Filistin için İsrail'i boykot girişimi BDS, Adidas'ın özür paylaşımını "boş laf" olarak nitelendirdi
- BDS hareketinin kurucularından Omar Barghouti: "Çocukların toplu olarak sakat bırakılması ve öldürülmesi de dahil Gazze'nin sistematik yıkımından sorumlu olan İsrail Savunma Kuvvetlerine (IDF) mensup bir askeri öne çıkarma kararı, iğrençtir" "Şimdi Adidas, hasar kontrol moduna geçti. BDS hareketi tarafından desteklenen, geniş çaplı ve kendiliğinden ortaya çıkan boykot çağrıları, soykırımcı İsrail ordusuna mensup bir askeri tanıtım kampanyasında öne çıkardıktan sonra, Adidas'ı bu duruma zorladı. Onların sözde 'özrü' boş laftan ibarettir"
Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) hareketinin kurucularından Omar Barghouti, Alman spor ürünleri üreticisi Adidas'ın 2021'de Gazze'ye saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri reklam yüzü yapmasının ardından bölgesel hesabından özür dilediği paylaşımı "boş laf" olarak nitelendirdi.
Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti (single shoe service)" için reklam yüzü olarak tercih eden Adidas'a karşı tepkiler ve boykot çağrıları artarak devam ediyor.
Filistin asıllı insan hakları aktivisti, 2017 Gandi Barış Ödülü sahibi ve BDS'nin kurucularından Barghouti, söz konusu reklam filmine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.
Barghouti, Adidas'ın reklam yüzü olarak kullandığı askerin Gazze'deki İsrail katliamlarından birine katılırken bacağını kaybettiğini, şu anda da soykırım uygulayan, Filistin topraklarını yasa dışı şekilde askeri işgal altında tutan ve Filistinlilere onlarca yıldır apartheid rejimi dayatan bir devletin ordusunda görev yaptığını söyledi.
Markaya karşı küresel bir boykotun başlamasının hiç de şaşırtıcı olmadığını vurgulayan Barghouti, bunun sadece Adidas'ın durumun ciddiyetini kavrayamaması ya da duyarsızlığı değil, aynı zamanda sevdikleri İsrail tarafından öldürülen ve İsrail saldırıları sonucu uzuvlarını kaybeden Filistinlilere yönelik de bir hakaret olduğunu ifade etti.
Markanın boykot çağrıları üzerine genel bir açıklama yerine bölgesel hesabından paylaşımda bulunarak özür dilemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Barghouti, "Şimdi Adidas, hasar kontrol moduna geçti. BDS hareketi tarafından desteklenen, geniş çaplı ve kendiliğinden ortaya çıkan boykot çağrıları, soykırımcı İsrail ordusuna mensup bir askeri tanıtım kampanyasında öne çıkardıktan sonra Adidas'ı bu duruma zorladı. Onların sözde 'özrü' boş laftan ibarettir." diye konuştu.
Barghouti, yaşananlardan asıl etkilenenlerin "Gazze'de İsrail'in devam eden soykırımı ile Filistin topraklarına yönelik yasa dışı askeri işgalini yaşayan ve on yıllardır süren yerleşimci-sömürgeci apartheid rejimi altındaki milyonlarca Filistinli" olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
"Çocukların toplu olarak sakat bırakılması ve öldürülmesi de dahil olmak üzere Gazze'nin sistematik yıkımından sorumlu olan İsrail Savunma Kuvvetlerine (IDF) mensup bir askeri öne çıkarma kararı, iğrençtir. Bu, işgal ordusunun şiddetini normalleştirir ve apartheidin normalleşmesinden kar sağlar. Filistin'de dünyadaki en fazla sayıda uzvunu kaybetmiş çocuğun bulunduğu gerçeği, bu pazarlama seçimini daha da ahlaksız hale getirir. Bu (reklam filmi), o acının tam da kaynağını yüceltir."
Adidas'ın İsrailli askeri tüm tanıtım materyallerinden ve kanallarından derhal kaldırması, ayrıca ortaklıkları, sözcüleri, elçileri ve referansları konusunda şirket çapında bir etik politika oluşturması gerektiğini vurgulayan Barghouti, o zamana kadar, küresel boykotlar yoluyla Adidas'ı sorumlu tutma konusundaki tam desteklerini yinelediklerinin altını çizdi.
"Ne olursa olsun yolumuza devam edeceğiz"
Barghouti, BDS hareketinin İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği soykırım ve apartheid suçlarına ortak olan şirketleri, hizmetleri ve kurumları net kriterlere dayalı olarak boykot etmeyi savunduğunu, BDS'nin kimliği değil suç ortaklığını, bireyleri değil kurumları hedef aldığını söyledi.
Barghouti, "Uzun yıllara dayanan deneyimlerimizin de kanıtladığı gibi, bir şirketin İsrail'in suçlarına ortak olması nedeniyle mali, hukuki veya itibar riskiyle karşı karşıya kalması durumunda, bu sürece son verme olasılığı daha yüksektir." dedi.
Boykotun BDS hareketinin stratejilerinden yalnızca biri olduğunu, hareketin ayrıca yasal ve hedefli yaptırımlar, yatırımların geri çekilmesi ve diğer şiddet içermeyen baskı biçimleri aracılığıyla da faaliyet gösterdiğini aktaran Barghouti, "Bu üç taktikle, Filistinliler için özgürlük, adalet ve eşitlik hedefimize ulaşabiliriz ve ulaşacağız." diye konuştu.
Barghouti, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ne olursa olsun yolumuza devam edeceğiz, mücadele ederek, derinlemesine düşünerek, acıya rağmen umudu savunarak, düşüp tekrar ayağa kalkarak, yolumuzu yeniden belirleyerek, mücadeleye devam ederek ve nihayetinde halkımız için tam kurtuluşumuzu, adaleti, geri dönüş hakkımızı ve tazminatlarımızı kazanarak. Filistinlilerin öncülüğündeki BDS hareketi, herkes için özgürlük, adalet ve eşitlik sağlanabilsin diye İsrail'in soykırımını durdurmak, ablukayı kaldırmak ve apartheid sistemini ortadan kaldırmak için küresel baskı oluşturmaya kararlıdır."
Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti (single shoe service)" için reklam yüzü olarak tercih eden Adidas'a karşı tepkiler ve boykot çağrıları artarak devam ediyor.
Filistin asıllı insan hakları aktivisti, 2017 Gandi Barış Ödülü sahibi ve BDS'nin kurucularından Barghouti, söz konusu reklam filmine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.
Barghouti, Adidas'ın reklam yüzü olarak kullandığı askerin Gazze'deki İsrail katliamlarından birine katılırken bacağını kaybettiğini, şu anda da soykırım uygulayan, Filistin topraklarını yasa dışı şekilde askeri işgal altında tutan ve Filistinlilere onlarca yıldır apartheid rejimi dayatan bir devletin ordusunda görev yaptığını söyledi.
Markaya karşı küresel bir boykotun başlamasının hiç de şaşırtıcı olmadığını vurgulayan Barghouti, bunun sadece Adidas'ın durumun ciddiyetini kavrayamaması ya da duyarsızlığı değil, aynı zamanda sevdikleri İsrail tarafından öldürülen ve İsrail saldırıları sonucu uzuvlarını kaybeden Filistinlilere yönelik de bir hakaret olduğunu ifade etti.
Markanın boykot çağrıları üzerine genel bir açıklama yerine bölgesel hesabından paylaşımda bulunarak özür dilemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Barghouti, "Şimdi Adidas, hasar kontrol moduna geçti. BDS hareketi tarafından desteklenen, geniş çaplı ve kendiliğinden ortaya çıkan boykot çağrıları, soykırımcı İsrail ordusuna mensup bir askeri tanıtım kampanyasında öne çıkardıktan sonra Adidas'ı bu duruma zorladı. Onların sözde 'özrü' boş laftan ibarettir." diye konuştu.
Barghouti, yaşananlardan asıl etkilenenlerin "Gazze'de İsrail'in devam eden soykırımı ile Filistin topraklarına yönelik yasa dışı askeri işgalini yaşayan ve on yıllardır süren yerleşimci-sömürgeci apartheid rejimi altındaki milyonlarca Filistinli" olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
"Çocukların toplu olarak sakat bırakılması ve öldürülmesi de dahil olmak üzere Gazze'nin sistematik yıkımından sorumlu olan İsrail Savunma Kuvvetlerine (IDF) mensup bir askeri öne çıkarma kararı, iğrençtir. Bu, işgal ordusunun şiddetini normalleştirir ve apartheidin normalleşmesinden kar sağlar. Filistin'de dünyadaki en fazla sayıda uzvunu kaybetmiş çocuğun bulunduğu gerçeği, bu pazarlama seçimini daha da ahlaksız hale getirir. Bu (reklam filmi), o acının tam da kaynağını yüceltir."
Adidas'ın İsrailli askeri tüm tanıtım materyallerinden ve kanallarından derhal kaldırması, ayrıca ortaklıkları, sözcüleri, elçileri ve referansları konusunda şirket çapında bir etik politika oluşturması gerektiğini vurgulayan Barghouti, o zamana kadar, küresel boykotlar yoluyla Adidas'ı sorumlu tutma konusundaki tam desteklerini yinelediklerinin altını çizdi.
"Ne olursa olsun yolumuza devam edeceğiz"
Barghouti, BDS hareketinin İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği soykırım ve apartheid suçlarına ortak olan şirketleri, hizmetleri ve kurumları net kriterlere dayalı olarak boykot etmeyi savunduğunu, BDS'nin kimliği değil suç ortaklığını, bireyleri değil kurumları hedef aldığını söyledi.
Barghouti, "Uzun yıllara dayanan deneyimlerimizin de kanıtladığı gibi, bir şirketin İsrail'in suçlarına ortak olması nedeniyle mali, hukuki veya itibar riskiyle karşı karşıya kalması durumunda, bu sürece son verme olasılığı daha yüksektir." dedi.
Boykotun BDS hareketinin stratejilerinden yalnızca biri olduğunu, hareketin ayrıca yasal ve hedefli yaptırımlar, yatırımların geri çekilmesi ve diğer şiddet içermeyen baskı biçimleri aracılığıyla da faaliyet gösterdiğini aktaran Barghouti, "Bu üç taktikle, Filistinliler için özgürlük, adalet ve eşitlik hedefimize ulaşabiliriz ve ulaşacağız." diye konuştu.
Barghouti, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ne olursa olsun yolumuza devam edeceğiz, mücadele ederek, derinlemesine düşünerek, acıya rağmen umudu savunarak, düşüp tekrar ayağa kalkarak, yolumuzu yeniden belirleyerek, mücadeleye devam ederek ve nihayetinde halkımız için tam kurtuluşumuzu, adaleti, geri dönüş hakkımızı ve tazminatlarımızı kazanarak. Filistinlilerin öncülüğündeki BDS hareketi, herkes için özgürlük, adalet ve eşitlik sağlanabilsin diye İsrail'in soykırımını durdurmak, ablukayı kaldırmak ve apartheid sistemini ortadan kaldırmak için küresel baskı oluşturmaya kararlıdır."
Kaynak: AA / Güncel
İsrail Ordusu, İnsan Hakları, Filistin, Adidas, İsrail, Güncel, Gazze, Gazze, Adidas, İsrail, Filistin, İsrail Ordusu, İnsan Hakları, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA