Ft: "Faiz Artışı Büyüme Üzerine Şok Etkisi Yapabilir"
Financial Times Gazetesi, Para Politika Kurulu'nun Faizlerde Beklenenden Büyük Bir Artış Yapmasını Değerlendirirken, "Acaba Merkez Bankası, Siyasi Nedenlerle Aşırı Bir Tepki Mi Gösterdi? " Sorusunu Sordu.
Para Politikası Kurulu'nun kısa vadeli faizleri 1.75 puan artırma kararının, yurt dışındaki yankıları sürüyor. Kararı başyazısında değerlendiren Financial Times gazetesi, "Acaba Merkez Bankası, siyasi nedenlerle aşırı bir tepki mi gösterdi?" sorusunu sorarken iki tehlikenin bulunduğunu belirtti. Gazete, kararın büyüme üzerinde "şok" bir etki yapabileceğini, faiz artışının da "spekülatif" kısa vadeli sermayeyi çekerek "volatilite"yi artırabileceğini yazdı.
Ekonomi gazetesi Financial Times, Para Politika Kurulu'nun kararını yorumlandığı başyazısında Türkiye'de faiz oranlarının en "spektaküler" virajlardan birini aldığını belirterek, Merkez Bankası'nın 2001 yılından bu yana 29 defa faizleri düşürdükten sonra faizlerde beklenenden bir kat büyük bir artış yaptığını kaydetti.
HÜKÜMETTEN BAĞIMSIZLIĞINI TEYİD ETME ARZUSU
Beş yıldan sonra gerçekleştirilen artışın çok büyük olmasının, büyük ölçüde Merkez Bankası'nın enflasyon karşıtı kimliğini ve kısa bir süre önce, başına "Bir İslami bankacıyı getirmek isteyen" hükümetten operasyonel bağımsızlığını teyit etme arzusundan kaynaklandığını savunan gazete, "Merkez Bankası'nın siyasi nedenlerle aşırı bir reaksyon göstermiş olması riski var mı?" sorusunu sordu. Gazete şöyle devam etti:
"Elbette ki iki tehlike var. Bunlardan biri, gelecek yıl yeniden seçilme çabasına girecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hassas olacağı, 2001 sonrası canlanma patlamasından sonra zaten yavaşlamakta olan büyüme oranı üzerindeki şok etkisi. Diğeri de, faiz artışının, aynı zamanda Türk sermaye piyasalarının eğilimli olduğu volatiliteyi artırabilecek spekülatif kısa vadeli para girişlerini çekecek olması."
ENFLASYONLA MÜCADELE BİTMEDEN UZAK
Buna karşın Merkez Bankası'nın Türkiye'deki enflasyonla mücadele sürecinin bitmesinden uzak olduğu yönünde güçlü bir anımsatma yaptığını belirten İngiliz gazetesi, enflasyon ile mücadelenin, Merkez Bankası'nın bağımsızlığa kavuştuğu 2001 yılından bu yana "etkileyici" olduğunu yazdı.
Ancak Türk lirasının son dönemde kısmen siyasi istikrar kaygıları nedeniyle önemli bir düşüş kaydettiğine işaret eden gazete, genel seçim yaklaşırken vergileri düşürme eğilimi ve harcamaları kısmadaki zorlukların arttığını da yazdı.
BAŞKA YAPISAL SORUNLAR
Financial Times, Türkiye'nin kendisini, en büyük hedefi hızlı büyüme oranı olan ve yüksek enflasyonun da kaçınılmaz ve tolere edilmesi gereken bir yan etkisi olarak gören kalkınmakta olan bir ülke olarak değerlendirmeye alıştığını bealirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ancak Türkiye'nin aşırı enflasyon olmadan uygun bir
büyüme yaratmayı zor bulmasının başka yapısal nedenleri de var. Bunlardan biri, ülkenin büyüme potansiyelinin yükselmesine katkıda bulunabilir fiziki ve insana yapılan yetersiz iç yatırımlar. Türkiye'nin bu gelişme aşamasındaki bir ülke için düşük tasarrufları var ve aynı zamanda eğitimde olması gerektiğinden az yatırım yapar ve işgücünü gerektiğinden az kullanır. Katılmayı hedeflediği AB ile kıyasla işgücüne katılma oranı, cok düşüktür, yüzde 50'nin altındadır. "
Financial Times, bu tür yapısal sorunların AB ile yapılan müzakerelerde masada olmadığını, AB'nin daha çok Türkiye'nin siyasi, insan hakları ve makroekonomik sicilini AB'ninki ile uyumlaştırmayı amaçladığını belirterek "Ancak zamanla çözümlenmezse, Türkiye, AB üyeliğini bir mücadele olduğunu görür" uyarısını yaptı.
Ekonomi gazetesi Financial Times, Para Politika Kurulu'nun kararını yorumlandığı başyazısında Türkiye'de faiz oranlarının en "spektaküler" virajlardan birini aldığını belirterek, Merkez Bankası'nın 2001 yılından bu yana 29 defa faizleri düşürdükten sonra faizlerde beklenenden bir kat büyük bir artış yaptığını kaydetti.
HÜKÜMETTEN BAĞIMSIZLIĞINI TEYİD ETME ARZUSU
Beş yıldan sonra gerçekleştirilen artışın çok büyük olmasının, büyük ölçüde Merkez Bankası'nın enflasyon karşıtı kimliğini ve kısa bir süre önce, başına "Bir İslami bankacıyı getirmek isteyen" hükümetten operasyonel bağımsızlığını teyit etme arzusundan kaynaklandığını savunan gazete, "Merkez Bankası'nın siyasi nedenlerle aşırı bir reaksyon göstermiş olması riski var mı?" sorusunu sordu. Gazete şöyle devam etti:
"Elbette ki iki tehlike var. Bunlardan biri, gelecek yıl yeniden seçilme çabasına girecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hassas olacağı, 2001 sonrası canlanma patlamasından sonra zaten yavaşlamakta olan büyüme oranı üzerindeki şok etkisi. Diğeri de, faiz artışının, aynı zamanda Türk sermaye piyasalarının eğilimli olduğu volatiliteyi artırabilecek spekülatif kısa vadeli para girişlerini çekecek olması."
ENFLASYONLA MÜCADELE BİTMEDEN UZAK
Buna karşın Merkez Bankası'nın Türkiye'deki enflasyonla mücadele sürecinin bitmesinden uzak olduğu yönünde güçlü bir anımsatma yaptığını belirten İngiliz gazetesi, enflasyon ile mücadelenin, Merkez Bankası'nın bağımsızlığa kavuştuğu 2001 yılından bu yana "etkileyici" olduğunu yazdı.
Ancak Türk lirasının son dönemde kısmen siyasi istikrar kaygıları nedeniyle önemli bir düşüş kaydettiğine işaret eden gazete, genel seçim yaklaşırken vergileri düşürme eğilimi ve harcamaları kısmadaki zorlukların arttığını da yazdı.
BAŞKA YAPISAL SORUNLAR
Financial Times, Türkiye'nin kendisini, en büyük hedefi hızlı büyüme oranı olan ve yüksek enflasyonun da kaçınılmaz ve tolere edilmesi gereken bir yan etkisi olarak gören kalkınmakta olan bir ülke olarak değerlendirmeye alıştığını bealirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ancak Türkiye'nin aşırı enflasyon olmadan uygun bir
büyüme yaratmayı zor bulmasının başka yapısal nedenleri de var. Bunlardan biri, ülkenin büyüme potansiyelinin yükselmesine katkıda bulunabilir fiziki ve insana yapılan yetersiz iç yatırımlar. Türkiye'nin bu gelişme aşamasındaki bir ülke için düşük tasarrufları var ve aynı zamanda eğitimde olması gerektiğinden az yatırım yapar ve işgücünü gerektiğinden az kullanır. Katılmayı hedeflediği AB ile kıyasla işgücüne katılma oranı, cok düşüktür, yüzde 50'nin altındadır. "
Financial Times, bu tür yapısal sorunların AB ile yapılan müzakerelerde masada olmadığını, AB'nin daha çok Türkiye'nin siyasi, insan hakları ve makroekonomik sicilini AB'ninki ile uyumlaştırmayı amaçladığını belirterek "Ancak zamanla çözümlenmezse, Türkiye, AB üyeliğini bir mücadele olduğunu görür" uyarısını yaptı.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA