaç duyulan önlemleri uluslararası işbirliği çerçevesinde almamız lazımdır" dedi.

-YÜKSEK ÖĞRENİM SİSTEMİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ

Gül, Yüksek öğrenim sisteminin uzun süredir tartışıldığını, son olarak rektör atamaları ile yeniden gündeme geldiğinin altını çizerek, "Yüksek öğrenim sisteminin iyileştirilmesi konusunda bütün ilgili kurumları öneriler geliştirmeye davet ediyorum. Bu konuda TÜBİTAK başta olmak üzere üniversitelerimize, firmalara ve kamuya önemli görevler düşmektedir" dedi.

-"ULUSAL PROGRAM HERKESİN KATKISIYLA ŞEKİLLENMELİ"

Gül, konuşmasında AB ile ilişkileri de değerlendirdi. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne artık sadece aday bir ülke değil, katılımcı ülke konumunda olduğunu belirten Gül, AB ile devam etmekte olan tam üyelik müzakerelerinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini temin etmenin toplumun önceliği olması gerektiğini vurguladı. Gül, "Müzakerelerin başarıyla sonuçlanması ise, ülkemizin bu süreci partilerüstü bir anlayışla sahiplenmesine, çok sayıda reformu kısa bir zaman dilimine sığdırmasına bağlıdır. Siyasi kriterler alanında atılacak adımlar sadece bir mevzuat değişikliği olarak algılanmamalıdır. Bunlar aynı zamanda bir zihniyet değişimini beraberinde getirmelidir.Yasal düzenlemeler kadar, yargı ve temel haklar alanında yapılması gereken reformlar da Avrupa Birliği sürecini yakından ilgilendirmektedir. Bu alanda da ilgili tüm tarafların aktif katılımı şarttır. Avrupa Birliği'ne tam üyelik yolunda hazırlanmakta olan Ulusal Program herkesin katkısıyla şekillenmeli ve hızla hayata geçirilmelidir" diye konuştu. Gül, Meclis'in bu süreçle ilgili yasaları öncelikli olarak ve özel gündemle ele almasının önemli olduğunu belirtirken AB Uyum Komisyonu'nun da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ UYARISI

Gül, anayasa değişikliği tartışmalarını da değerlendirdiği konuşmasında, yeni anayasal düzenlemelerin geçmişteki tecrübelerden ders alınarak yapılmasının doğal olduğunu söyledi. Gül, "Yeni anayasal düzenlemelerin, milli birlik ve toplumsal dayanışmamızı güçlendirecek biçimde, dışlayıcı olmayan, kapsayıcı bir yaklaşıma sahip olması elzemdir. Temel hak ve hürriyetleri, güvence altına alan, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını kuvvetle teyit eden bir nitelikte olması, yeni anayasal düzenlemelerin gücünü ve sürdürülebilirliğini arttıracaktır" dedi.

"SAYDAMLIK" UYARISI

Türkiye'nin başta BM Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi olmak üzere yolsuzlukla mücadele konusundaki başlıca uluslararası sözleşmelere TBMM'nin kabul ettiği yasalarla taraf olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'de saydamlık düzeyinin yükselmesine olan ihtiyacın devam ettiğini belirtirken, "Gelinen nokta bir iyileşmeye işaret etse de bunun yeterli olduğunu söylemek tabiatıyla mümkün değildir. Bu eğilimin geriye doğru gitmesi ise hiçbir şekilde kabul edilemez bir gelişme olacaktır" dedi.

"TERÖRLE MÜCADELE KONUSUNDA KARARLILIK ESASTIR ANCAK"

Gül, dış politikayı da değerlendirdiği konuşmasında hükümetin Güney Kafkasya'da, Ortadoğu coğrafyasında, Balkanlarda, Güney Asya'da ve uluslararası toplumu meşgul eden birçok önemli konuda karşılıklı güveni pekiştirmeyi ve diyalog yoluyla sorunlara çözüm bulmayı hedefleyen ikili ve çoktaraflı girişimlerine cumhurbaşkanı olarak katkıda bulunmaya devam edeceğini söyledi. Gül, terörle mücadele konusunda ise şunları söyledi:

"Terörle mücadele konusunda kararlılık esastır. Ancak demokrasiye inanç ve bağlılık, topyekün bir sosyo-ekonomik kalkınma anlayışı terörü besleyen kaynakları ve terörün zeminini büyük ölçüde zayıflatacaktır."

Yıldızı parlayan bir Türkiye'nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Gül, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Tali tartışmaları ve konuları aşarak, yüksek hedefler şemsiyesi altında birleşmek mecburiyetindeyiz. Geçmişin kısır çekişme ve tartışmalarının ülkemize maliyeti ağır olmuştur. Özgüven, karşılıklı güven ve demokratik tolerans içinde, 21. yüzyılın meydan okumalarına hep birlikte güçlü bir karşılık vermeliyiz." (ANKA)

(EG/BUN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler