"Etin Yaklaşık 400 Bin Tonu Kayıtdışı"

Güncel Haberler

TZD Genel Başkanı Yetkin, Türkiye'de Tüketilen Etin Yaklaşık 400 Bin Tonunun Kayıt Dışı Olduğunu Tahmin Ettiklerini Belirterek, Bunun Ekonomiye Olan Zararının İse 3 Milyar YTL'yi Bulduğunu Kaydetti.

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, Türkiye'de tüketilen etin yaklaşık 400 bin tonunun kayıt dışı olduğunu tahmin ettiklerini ifade ederek, bunun ekonomiye olan zararının ise 3 milyar YTL'yi bulduğunu vurguladı.


TZD Genel Başkanı İbrahim Yetkin, 2008 Hayvancılık Sektörü Raporu'nu açıkladı. Büyükbaş hayvan sayısında artış, küçükbaş hayvanda ise azalma görüldüğünü kaydeden Yetkin, 1983-2005 yılları arasında büyükbaş hayvan varlığı 13 milyondan 10.6 milyona düştüğünü ifade etti. 2006 yılında da yaklaşık aynı seviyede kalan büyükbaş hayvan sayısının 2007 yılında TÜİK Hayvansal Üretim verilerine göre yüzde 1.36 artarak 11 milyon 121 bin 458 başa yükseldiğini dile getiren Yetkin, toplam küçükbaş hayvan sayısının ise 2007 yılında yüzde 1.55 azalışla 31 milyon 761 bin 651 olduğunu kaydetti. Hayvancılık desteklemelerinde son beş yılda yaklaşık 17 kat artış gerçekleştiğine dikkat çeken Yetkin, hayvancılığa 1 milyar 250 milyon YTL destek verildiğini dile getirdi.





-"ET ÜRETİMİNİN YARIDAN FAZLASI KAYITDIŞI"-





Geçen yıl kırmızı et üretiminin 2006 yılına göre yüzde 31.54 oranında artarak 576 bin 841 tona ulaştığına dikkat çeken Yetkin, "Ancak 1990 yılında kayıt altında 560 bin ton et üretilmişti. 18 yıl sonra yeniden bu rakama ancak ulaşabilmiş olmamız çok düşündürücü. Türkiye'de et tüketiminin 1 milyon 200 bin ton civarında olduğu hesap ediliyor. Türkiye'de tüketilen etin yüzde 25'inin kaçak olduğu düşünülürse, kayıt dışı üretimin 400 bin ton civarında olduğu hesaplanmaktadır. Rant çok yüksek. 400 bin tonunun iç piyasada tüketildiğini düşünürsek ekonomideki vurgun 3 milyar YTL'yi geçiyor" diye konuştu.





-"SÜTÜN YÜZDE 40'I SOKAKTA SATILIYOR"-





Sütte de verim artmasına rağmen, sütün yalnızca üçte birinin kayıt altında olduğunun altını çizen Yetkin, süt üretiminin 2007 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3.16 artarak 12 milyon 329 bin 789 tona yükseldiğini dile getirdi. Türkiye'de üretilen sütün yaklaşık yüzde 13'ünün modern fabrikalarda, yüzde 47'sinin büyük işletme ve mandıralarda değerlendirildiğini vurgulayan Yetkin, geri kalan yüzde 40'lık bölümünün ise "sokak sütü" olarak satıldığına dikkat çekti. Yetkin, Türkiye'deki 12 milyon 329 bin 789 ton olan süt üretiminin sadece 4 milyon tonluk bölümünün kayıtlı olduğunu söyledi.





-"BEYAZ ET ÜRETİMİ YÜZDE 17.67 ARTTI"-





Beyaz et sektörünün hızlı ve istikrarlı büyümesiyle olumlu bir örnek oluşturduğunun altını çizen Yetkin, beyaz sektörünün Kuş Gribi darbesinin altından kalktığını ancak, başta yem fiyatlarından kaynaklanan maliyetlerin sektörü zorladığını dile getirdi. Yetkin, yüksek maliyetlere rağmen 2007 yılında beyaz et üretiminin, bir önceki yıla göre yüzde 17.67 artarak, 1 milyon 99 bin 920 tona yükseldiğini vurgulayarak, hayvancılıktaki girdi maliyetlerinin gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında 3-4 kat daha fasla olduğunu kaydetti. Yetkin, yüksek yem fiyatı ödeyerek hayvancılık yapan üreticinin, yurt dışından gelen sübvansiyonlu ya da kaçak etle rekabet etmesinin mümkün olmadığını söyledi.





-"ETTE ÜRETEN DEĞİL PAZARLAYAN KAZANIYOR"-





Yetkin, "Türkiye'de üretici kırmızı etin kilogramını 8 YTL civarında satıyor. Buna karşılık etin ortalama satış fiyatı 14 YTL civarında. Sütün üreticiden çıkış fiyatı ortalama 500 Ykr iken satış fiyatı bir YTL ile iki YTL arasında değişen fiyatlarla tüketiyor. Yüzde yüzü bulan bu farklar normal ticari karların çok ötesinde" dedi.


Ette yapılan kaçakçılık organizasyonlarının genellikle serbest bölgelerde transit geçiş sırasında yapıldığını kaydeden Yetkin, konuşmasına şöyle devam etti:


"Canlı hayvan kaçakçılığı, eskiden Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu sınırlarından komşularımıza yönelik yapılırdı. Ancak et üretimindeki düşüş ve hayvancılığın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çöküşünün ardından bu hareket ters yöne döndü. Hayvan girişleri için esas olarak İran ve Irak sınırlarında yer alan Şemdinli, Yüksekova, Başkale gibi merkezler kullanılmaktadır. Bu bölgelerdeki otorite boşluğu ya da şu anda bölgeyi yöneten güçlerin göz yumması nedeniyle, kaçakçılar tarafından İran, Afganistan, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerden toplanılan sığır ve koyunlar ülkemize sınırdan sokuluyor."





-"İSTANBULDA ET KESİMİNİN YÜZDE 60'I KONTROLSÜZ-"





İstanbul'daki et kesiminin yüzde 60'ının kontrolsüz olduğuna dikkat çeken Yetkin, ruhsatlı mezbaha oranının yüzde 30'u geçmediğini söyledi. Bu durumda etlerin yarıdan fazlasının denetim dışı kesildiği için imha edilmesi gerektiğini ifade eden Yetkin, "Kaçak hayvan girişi, ekonomiye ve hayvancılığa verdiği zararın dışında, insan ve hayvan sağlığı açısından da büyük bir risk oluşturuyor" dedi. Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde her altı ayda bir hayvanlara küpe takılması zorunluluğu olduğunu kaydeden Yetkin, bunun kaçakçılığı teşvik ettiğine dikkat çekti. Yetki, bu yöntemle kaçak olarak yurda sokulan hayvanların bu yöntemle kayıt altına alındığını belirtti. (ANKA)


(HLY/ZG)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler