Geleceğin Çalışanları İşverenlerden Beklentilerini Yüksek Tutuyor
Pricewaterhousecoopers'ın (Pwc) Araştırmasına Göre, Profesyonel Hizmetler Sektöründe Çalışmayı Planlayan Gençlerin İşverenlerden Beklentileri Yüksek.
PricewaterhouseCoopers'ın (PwC) araştırmasına göre, profesyonel hizmetler sektöründe çalışmayı planlayan gençlerin işverenlerden beklentileri yüksek.Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi PricewaterhouseCoopers'ın (PwC) araştırmasına göre, yarının çalışanları, işverenlerinden sorumluluk beklerken, işyerinde yabancı dil kullanmak istiyor. Çin, İngiltere ve ABD'den (yakın zamanda dünyanın en büyük profesyonel hizmetler şirketlerinde çalışacak) yaklaşık 3 bin mezuna iş ve kariyer beklentileri hakkında sorular soruldu. Araştırma sonuçları, "milenyum" çalışanlarının düşüncelerine ilişkin önemli bir bakış sağlamasının yanı sıra insan yönetiminede ışık tutuyor."Yarınki İnsan Yönetimi-2020'ye Doğru Çalışma Hayatının Geleceği" başlıklı araştırmaya göre, önceki nesillerden çok daha fazla uluslararası sınırların ötesinde çalışmayı isteyen yeni neslin beklentileri farklılık gösteriyor. İngiltere'de araştırmaya katılan gençlerin üçte birinden fazlası, işyerinde ana dillerinin dışında bir dil kullanmayı bekliyor. Bu durum da İngiltere üniversitelerinde dil öğreniminin düşüşte olduğuna ilişkin genel kanının geçerliliğini sarsıyor. Çinli katılımcıların yaklaşık yüzde90'ı, ana dilleri dışında bir dil kullanacaklarını düşünüyorlar. ABD en idealist genç mezunların merkezi konumunda, çünkü mezunların yüzde 90'ı kurumsal sorumluluk yaklaşımları kendilerine uyan işverenleri seçmeye çalışacaklarını ifade ediyorlar. Çin de bu konuda çok geride değil, ancak İngiltere yüzde 71 oranla biraz geride kalmış görünüyor.Aynı araştırma grubuna göre aynı anda birden fazla işte çalışma (portföy kariyer) ise bir hayal, çünkü katılımcıların yüzde 78,4'ü tüm kariyerleri boyunca en fazla iki ila beş işverenle çalışacaklarını düşünüyorlar. Bu yaklaşım da istikrar ve kesinliğin hâlâ birçoklarının ilk tercihi olduğu görüşünü destekliyor. En maceracı kariyer grubunu ise, yüzde 11,5 oranla 10'dan fazla işverenle çalışacaklarını düşünen Çinli kadınlar oluşturuyor.Katılımcıların ortalama sadece yüzde 5'i esas olarak evden çalışacaklarını düşünüyorlar. Çin'de yüzde 7,4 ile bu oran nispeten yüksekken, İngiltere'de sadece yüzde 0,6 seviyesinde. Katılımcıların yüzde 75'i genel olarak olağan çalışma saatlerinde çalışmayı bekliyorlar.Değişen dünyada çalışanların talepleri de değişiyor. Yarınki İnsan Yönetimi- 2020'ye Doğru Çalışma Hayatının Geleceği raporu, şirketlerin hızla değişen bir dünyanın taleplerine nasıl ayak uydurması gerektiğini açıklıyor ve şirketleri, ileride ihtiyaç duyacakları insanları etkileme, şirkete çekme, elde tutma, motive etme ve çalıştırma konusunda kendilerini sorgulamaya yönlendirmeyi de amaçlıyor. Araştırma, Shell tarafından 1970'lerde öncülük edilen senaryo planlama yöntemi kullanılarak yürütüldü. Yöntem,iş için olası üç farklı senaryo ortaya koyuyor. İlk senaryoda iş, kral gibi gösteriliyor, bir diğerinde iş sosyal sorumluluk konuları öne çıkarken, üçüncüde ise gayri resmi iş bağlantıları diğerlerinin yerine geçiyor. Bu senaryoların her birinde insan yönetimi ve insan kaynaklarının (İK) rolü ayrıntılı biçimde inceleniyor. İlk senaryoda, doğru insan için rekabet çok fazla, şirketler, giderek daha gelişmiş yan ödemeler, sosyal yardım paketleri sunarak istedikleri çalışanları elde etmek/tutmak için büyükçaba harcamak zorunda kalacaklar. Bunun sonucunda, şirketler sadece geleneksel ve standart yan ödemeler değil, çeşitlenen içerikte, kişiselleştirilebilen ihtiyaçları da dikkate alacaklar. Bunun karşılığında şirketler, çalışanları daha fazla bağlayıcı koşullar içeren sözleşmelerle elde tutacak. İkinci senaryoda, iş kanunları sorumluluk sahibi işverenler yaratacak. Sonuncu senaryoda, şirketlerde İK çoğunlukla işe alım yapan operasyonel bir fonksiyon haline gelirken, diğer İK hizmetleri dışarıdan hizmetalınan uzmanlık firmalarına kayacak ve ayrı bir İK piyasası oluşacak.PricewaterhouseCoopers LLP ortağı Michael Rendell, araştırmaya ilgili olarak, "Geleceğin sadece ulaşacağımız bir yer değil, kısmen de olsa, bizim bugünden yaratacağımız bir yer olduğu söyleniyor. PwC olarak, bu çalışma ile amacımız işverenlerin önündeki, istihdam ve yetenek yönetimi açısından zorlukları, orta vadenin ötesini görmelerini kolaylaştırmaktır. Bugünün yeni çalışanlarının yönetimindeki şirketlerin, 15 yıl içinde nasıl bir kuruluş olmak istedikleri üzerinde odaklanmalarını sağlayacak birplatform oluşturmaktır. Gelecekte büyük şirketlerin peşinde koşacakları, rekabet edeceği kaynak, doğru yeteneklere sahip insanlar olacaktır. Bununla birlikte gelecekteki iş gücünün önemli oranda değişen beklentileri göz önüne alındığında, bu zorluğun nasıl aşılacağına ilişkin yönetim düzeyinde bir eksiklik söz konusu. Potansiyel çalışan kaynaklarının geçerliliğini güvence altına almayan şirketler, önümüzdeki 20 yıl içerisinde kendilerini ya büyük sorunlarla karşı karşıya olarak ya da tamamen yok olmuşolarak bulabilirler. Bu 'yetenekli insan mücadelesinde' ayakta kalan şirketler ise çalışanlarıyla yaptıkları anlaşmaları sürekli hale getirme çabasında olacaktır" dedi.PwC Türkiye İK Hizmetleri Bölüm Yöneticisi Murat Demiroğlu ise, konuyla ilgili şu yorumlarda bulundu:"Bu çalışma, kullandığı 3 farklı senaryo ile dikkat çekici. Her üçünün de ortak mesajları özetle; iş modelleri ve iş yapış biçimleri büyük ölçüde değişecek, insan yönetimi iş dünyasının uğraştığı en önemli konular arasında olacak, İK'nın rolü temelinden farklılaşacak. Yeni neslin beklentilerini, çalışma hayatına bakışlarını anlatan kapsamlı, özellikle üst yönetim ve İK profesyonelleri için aydınlatıcı bir içeriğe sahip bir çalışma.''(BGO-BGO-CC-E)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA