Erdoğan: "1915 Olayları Bir Tehcirdir"

Güncel Haberler

Başbakan Erdoğan, News Xchange Konferansı Ardından Ermenistan Yerki Medya Tv Yöneticisi ve Milletvekili Olan Gegham Manukyan'ın "Ermenistan'dan Geliyorum. Burada Tuhaf Duygular İçersindeyim. Ermeniler Burada İyi İşler Yaptı. Ama Siz Onları Katlettiniz" Sözleri Üzerine, "Savaş Ortamında Bazı Olaylar Olmuştur. 1915 Olayları Bir Tehcirdir. İsyan Eden ve Birçok Türk'ü Öldüren Ermenilere Hiç Kimse 'Hoş Geldin' Demez. Sayın Koçaryan Kendilerine Güveniyorsa Arşivlerini Açsınlar. Üçüncü Ülkeler de Açsınlar. Kinle Nefretle Bir Yere Varılmaz. Ondan Sonra Kararımızı Verelim. Eğer Bizim Ecdadımız Böyle Bir Yanlış Yapmışsa Biz Tarihimizle Hesaplaşırız" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, News Xchange konferansı ardından Ermenistan Yerki Medya TV yöneticisi ve milletvekili olan Gegham Manukyan’ın ”Ermenistan’dan geliyorum. Burada tuhaf duygular içersindeyim. Ermeniler burada iyi işler yaptı. Ama siz onları katlettiniz" sözleri üzerine, “Savaş ortamında bazı olaylar olmuştur. 1915 olayları bir tehcirdir. İsyan eden ve birçok Türkü öldüren Ermenilere hiç kimse ‘hoş geldin’ demez. Sayın Koçaryan kendilerine güveniyorsa arşivlerini açsınlar. Üçüncü ülkeler de açsınlar. Kinle nefretle bir yere varılmaz. Ondan sonra kararımızı verelim. Eğer bizim ecdadımız böyle bir yanlış yapmışsa biz tarihimizle hesaplaşırız” dedi.

Başbakan Erdoğan, Avrupa Yayıncılar Birliği EBU çatısı altında bu yıl 53 ülkeden 450 delegenin katılımıyla 5’incisi düzenlenen News Xchange İstanbul toplantısında yaptığı konuşmanın ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.

“SAVAŞ ORTAMINDA BAZI OLAYLAR OLMUŞTUR”

Ermenistan Yerki Medya TV yöneticisi ve milletvekili olan Gegham Manukyan’ın “Ermenistan’dan geliyorum. Burada tuhaf duygular içersindeyim. Ermeniler burada iyi işler yaptı. Ama siz onları katlettiniz" sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, 1. Dünya Savaşı sırasında daha önce Osmanlıların “sadık millet” olarak ifade ettiği Ermenilerin isyan ettiğini, İsyan sırasında Erzurum, Van, Kars’ta birçok Türk’ün öldürüldüğünü ve bunlara ait toplu mezarların bulunduğunu söyledi. Erdoğan, Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan’a daha önce mektup yazarak teklif ettiği her iki tarafın arşivlerinin de tarafsız bilim adamlarına, tarihçilere açılması önerisini yineleyerek, Osmanlı döneminde tehcir olayının yaşandığını ancak kesinlikle buna soykırım denemeyeceğini kaydetti.

Erdoğan, "Savaş ortamında bazı olaylar olmuştur. 1915 olayları bir tehcirdir. İsyan eden ve birçok Türkü öldüren Ermenilere hiç kimse ‘hoş geldin’ demez. Sayın Koçaryan kendilerine güveniyorsa arşivlerini açsınlar. Üçüncü ülkeler de açsınlar. Kinle nefretle bir yere varılmaz. Biz hava alanlarını açtık. Türkiye’nin değişik yerlerinden yaşayan Ermeni vatandaşlarımızdan şikayet alıyor musunuz? Şikayetleri diasporadan alıyorsunuz. Türkiye’de yaşayan Ermeni vatandaşlarımızda bir sıkıntı yok, sıkıntı Ermeni diasporasındadır" diye konuştu.

“ECDADIMIZ BÖYLE BİR ŞEY YAPMIŞSA TARİHİMİZLE HESAPLAŞIRIZ”

Erdoğan, Türkiye’nin Ermenistan’a hava trafiğini açtığını, Erivan-İstanbul kargo taşımacılığını başlattığını ve Akdamar adasında Ermeni Ortadoks Kilisesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden restore edildiğini kaydederek, Fransa Ulusal Meclisi’nin aldığı kararını değerlendirdi. Erdoğan, “Alınan kararlarla ilgili Türkiye’ye hiçbir şey olmaz. Türkiye bunların ifade ettiği bir tarihi yok. Koçaryan'a teklif ettim. Arşivlerimizi açıyoruz, sizde varsa siz de açın üçüncü ülkelerde açsınlar, tarihçiler, bilim adamları araştırmalarını yapsınlar. Ondan sonra kararımızı verelim. Eğer bizim ecdadımız böyle bir yanlış yapmışsa biz tarihimizle hesaplaşırız. Siz yapmışsanız siz tarihinizle hesaplaşabilecek misiniz? Cevap yok" diye konuştu.

“SÖZ YARGIDA”

Başbakan Erdoğan, TCK’nın 301’inci maddesine ilişkin de, bu maddenin sadece Türkiye’de olan bir madde olmadığını, hemen hemen AB ülkelerinin hepsinde var olduğunu söyledi. “Sadece dördüncü fıkrası ‘eleştiriler saklı kalmak üzere’ farklıdır” diyen Erdoğan, “Polonya ülkesi vatandaşları yerine biz de sadece Türklük ifadesi yer almıştır. Bu kanun maddesi çıkartılırken dördüncü madde ilave edilmiş ve yargıcın karar vermesi kolaylaştırılmıştır. Sıkıntı yaratan maddenin kendisi değil, yargıcın inisiyatifidir” dedi. Elif Şafak’a mahkumiyet kararından çok beraat kararı verildiğini hatırlatan Erdoğan, “Biz yasama organı olarak ne yaparsak yapalım söz yargıda olacaktır. Fransa’da şu anda Ermeni soykırımı vardır diyenler mahkum ediliyor. Fransa AB üyesi ve ülkesi niye bunun üzerinde durulmuyor. Lütfen, buralarda daha objektif olmak zorundayız" diye konuştu.

“PROGRAMIMI PAPA’YA GÖRE DÜZENLEMİYORUM”

Papa’nın ziyareti ve Türkiye’de bulunamayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Papa’nın iki özelliği var, din adamı ve siyaset adamı. Türkiye'ye bu iki özelliğiyle geliyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak programımı Papa'ya göre düzenlemiyorum. Aynı tarihlerde Polonya’da NATO Zirvesi’ne katılacağım. O burada Sayın Cumhurbaşkanı ve Diyanet işleri Başkanı ile görüşüp birçok ayinlere katılacak. Papa benim değil Sayın Cumhurbaşkanının davetlisi. Sayın Papa ‘Türkiye’ye geliyor’ diye ben ülkemden kaçamam, kaçmam. Daha önce planlanan programımı da bozmam. Türkiye dışında bulunmam Papa’nın gelişine yönelik bir planlama değildir. Daha önceden planlanan NATO Zirvesi’nin gereğidir. Dış basın Türkiye’den çıkışımızı Papa’nın gelişine bağlıyor. Biz buna üzülüyoruz. Tam aksine ülkemize gelen davetlilerle görüşüyoruz, kimseye karşı kin nefret tavrımız yoktur.”

Başbakan Erdoğan Irak’ta gelinen durumla ilgili sorular üzerine, Türkiye’nin şu anda süreci izlediğini söyledi. Bu sürecin içersinde ABD başta olmak üzere bu koalisyon içinde yer alan ülkelerin Irak’ın toprak bütünlüğünden bahsettiklerini belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

“Hiç kimsenin burada üç ayrı devlet olmasını istemiyoruz. Endişeyi biz de taşıyoruz. Eğer Irak’ta şu anda duyulan, kulağımıza gelen bu üç ayrı yapı meydana gelirse Irak bizim komşumuz olarak iç savaşın kaçınılmaz olduğu bir ülke haline gelirse, Kerkük üzerinde oyunlar böyle devam ederse, patlamaya hazır bir bombanın pimi gibidir, çekildiği anda patlar. Kerkük farklı bir şehirdir. Bu konuda ABD’ye biz anlattık. Türkiye olarak biz bu konuda hassasız, hassasiyetimizi söylüyoruz. Bu hassasiyeti en iyi bilen biziz. Söylediklerimiz istikametinde adımlar atılsaydı bu noktaya gelinmezdi. ABD’nin 30 bin kaybı var, 27 bin yaralı, 3 bin ölü. Bunlar nerelerden gönderiliyor onu bilemem, bu bir süreç, koalisyon güçleri aynı şekilde. ABD’den sonra en çok insanını kaybeden ülkeyiz. Biz savaştık mı? Yardım ederken 100’ü aşkın vatandaşımız öldü. Bütün bunlar ortada iken hala Irak’taki ortalama ölüm sayısı günde 60 civarındadır. Korkunç bir rakam, buna karşı sessiz kalmak mümkün değil. Burada demokratik bir çözüme gidilmesi şart. Bu yıl sonunda yapılması gereken; Anayasa seçiminde Kerkük olayı yer almamalı, Irak’ın toprak bütünlüğü kesinlikle korunmalı, yer altı yerüstü zenginlikleri tüm Irak halkına ait olmalı... Adil olmayan şekilde Irak’ı parçalamak kötü sonuçlar verir. Kuzey Irak terörün kaynağı haline geldi. Çalışmalarda uzun süre bekleyecek halimiz yok. Bir an önce neticelenmesini istiyoruz."
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler