Gazeteciler : "Güneydoğu'nun İmajı, Kürt Sorunun Kendisidir"

Güncel Haberler

Diyarbakır Gazeteciler Cemiyeti Öncülüğünde Kente Gelen Gazeteciler, Bölge ve Özelde de Diyarbakır ile İlgili Çıkan Haberlerin Medyaya Yansıyış Şeklini Ele Aldı. Gazeteciler, Bölgenin İmajı Denilen Şeyin Kürt Sorunun Kendisi Olduğunu Belirterek, Diyarbakır ve Bölgedeki Haberlerin Medyaya Yansıyış Şeklinde Reytinglerin Önemli Bir Rolü Olduğunu İfade Ettiler.

Diyarbakır Gazeteciler Cemiyeti öncülüğünde kente gelen gazeteciler, bölge ve özelde de Diyarbakır ile ilgili çıkan haberlerin medyaya yansıyış şeklini ele aldı. Gazeteciler, bölgenin imajı denilen şeyin Kürt sorunun kendisi olduğunu belirterek, Diyarbakır ve bölgedeki haberlerin medyaya yansıyış şeklinde reytinglerin önemli bir rolü olduğunu ifade ettiler.

Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nin ortaklaşa düzenlediği "Güneydoğu'nun İmajında Medyanın Rolü" konulu panelde söz alan, aralarında Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Ragıp Duran, Yasemin Çongar, Ferai Tınç, Mete Çubukçu, Fuat Kozluklu'nun da bulunduğu gazeteciler, bölgenin imajı denilen şeyin Kürt sorunun kendisi olduğunu belirterek, Diyarbakır ve bölgedeki haberlerin medyaya yansıyış şeklinde reytinglerin önemli bir rolü olduğunu ifade ettiler.

-BAYRAMOĞLU: TÜRK BASINI KARARGAH GİBİ ASKERİ BİR DİL KULLANIYOR"

Gazeteci Ali Bayramoğlu, Güneydoğu'nun imajının, Diyarbakır'ın imajı denilen şeyin Kürt sorununun kendisi olduğunu belirterek, "Sorun politiktir, çözümü de politik olmak zorundadır" dedi. Türk basınının karargah gibi askeri bir dil kullandığına işaret eden Bayramoğlu, "sınırın sıfır noktasındayız, sıcak hat, ateş hattı gibi dilin kullanıldığını, basının psikolojik harp diliyle konuştuğunu vurguladı.

-TINÇ : "BARIŞ DİLİ OLUŞTURULMALI"-

Hürriyet Gazetesi Yazarı Ferai Tınç da, medyanın savaş dili kullandığını, barışın dilinin geriye itildiğini kaydetti. Krizlerin sattığı, çatışma ve ölüm haberlerinin reyting yaptığı bir dünyada yaşandığına işaret eden Tınç, bölge halkının böylesi bir durumda basına karşı tavır göstermesi gerektiğini dile getirdi. Tınç, barış dili diye yeni bir dil oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Özgür Gündem gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yüksel Genç de, basının bölge halkını, özellikle de Diyarbakır'ı yarattığı imajla potansiyel suçlu, kazanılması gereken insanlar olarak yansıttığına belirterek, "Güneydoğu'yu kazanmak değil, onlarla barışmak zamanı" dedi. Yüksel, bölgenin ve Diyarbakır'ın imajının "kozmetik" çözümlerle ele alınmaması gerektiğini söyledi.

Oral Çalılar ise, medyanın Dağlıca saldırısında çok kötü bir sınav verdiğini dile getirerek, "Bazı meslektaşlarımız reyting aşkıyla korkunç yayınlar yapıyor. Bu haberlerin buradaki insanlara negatif etkisinin yanı sıra, batıda yaşayanları da olumsuz etkiliyor" dedi.

Ragıp Duran da, barış dili yerine barış gazeteciliği olması gerektiğini ifade ederken, Türkiye'de yapılanın ise "savaş gazeteciliği" olduğunu savundu. Duran, sektörde daha çok Kürt gazeteciye, yöneticiye ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, egemen medyanın bürolarının bölgede daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Yasemin Çongar ise, medyada zihniyet değişimi, dil değişimi, ahlak, vicdan ve bilgi sorunu olduğunu belirterek, İstanbullu gazeteciliğin artık değişmesi gerektiğini kaydetti. Çongar, "Kullandığımız askeri ve devletin dili. Medya hiçbir zaman devletin dili kullanmamalı, kullanmak zorunda da değil. Biz gerçeği yazarsak bir imaj olacak. Devletin imaj sorunu var, Diyarbakır'ın değil" diye konuştu.

Gazeteci Enis Ersoy da, haberlerin reyting ölçümünden çıkarılması gerektiğine dikkat çekerken, Nazım Alpman ise, Türk medyasının yıllardır Güneydoğu olaylarını "milli maç" havasında izlediğini kaydetti. Fuat Kozluklu da, ırkçı, saldırgan ve projakatif bir Türk, Kürt medyası olduğunu savundu. (ANKA)

(EYL/ZG)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler