2025'i "ölüm, açlık ve bombardıman" olarak tanımlayan Gazzeli çocuklar, 2026'dan "güvenlik ve eğitim" diliyor
İsrail'in saldırıları altında yaşayan Gazze Şeridi'ndeki çocuklar, yaşadıkları yıkım ve açlık içinde 2025'i 'ölüm, açlık ve bombardıman' olarak nitelendirirken, 2026'dan sadece güvenlik ve eğitim istediklerini ifade ediyorlar.
Gazze Şeridi'nde iki yılı aşkın süredir İsrail'in saldırıları nedeniyle bombalar ve yıkımla iç içe bir hayat yaşayan Filistinli çocuklar, 2025'i "ölüm, açlık ve bombardıman" olarak nitelendirirken, 2026'dan yalnızca "güvenlik ve eğitim" istiyor.
Bir yıl daha kapanırken Gazze Şeridi'ndeki binlerce çocuk için yeni yıl, yeni umutlar değil; ertelenmiş hayaller, yarım kalan çocukluk ve hayatta kalma mücadelesi anlamına geliyor.
Gazze'deki çocukların 2026'dan beklentisi ise basit. Bombasız bir gece, korkusuz bir sabah, bir okul sırası ve yıkılmamış bir ev.
İsrail'in ABD'nin de desteğiyle 8 Ekim 2023'te başlattığı ve iki yıl boyunca aralıksız sürdürdüğü saldırılar Gazze'nin büyük bölümünü yerle bir ederken, binlerce çocuk bugün çadırlarda, yıkılmış okullarda ve geçici barınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor.
Oyun oynamak Gazze'deki çocuklar için artık ulaşılamaz bir lüks
İsrail'in saldırılarında evlerini kaybeden ve ailesiyle birlikte Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya'da yer alan Fahura Okulu'ndaki bir sınıfa sığınan 12 yaşındaki Nizar el-Kurd, AA muhabirine, "2025'te güvenli bir ortam arayışındaydık. Oynayacak ya da ders çalışacak bir yer aradık, ama her yer tehlikeliydi." dedi.
Çatlamış yıkık dökük bir duvarın yanında, bir sandalyede konuşmasına devam eden Nizar, ailesiyle birlikte yaşadığı bu sınıfta yağmur sularının içeri sızdığını, kanalizasyonun dahi bulunmadığını söyledi.
Yemek almak için yıkıntıların üzerine kurulan geçici geçitlerden geçmeye çalışırken kolunu kırdığını anlatan Nizar, 2026'ya dair hayalini ise şu sözlerle dile getirdi:
"Hayatın yeniden normale dönmesini istiyorum. Sabahları okula gitmek, camide namaz kılmak, mahallede arkadaşlarımla oynamak… Bunlar başka çocuklar için sıradan ama Gazze'de bizim için artık ulaşılamaz bir lüks."
Küçük çocuk, hasar görmüş okul bahçelerinde misket oynayan ya da ip atlayan çocukları izlemekle yetindiğini söyledi.
Yaklaşık 1,5 milyon Filistinlinin yerinden edildiği Gazze'de, bu sayının büyük bölümünü çocuklar oluşturuyor. Çocukların çoğu, en temel yaşam koşullarından dahi yoksun çadırlarda ya da hasarlı okul ve barınma merkezlerinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
"Bu savaş bize her şeyi kaybettirdi"
15 yaşındaki Mahmud Şahin'in hikayesi ise Gazze'deki binlerce çocuğun ortak kaderini yansıtıyor.
Babasını İsrail bombardımanında kaybeden, annesi tedavi için Gazze dışında bulunan Mahmud, hayatta yalnızca bir kardeşiyle kaldığını söyledi.
İnce bir montla dondurucu soğuğa karşı direnen Mahmud, "Bu savaş bize her şeyi kaybettirdi; evi, güvenliği, eğitimi…" dedi.
Geçimini sağlamak için çadırında küçük bir tezgah kurarak elindeki sınırlı gıda ürünlerini satan Mahmud, bu şekilde kendisi ve kardeşi için yiyecek temin etmeye çalıştığını ifade etti.
Mahmud, 2026'nın ise "yeniden inşa ve eğitim yılı" olması dileğinde bulundu.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, 13 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Gazze'de 1 milyon çocuğun eğitimden tamamen mahrum kaldığını ve derin psikolojik travmalar yaşadığını bildirmişti.
"Biz yalnızca güvenlik, eğitim ve korkusuzca normal bir hayat istiyoruz"
9. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Dela Afane, ailesinin enkaz altından sağ çıkarıldığını, ancak mahallede aralarında kardeşlerinin de bulunduğu 50'den fazla çocuğun İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi.
En zor şeyin açlık olduğunu vurgulayan Dela, "Küçük kardeşim açlıktan yere oturup bekliyordu. Biz yalnızca güvenlik, eğitim ve korkusuzca normal bir hayat istiyoruz." dedi.
Yıpranmış çadırlardaki hayatın zorluğuna işaret eden Dela, "Yaşadığımız çadırlar yağmura dayanmıyor, her yağışta sular içeri doluyor." dedi.
Birleşmiş Milletlerin (BM) desteklediği gözlem kuruluşu Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırmasının (IPC) raporunda 15 Ağustos itibarıyla Gazze kentindeki kıtlığın makul kanıtlarla doğrulandığı ve diğer bölgelere de yayılabileceği bildirilmişti.
İsrail, Gazze'ye başlattığı saldırıların ilk günlerinden itibaren sınır kapılarını kapatarak, insani yardımları kısıtlayarak ve gıda depolarını, tarım arazilerini, ticari işletmeleri ve yardım taşıyan kamyonları hedef alarak bölgede açlığı bir savaş aracı olarak kullanıyor.
"Yanmış, karanlık sınıflarda yaşıyoruz. Buralar yaşanacak yerler değil"
11 yaşındaki Fatıma Zehra Mesud ise 2025'i üç kelimeyle, "ölüm, açlık ve bombardıman" olarak özetledi.
Uçak ya da patlama sesleri olmadan uyanacağı bir gün hayal eden Fatıma, evine ve okuluna dönmek arkadaşlarıyla oyun oynamak istediğini, ancak arkadaşlarının çoğunu enkaz altında kaybettiğini söyledi.
"Yanmış, karanlık sınıflarda yaşıyoruz. Buralar yaşanacak yerler değil." diyen Fatıma, dünyadaki diğer çocuklar gibi bir çocukluk istediklerini dile getirdi.
Bir yıl daha kapanırken Gazze Şeridi'ndeki binlerce çocuk için yeni yıl, yeni umutlar değil; ertelenmiş hayaller, yarım kalan çocukluk ve hayatta kalma mücadelesi anlamına geliyor.
Gazze'deki çocukların 2026'dan beklentisi ise basit. Bombasız bir gece, korkusuz bir sabah, bir okul sırası ve yıkılmamış bir ev.
İsrail'in ABD'nin de desteğiyle 8 Ekim 2023'te başlattığı ve iki yıl boyunca aralıksız sürdürdüğü saldırılar Gazze'nin büyük bölümünü yerle bir ederken, binlerce çocuk bugün çadırlarda, yıkılmış okullarda ve geçici barınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor.
Oyun oynamak Gazze'deki çocuklar için artık ulaşılamaz bir lüks
İsrail'in saldırılarında evlerini kaybeden ve ailesiyle birlikte Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya'da yer alan Fahura Okulu'ndaki bir sınıfa sığınan 12 yaşındaki Nizar el-Kurd, AA muhabirine, "2025'te güvenli bir ortam arayışındaydık. Oynayacak ya da ders çalışacak bir yer aradık, ama her yer tehlikeliydi." dedi.
Çatlamış yıkık dökük bir duvarın yanında, bir sandalyede konuşmasına devam eden Nizar, ailesiyle birlikte yaşadığı bu sınıfta yağmur sularının içeri sızdığını, kanalizasyonun dahi bulunmadığını söyledi.
Yemek almak için yıkıntıların üzerine kurulan geçici geçitlerden geçmeye çalışırken kolunu kırdığını anlatan Nizar, 2026'ya dair hayalini ise şu sözlerle dile getirdi:
"Hayatın yeniden normale dönmesini istiyorum. Sabahları okula gitmek, camide namaz kılmak, mahallede arkadaşlarımla oynamak… Bunlar başka çocuklar için sıradan ama Gazze'de bizim için artık ulaşılamaz bir lüks."
Küçük çocuk, hasar görmüş okul bahçelerinde misket oynayan ya da ip atlayan çocukları izlemekle yetindiğini söyledi.
Yaklaşık 1,5 milyon Filistinlinin yerinden edildiği Gazze'de, bu sayının büyük bölümünü çocuklar oluşturuyor. Çocukların çoğu, en temel yaşam koşullarından dahi yoksun çadırlarda ya da hasarlı okul ve barınma merkezlerinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
"Bu savaş bize her şeyi kaybettirdi"
15 yaşındaki Mahmud Şahin'in hikayesi ise Gazze'deki binlerce çocuğun ortak kaderini yansıtıyor.
Babasını İsrail bombardımanında kaybeden, annesi tedavi için Gazze dışında bulunan Mahmud, hayatta yalnızca bir kardeşiyle kaldığını söyledi.
İnce bir montla dondurucu soğuğa karşı direnen Mahmud, "Bu savaş bize her şeyi kaybettirdi; evi, güvenliği, eğitimi…" dedi.
Geçimini sağlamak için çadırında küçük bir tezgah kurarak elindeki sınırlı gıda ürünlerini satan Mahmud, bu şekilde kendisi ve kardeşi için yiyecek temin etmeye çalıştığını ifade etti.
Mahmud, 2026'nın ise "yeniden inşa ve eğitim yılı" olması dileğinde bulundu.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, 13 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Gazze'de 1 milyon çocuğun eğitimden tamamen mahrum kaldığını ve derin psikolojik travmalar yaşadığını bildirmişti.
"Biz yalnızca güvenlik, eğitim ve korkusuzca normal bir hayat istiyoruz"
9. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Dela Afane, ailesinin enkaz altından sağ çıkarıldığını, ancak mahallede aralarında kardeşlerinin de bulunduğu 50'den fazla çocuğun İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi.
En zor şeyin açlık olduğunu vurgulayan Dela, "Küçük kardeşim açlıktan yere oturup bekliyordu. Biz yalnızca güvenlik, eğitim ve korkusuzca normal bir hayat istiyoruz." dedi.
Yıpranmış çadırlardaki hayatın zorluğuna işaret eden Dela, "Yaşadığımız çadırlar yağmura dayanmıyor, her yağışta sular içeri doluyor." dedi.
Birleşmiş Milletlerin (BM) desteklediği gözlem kuruluşu Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırmasının (IPC) raporunda 15 Ağustos itibarıyla Gazze kentindeki kıtlığın makul kanıtlarla doğrulandığı ve diğer bölgelere de yayılabileceği bildirilmişti.
İsrail, Gazze'ye başlattığı saldırıların ilk günlerinden itibaren sınır kapılarını kapatarak, insani yardımları kısıtlayarak ve gıda depolarını, tarım arazilerini, ticari işletmeleri ve yardım taşıyan kamyonları hedef alarak bölgede açlığı bir savaş aracı olarak kullanıyor.
"Yanmış, karanlık sınıflarda yaşıyoruz. Buralar yaşanacak yerler değil"
11 yaşındaki Fatıma Zehra Mesud ise 2025'i üç kelimeyle, "ölüm, açlık ve bombardıman" olarak özetledi.
Uçak ya da patlama sesleri olmadan uyanacağı bir gün hayal eden Fatıma, evine ve okuluna dönmek arkadaşlarıyla oyun oynamak istediğini, ancak arkadaşlarının çoğunu enkaz altında kaybettiğini söyledi.
"Yanmış, karanlık sınıflarda yaşıyoruz. Buralar yaşanacak yerler değil." diyen Fatıma, dünyadaki diğer çocuklar gibi bir çocukluk istediklerini dile getirdi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA