Gazze'de binlerce hasta ve yaralı İsrail'in engeli nedeniyle "yaşamla ölüm arasında" bekliyor
İsrail saldırıları ve abluka nedeniyle sağlık altyapısı çöken Gazze'de binlerce hasta ve yaralı, Refah Sınır Kapısı'ndan tıbbi tahliye için umutla bekliyor. Aylardır süren bekleyişte yaklaşık 1500 hasta hayatını kaybetti.
İsrail'in saldırılarıyla sağlık altyapısının büyük ölçüde çöktüğü, abluka ve sıkı geçiş kısıtlamaları nedeniyle hastaların tedavi için yurt dışına çıkmasının da engellendiği Gazze Şeridi'nde binlerce hasta ve yaralı açılacak tahliye yolunu umutla bekliyor.
Gazze'de sağlık yetkilileri, binlerce hastanın tedavi için yurt dışına çıkmayı beklediğini, Refah Sınır Kapısı'ndan düzensiz ve sınırlı sayıda gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin ihtiyacı karşılamadığını belirtiyor. Yetkililer, aylar süren bekleyiş nedeniyle bugüne kadar yaklaşık 1500 hastanın yaşamını yitirdiğini, kanser ve böbrek hastaları başta olmak üzere her gün yeni can kayıpları yaşandığını ifade ediyor.
Tedaviye ulaşamayan hasta ve yaralıların bir bölümü, seslerini uluslararası topluma duyurabilmek amacıyla Han Yunus kentindeki Nasır Tıp Kompleksi önünde bir araya gelerek Refah Sınır Kapısı'ndan gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin hızlandırılmasını istedi.
Filistinliler, aylar süren bekleyişin hastalıklarını ağırlaştırdığını, İsrail'in saldırıları ve abluka uygulamaları nedeniyle Gazze'deki sağlık sisteminin büyük ölçüde çöktüğünü, ilaç, tıbbi ekipman ve uzman sağlık hizmetlerine erişimin ciddi biçimde kısıtlandığını belirterek birçok hasta için yurt dışına çıkışın yaşamla ölüm arasındaki tek seçenek haline geldiğini ifade etti.
Yakıcı sıcak altında Nasır Tıp Kompleksi önünde düzenlenen gösteride katılımcılar, "yavaş ölüme hayır" mesajı taşıyan pankartlar açarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile uluslararası kuruluşlara, Refah Sınır Kapısı üzerinden gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
Gecikmeler nedeniyle her gün hasta ve yaralılar yaşamını yitiriyor
Gösteriye katılan yaralılardan Muhammed Ebu Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bugün Dünya Sağlık Örgütü'ne ve hayatımızdan sorumlu tüm taraflara acil olarak yurt dışına çıkmamız gerektiği mesajını vermek için toplandık." dedi.
Tedavi olabilmek ve protez uzuv taktırabilmek için Gazze dışına çıkmayı beklediklerini aktaran Ebu Avde, tahliyelerde yaşanan gecikmeler nedeniyle her gün hasta ve yaralıların yaşamını yitirdiğini, mevcut sağlık koşullarının hayatlarını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı.
13 yaşındaki çocuktan babasına protez talebi
Gösteriye babasıyla katılan 13 yaşındaki Naime Abdunnebi ise protez uzuv takılması gereken babasının çalışamaması nedeniyle ailenin yükünü omuzlamak zorunda kaldığını anlattı.
Abdunnebi, "Babama protez takılabilseydi okulda olmam gerekirken ailenin yükünü omuzlamak zorunda kalmazdım." ifadelerine yer verdi.
Kızı kalp hastası olan Nesrin Ebu Kaşif de çocuğu için yurt dışında tedavi sevki bulunmasına rağmen sınırlı sayıdaki çıkış izni nedeniyle bir buçuk yılı aşkın süredir Gazze'den ayrılamadıklarını söyledi.
Eşinin de gırtlak kanseri nedeniyle konuşamaz hale geldiğini aktaran Ebu Kaşif, Gazze'de uygun tedavi imkanlarına ulaşamadıkları için eşinin sağlık durumunun giderek kötüleştiğini belirterek uluslararası topluma hasta ve yaralıların tahliyesi için acilen harekete geçme çağrısında bulundu.
İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen Seher Cude ise 15 yaşındaki oğlunun İsrail saldırısında ayağındaki tendonları kaybettiğini ve artık normal yürüyemediğini söyledi.
Altı çocuğuna tek başına bakmaya çalıştığını dile getiren Cude, "Çocuğumun tek hayali yeniden yürüyebilmek ve arkadaşlarıyla futbol oynayabilmek." diyerek oğlunun tedavi için yurt dışına çıkmasını umut ettiğini ifade etti.
Refah Sınır Kapısı'ndaki sınırlı geçişler
Refah Sınır Kapısı, 21 Mayıs 2025'ten bu yana yalnızca yayaların geçişine izin verecek şekilde sınırlı kapasiteyle faaliyet gösteriyor. İsrail denetiminde her gün yalnızca sınırlı sayıda hasta, yaralı ve insani vakaya geçiş izni verilirken, binlerce Gazzeli tedaviye ulaşabilmek için aylarca beklemek zorunda kalıyor.
Refah Sınır Kapısı, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması kapsamında 2 Şubat 2026'da yaklaşık 20 aylık aranın ardından kısmen yeniden açılmıştı. Ancak İsrail ordusunun Mayıs 2024'te sınır kapısının kontrolünü ele geçirmesinin ardından kapı uzun süre kapalı kaldı. Şubat ayı sonunda İsrail ile İran arasında başlayan çatışmalar nedeniyle yeniden kapatılan sınır kapısı, mart ayı ortasından itibaren ise sınırlı ölçüde yeniden faaliyete geçti.
Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, abluka uygulamaları ve insani yardım ile tıbbi malzeme girişine yönelik kısıtlamaları sürüyor. Sağlık altyapısının ağır hasar gördüğü bölgede birçok ameliyat yapılamaz hale gelirken, ileri tedaviye ihtiyaç duyan binlerce hasta ve yaralı, Refah Sınır Kapısı'ndan çıkış izni alabilmek için bekleyişini sürdürüyor.
Gazze'de sağlık yetkilileri, binlerce hastanın tedavi için yurt dışına çıkmayı beklediğini, Refah Sınır Kapısı'ndan düzensiz ve sınırlı sayıda gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin ihtiyacı karşılamadığını belirtiyor. Yetkililer, aylar süren bekleyiş nedeniyle bugüne kadar yaklaşık 1500 hastanın yaşamını yitirdiğini, kanser ve böbrek hastaları başta olmak üzere her gün yeni can kayıpları yaşandığını ifade ediyor.
Tedaviye ulaşamayan hasta ve yaralıların bir bölümü, seslerini uluslararası topluma duyurabilmek amacıyla Han Yunus kentindeki Nasır Tıp Kompleksi önünde bir araya gelerek Refah Sınır Kapısı'ndan gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin hızlandırılmasını istedi.
Filistinliler, aylar süren bekleyişin hastalıklarını ağırlaştırdığını, İsrail'in saldırıları ve abluka uygulamaları nedeniyle Gazze'deki sağlık sisteminin büyük ölçüde çöktüğünü, ilaç, tıbbi ekipman ve uzman sağlık hizmetlerine erişimin ciddi biçimde kısıtlandığını belirterek birçok hasta için yurt dışına çıkışın yaşamla ölüm arasındaki tek seçenek haline geldiğini ifade etti.
Yakıcı sıcak altında Nasır Tıp Kompleksi önünde düzenlenen gösteride katılımcılar, "yavaş ölüme hayır" mesajı taşıyan pankartlar açarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile uluslararası kuruluşlara, Refah Sınır Kapısı üzerinden gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
Gecikmeler nedeniyle her gün hasta ve yaralılar yaşamını yitiriyor
Gösteriye katılan yaralılardan Muhammed Ebu Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bugün Dünya Sağlık Örgütü'ne ve hayatımızdan sorumlu tüm taraflara acil olarak yurt dışına çıkmamız gerektiği mesajını vermek için toplandık." dedi.
Tedavi olabilmek ve protez uzuv taktırabilmek için Gazze dışına çıkmayı beklediklerini aktaran Ebu Avde, tahliyelerde yaşanan gecikmeler nedeniyle her gün hasta ve yaralıların yaşamını yitirdiğini, mevcut sağlık koşullarının hayatlarını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı.
13 yaşındaki çocuktan babasına protez talebi
Gösteriye babasıyla katılan 13 yaşındaki Naime Abdunnebi ise protez uzuv takılması gereken babasının çalışamaması nedeniyle ailenin yükünü omuzlamak zorunda kaldığını anlattı.
Abdunnebi, "Babama protez takılabilseydi okulda olmam gerekirken ailenin yükünü omuzlamak zorunda kalmazdım." ifadelerine yer verdi.
Kızı kalp hastası olan Nesrin Ebu Kaşif de çocuğu için yurt dışında tedavi sevki bulunmasına rağmen sınırlı sayıdaki çıkış izni nedeniyle bir buçuk yılı aşkın süredir Gazze'den ayrılamadıklarını söyledi.
Eşinin de gırtlak kanseri nedeniyle konuşamaz hale geldiğini aktaran Ebu Kaşif, Gazze'de uygun tedavi imkanlarına ulaşamadıkları için eşinin sağlık durumunun giderek kötüleştiğini belirterek uluslararası topluma hasta ve yaralıların tahliyesi için acilen harekete geçme çağrısında bulundu.
İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen Seher Cude ise 15 yaşındaki oğlunun İsrail saldırısında ayağındaki tendonları kaybettiğini ve artık normal yürüyemediğini söyledi.
Altı çocuğuna tek başına bakmaya çalıştığını dile getiren Cude, "Çocuğumun tek hayali yeniden yürüyebilmek ve arkadaşlarıyla futbol oynayabilmek." diyerek oğlunun tedavi için yurt dışına çıkmasını umut ettiğini ifade etti.
Refah Sınır Kapısı'ndaki sınırlı geçişler
Refah Sınır Kapısı, 21 Mayıs 2025'ten bu yana yalnızca yayaların geçişine izin verecek şekilde sınırlı kapasiteyle faaliyet gösteriyor. İsrail denetiminde her gün yalnızca sınırlı sayıda hasta, yaralı ve insani vakaya geçiş izni verilirken, binlerce Gazzeli tedaviye ulaşabilmek için aylarca beklemek zorunda kalıyor.
Refah Sınır Kapısı, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması kapsamında 2 Şubat 2026'da yaklaşık 20 aylık aranın ardından kısmen yeniden açılmıştı. Ancak İsrail ordusunun Mayıs 2024'te sınır kapısının kontrolünü ele geçirmesinin ardından kapı uzun süre kapalı kaldı. Şubat ayı sonunda İsrail ile İran arasında başlayan çatışmalar nedeniyle yeniden kapatılan sınır kapısı, mart ayı ortasından itibaren ise sınırlı ölçüde yeniden faaliyete geçti.
Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, abluka uygulamaları ve insani yardım ile tıbbi malzeme girişine yönelik kısıtlamaları sürüyor. Sağlık altyapısının ağır hasar gördüğü bölgede birçok ameliyat yapılamaz hale gelirken, ileri tedaviye ihtiyaç duyan binlerce hasta ve yaralı, Refah Sınır Kapısı'ndan çıkış izni alabilmek için bekleyişini sürdürüyor.
Kaynak: AA / Güncel
Savaş ve Çatışma, İnsan Hakları, Güncel, Sağlık, İsrail, Refah, Gazze, Dünya, Vefat, Refah, Gazze, İsrail, İnsan Hakları, Savaş ve Çatışma, Sağlık, Dünya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA