Gazze'de hasta ve yaralıların yurt dışında tedavi görmesi talebiyle gösteri düzenlendi
Gazzeli yaralı Muhammed Ebu Nasır: - "Bugün biz hakkımız olduğu için; seyahat etme ve tedavi olma hakkımız için buradayız. Şahsen ben, iki yıldır bu yatağa mahkumum; iki yıldır bu yatağın üzerinde yatıyorum" - Gazzeli yaralı kadın Şuruk Ebu Sekran: - "Çok acı çektik ama kimse bize bakmadı. Dünyanın bakıp görmesini istiyoruz; seyahat edip tedavi olmayı bekleyen pek çok yaralı var. Ben kartondan, yani en basit şeylerden kendime protez bir bacak yaptım"
Gazze kentindeki el-Ehli Baptist Hastanesi önünde toplanan Filistinli hasta ve yaralılar, tedavilerinin yurt dışında sürdürülmesi talebiyle gösteri düzenledi.
El-Ehli Baptish Hastanesi önünde toplanan göstericiler, İsrail'in sınır kapılarındaki kısıtlamaları nedeniyle sağlık durumlarının kötüleştiğini belirterek, hasta ve yaralıların tahliyesi için acil çıkış izni verilmesini istedi.
AA'ya konuşan Gazzeli yaralı Muhammed Ebu Nasır, savaş sırasında aldığı yaraların ciddi komplikasyonlara yol açtığını belirtti.
Ebu Nasır, Gazze içindeki tıbbi imkanların yetersizliği nedeniyle her geçen gün durumunun daha da kötüye gittiğini ifade ederek, "Bugün biz hakkımız olduğu için; seyahat etme ve tedavi olma hakkımız için buradayız. Şahsen ben, iki yıldır bu yatağa mahkumum; iki yıldır bu yatağın üzerinde yatıyorum." diye konuştu.
Ebu Nasır, tedavi hakkı olduğunu, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) ve tüm uluslararası kuruluşların tedavisi için seyahatini hızlandırmasını beklediğini kaydederek, "Tedavi olmak, yürümek ve normal hayatımızı yaşamak bizim hakkımız. Kimse bizimle ilgilenmiyor. Maalesef kimse bize bakmıyor, kimse bize bir telefon açmaya bile tenezzül etmiyor; oysa bu bizim hakkımız." dedi.
Gazze'deki hasta ve yarılıların görmezden gelindiğini anlatan Ebu Nasır, "Biz burada her gün yüz kere ölüyoruz. Dünyadan ve Dünya Sağlık Örgütü'nden yardım talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.
"Ben kartondan kendime protez bir bacak yaptım"
Bir diğer yaralı Şuruk Ebu Sekran ise, resmi sevk belgeleri bulunmasına rağmen sınır kapılarının kapalı tutulmasının kendilerini en temel insani hak olan tedavi hakkından mahrum bıraktığını dile getirdi.
Ebu Sekran, "Çok acı çektik ama kimse bize bakmadı. Dünyanın bakıp görmesini istiyoruz; seyahat edip tedavi olmayı bekleyen pek çok yaralı var. Ben kartondan, yani en basit şeylerden kendime protez bir bacak yaptım." ifadelerini kullandı.
Kendisinin üç yaşında bakıma muhtaç bir kızı olduğunu ve eşinin de İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini dile getiren Filistinli kadın, "Benim de yaralarım ve her şeyim için bakıma ihtiyacım var. Hayatım çok zor, birisi beni indirip çıkarmadan hareket bile edemiyorum. Bu hayatta her şeyden mahrumiyet çekiyorum, tüm hayatım bir çileye dönüştü." diye konuştu.
Bir çadırda yaşamanın ötesinde, hayatlarının her parçasının bir ızdıraba dönüştüğünü söyleyen Ebu Sekran, "Daha ne kadar bu şekilde kalacağız?" sorusunu sordu.
"Tüm dünyaya çocuklarımıza merhametle bakmaları için yalvarıyorum"
Kızı yaralı olan Şirin el-Meşheravi de, kızının hayatının tehlikede olduğunu belirterek, seyahat engelinin devam etmesinin evladının acılarını katladığını söyledi.
Filistinli anne, yaralı kızı Betül'ün 18 yaşında bir lise son sınıf öğrencisi olduğunu ve okula giderken Cela Caddesi'nde bombaların hedefi olarak yaralandığını belirtti.
Kızının yaralandığı 17 Mayıs 2025'ten şu ana kadar yurt dışına çıkış meselesi yüzünden tedavi olamadığını anlatan Meşheravi, "Betül okulundan ve doktor olma hayalini gerçekleştirmekten mahrum bırakıldı. Bugün Betül, tüm dünyaya kendisine merhamet gözüyle bakması için sesleniyor. Betül tam bir yıldır yatağa hapsolmuş bir hasta." dedi.
Betül'ün en temel hakkı olan yurt dışında tedavi görme hakkını talep ettiğini söyleyen Meşheravi "Tüm dünyaya, tüm özgür insanlara, vicdanı olan herkese çocuklarımıza merhametle bakmaları için yalvarıyorum. Benim kızım Filistin'in, Gazze halkının çiçeklerinden biriydi; bugünse tek hayali ayağa kalkıp iyileşmek." dedi.
Sınır kapısının açılmasını talep eden anne Meşheravi yaralı dosyalarından sorumlu olan yetkililerin sessizliklerini bozup konuşmalarını beklediğini aktardı.
Anne Meşheravi, şöyle devam etti:
"Bir yıldır feryat ettiğimiz halde süren bu sessizliğin sebebi nedir, bize söylesinler. Kızım için kaç kez çağrıda bulundum, kaç kez yardım istedim? Tüm dünyaya 'Vay İslam'ın haline, yetiş ey Muhammed ümmeti' diye haykırdım. Kızım her gün gözlerimin önünde solup gidiyor; kızım hayallerini gerçekleştiremedi, onun seyahat (tedavi için gidiş) hayalini gerçekleştirin. Ben imkansız bir şey istemiyorum, sadece en temel hakkı olan yurt dışında tedavi edilmesini istiyorum."
Gazze'de 20 binden fazla Filistinli, tedavi için yurt dışına çıkış izni bekliyor
İsrail, 10 Ekim 2025'te varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşama maddeleri arasında yer almasına rağmen Refah Sınır Kapısı'nı ancak 2 Şubat'ta ve yalnızca yaya geçişlerine izin verecek şekilde açtı. İran'a yönelik saldırıları bahane ederek 28 Şubat'ta kapıyı yeniden kapatan İsrail, 19 Mart'ta ise yine sadece yayaların geçişine izin verdi.
Gazze'de yaklaşık 5 bini çocuk olmak üzere 20 binden fazla Filistinli, tedavi amacıyla yurt dışına çıkış izni bekliyor. Ancak Refah Sınır Kapısı'nın sık sık açılıp kapatılması ve geçişlere getirilen kısıtlamalar nedeniyle şu ana kadar yalnızca 1075 kişi Gazze dışına çıkabildi.
İsrail soykırımında 2 yılda 21 binden fazla çocuk hayatını kaybetti
İsrail'in Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği soykırımda, 21 binden fazla Filistinli çocuğun hayatını kaybettiği, 44 binden fazla çocuğun yaralandığı ve yüz binlercesinin yerinden edildiği bildirilmişti.
Filistin Merkezi İstatistik Kurumunun (PCBS), 6 Nisan'da Filistinli Çocuklar Günü'nde yayımladığı raporda Gazze'de 2025 sonu itibarıyla hayatını kaybedenlerin yüzde 30'unu, yaralananların ise yüzde 26'sını çocukların oluşturduğu aktarılmıştı.
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırıları sonucu 786 Filistinli hayatını kaybederken 2 bin 217 kişi yaralandı.
Ateşkes anlaşmasına, İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı ve geniş yıkıma yol açan saldırılarının ardından varılmıştı. Saldırılarda 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 172 bini aşkın kişi yaralandı, altyapının yaklaşık yüzde 90'ı tahrip oldu.
El-Ehli Baptish Hastanesi önünde toplanan göstericiler, İsrail'in sınır kapılarındaki kısıtlamaları nedeniyle sağlık durumlarının kötüleştiğini belirterek, hasta ve yaralıların tahliyesi için acil çıkış izni verilmesini istedi.
AA'ya konuşan Gazzeli yaralı Muhammed Ebu Nasır, savaş sırasında aldığı yaraların ciddi komplikasyonlara yol açtığını belirtti.
Ebu Nasır, Gazze içindeki tıbbi imkanların yetersizliği nedeniyle her geçen gün durumunun daha da kötüye gittiğini ifade ederek, "Bugün biz hakkımız olduğu için; seyahat etme ve tedavi olma hakkımız için buradayız. Şahsen ben, iki yıldır bu yatağa mahkumum; iki yıldır bu yatağın üzerinde yatıyorum." diye konuştu.
Ebu Nasır, tedavi hakkı olduğunu, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) ve tüm uluslararası kuruluşların tedavisi için seyahatini hızlandırmasını beklediğini kaydederek, "Tedavi olmak, yürümek ve normal hayatımızı yaşamak bizim hakkımız. Kimse bizimle ilgilenmiyor. Maalesef kimse bize bakmıyor, kimse bize bir telefon açmaya bile tenezzül etmiyor; oysa bu bizim hakkımız." dedi.
Gazze'deki hasta ve yarılıların görmezden gelindiğini anlatan Ebu Nasır, "Biz burada her gün yüz kere ölüyoruz. Dünyadan ve Dünya Sağlık Örgütü'nden yardım talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.
"Ben kartondan kendime protez bir bacak yaptım"
Bir diğer yaralı Şuruk Ebu Sekran ise, resmi sevk belgeleri bulunmasına rağmen sınır kapılarının kapalı tutulmasının kendilerini en temel insani hak olan tedavi hakkından mahrum bıraktığını dile getirdi.
Ebu Sekran, "Çok acı çektik ama kimse bize bakmadı. Dünyanın bakıp görmesini istiyoruz; seyahat edip tedavi olmayı bekleyen pek çok yaralı var. Ben kartondan, yani en basit şeylerden kendime protez bir bacak yaptım." ifadelerini kullandı.
Kendisinin üç yaşında bakıma muhtaç bir kızı olduğunu ve eşinin de İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini dile getiren Filistinli kadın, "Benim de yaralarım ve her şeyim için bakıma ihtiyacım var. Hayatım çok zor, birisi beni indirip çıkarmadan hareket bile edemiyorum. Bu hayatta her şeyden mahrumiyet çekiyorum, tüm hayatım bir çileye dönüştü." diye konuştu.
Bir çadırda yaşamanın ötesinde, hayatlarının her parçasının bir ızdıraba dönüştüğünü söyleyen Ebu Sekran, "Daha ne kadar bu şekilde kalacağız?" sorusunu sordu.
"Tüm dünyaya çocuklarımıza merhametle bakmaları için yalvarıyorum"
Kızı yaralı olan Şirin el-Meşheravi de, kızının hayatının tehlikede olduğunu belirterek, seyahat engelinin devam etmesinin evladının acılarını katladığını söyledi.
Filistinli anne, yaralı kızı Betül'ün 18 yaşında bir lise son sınıf öğrencisi olduğunu ve okula giderken Cela Caddesi'nde bombaların hedefi olarak yaralandığını belirtti.
Kızının yaralandığı 17 Mayıs 2025'ten şu ana kadar yurt dışına çıkış meselesi yüzünden tedavi olamadığını anlatan Meşheravi, "Betül okulundan ve doktor olma hayalini gerçekleştirmekten mahrum bırakıldı. Bugün Betül, tüm dünyaya kendisine merhamet gözüyle bakması için sesleniyor. Betül tam bir yıldır yatağa hapsolmuş bir hasta." dedi.
Betül'ün en temel hakkı olan yurt dışında tedavi görme hakkını talep ettiğini söyleyen Meşheravi "Tüm dünyaya, tüm özgür insanlara, vicdanı olan herkese çocuklarımıza merhametle bakmaları için yalvarıyorum. Benim kızım Filistin'in, Gazze halkının çiçeklerinden biriydi; bugünse tek hayali ayağa kalkıp iyileşmek." dedi.
Sınır kapısının açılmasını talep eden anne Meşheravi yaralı dosyalarından sorumlu olan yetkililerin sessizliklerini bozup konuşmalarını beklediğini aktardı.
Anne Meşheravi, şöyle devam etti:
"Bir yıldır feryat ettiğimiz halde süren bu sessizliğin sebebi nedir, bize söylesinler. Kızım için kaç kez çağrıda bulundum, kaç kez yardım istedim? Tüm dünyaya 'Vay İslam'ın haline, yetiş ey Muhammed ümmeti' diye haykırdım. Kızım her gün gözlerimin önünde solup gidiyor; kızım hayallerini gerçekleştiremedi, onun seyahat (tedavi için gidiş) hayalini gerçekleştirin. Ben imkansız bir şey istemiyorum, sadece en temel hakkı olan yurt dışında tedavi edilmesini istiyorum."
Gazze'de 20 binden fazla Filistinli, tedavi için yurt dışına çıkış izni bekliyor
İsrail, 10 Ekim 2025'te varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşama maddeleri arasında yer almasına rağmen Refah Sınır Kapısı'nı ancak 2 Şubat'ta ve yalnızca yaya geçişlerine izin verecek şekilde açtı. İran'a yönelik saldırıları bahane ederek 28 Şubat'ta kapıyı yeniden kapatan İsrail, 19 Mart'ta ise yine sadece yayaların geçişine izin verdi.
Gazze'de yaklaşık 5 bini çocuk olmak üzere 20 binden fazla Filistinli, tedavi amacıyla yurt dışına çıkış izni bekliyor. Ancak Refah Sınır Kapısı'nın sık sık açılıp kapatılması ve geçişlere getirilen kısıtlamalar nedeniyle şu ana kadar yalnızca 1075 kişi Gazze dışına çıkabildi.
İsrail soykırımında 2 yılda 21 binden fazla çocuk hayatını kaybetti
İsrail'in Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği soykırımda, 21 binden fazla Filistinli çocuğun hayatını kaybettiği, 44 binden fazla çocuğun yaralandığı ve yüz binlercesinin yerinden edildiği bildirilmişti.
Filistin Merkezi İstatistik Kurumunun (PCBS), 6 Nisan'da Filistinli Çocuklar Günü'nde yayımladığı raporda Gazze'de 2025 sonu itibarıyla hayatını kaybedenlerin yüzde 30'unu, yaralananların ise yüzde 26'sını çocukların oluşturduğu aktarılmıştı.
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırıları sonucu 786 Filistinli hayatını kaybederken 2 bin 217 kişi yaralandı.
Ateşkes anlaşmasına, İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı ve geniş yıkıma yol açan saldırılarının ardından varılmıştı. Saldırılarda 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 172 bini aşkın kişi yaralandı, altyapının yaklaşık yüzde 90'ı tahrip oldu.
Kaynak: AA / Güncel
Yerel Haberler, İnsan Hakları, Güncel, Yerel Haberler, İnsan Hakları, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA