Eski Bakan Oral'dan Hükümete "IMF" Eleştirisi: "Anlaşma Hemen Yapılmalı"

Güncel Haberler

Maliye Eski Bakanı Sümer Oral, Küresel Kriz Ortamında Güven Unsurunun Önemine İşaret Ederek, Bunun İçin Gerekli Önlemlerin Zaman Yitirmeden Alınması Gerektiğini Söyledi.

Maliye eski Bakanı Sümer Oral, küresel kriz ortamında güven unsurunun önemine işaret ederek, bunun için gerekli önlemlerin zaman yitirmeden alınması gerektiğini söyledi. IMF ile biten anlaşmadan sonra ortaya çıkan boşluk ve belirsizliğin sakıncalarını dile getiren Oral, "IMF ile yeni bir anlaşma hemen yapılmalı" dedi.

2001 ekonomik krizinin yaşandığı dönemde Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Oral, ekonomide yaşanan son gelişmeleri ANKA'ya değerlendirdi. Cari işlemler dengesindeki açığın büyüme oranındaki düşüşe rağmen, tehlikeli bir şekilde büyüdüğünü söyleyen Oral, enflasyonun da, çift haneli rakamlara çıktığını anlattı.

Son üç yıldır enflasyon hedefinin yüzde 100 oranında sapma gösterdiğini hatırlatan Oral, "Bu gelişme, ekonomiye ve ekonomi yönetimine karşı güveni sarsar. Enerji ve gıda ürünleri fiyatlarında kaydedilen artışın gecikmeli etkisi göz önüne alınsa dahi, bu boyuttaki sapma makul görülemez" dedi.

-"OLUMLU HAVA DEĞERLENDİRİLEMEDİ"-

AKP Hükümeti'nin son beş yılı yeterince değerlendiremediğini öne süren Maliye eski Bakanı Sümer Oral, şunları söyledi:

"Geride bıraktığımız beş yılda küresel ekonomide, her zaman kolay elde edilemeyecek, yakalanamayacak son derece olumlu bir hava vardı. Ülkemiz açısından olumlu bir dış etki söz konusu idi. Dünyada likidite bolluğu vardı. Adeta ekonomik açıdan dışarıdan bir meltem esiyordu. Bu büyük bir şanstı. İçeride ise tek parti hükümeti ve AB, IMF çıpaları vardı. Beklentiler ise olumlu idi. Ancak bu olumlu hava, bizde rahatlığa neden oldu. Oysa bu olumlu dış koşullarda ülkede reform alanında çok köklü adımlar atılabilir ve sonucu alınabilirdi. Bu ortamdan yeterince yararlanıldığı söylenemez.

-"KRİZ İÇ DİNAMİKLERİMİZDEN KAYNAKLANIYOR"-

Türkiye'deki mevcut ekonomik sorunlar küresel krizden değil, kendi dinamiklerimizden kaynaklanıyor. Küresel krizin etkilerini yeni yeni yaşamaya başlıyoruz. Kriz, ülkemizde başlıca iki açıdan kendini hissettirecek. Bir taraftan, ülkeye girecek dış kaynak daralacak, giren likiditenin de maliyeti artacak. Dış kaynak temini Türkiye için hayati öneme sahiptir. Diğer yandan, ekonominin büyümesi yavaşlayacaktır. Bu durum kuşkusuz daha az yatırım daha az üretim, daha az istihdam, daha çok işsizlik ve düşen satın alma gücüdür.

-"IMF VE AB ÇIPASI"-

Ekonomi yönetimi sivil toplum örgütleriyle, özellikle özel sektör temsilcileriyle yakın ve samimi bir işbirliği içinde olmalı. AB süreci ve IMF ilişkilerine gereken duyarlılık gösterilmeli. Bu iki çıpa ekonomimiz açısından fevkalade önemlidir. IMF ile yeni bir anlaşma, içinde bulunulan süreçte, yararlı olacaktır. Ekonomide güven hayati değere sahip bir yer işgal eder. Güveni tesis etmek ise beyan ve açıklama ile yeterli olmaz, icraat ile sağlanır." (ANKA)

(ÇAĞ/BÜN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler