Erdem Başçı: Henüz Aşırı Isınma Gözlenmiyor
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bakanlar Kurulu'na verdiği brifingde büyümenin güçlü seyretmeye devam ettiğini vurguladı.
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bakanlar Kurulu'na verdiği brifingde büyümenin güçlü seyretmeye devam ettiğini vurguladı. Henüz aşırı ısınma gözlenmediğinin altını çizen Başçı, petrol ve diğer emtia fiyatlarının enflasyonu geçici olarak artıracağını ifade etti. Başçı, özel sektörün borcundaki aşırı hızlı artış, alınan tedbirlerle kontrol altına alındığını belirtti. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bakanlar Kurulu'na brifing verdi. Yılda iki kez gerçekleştirilen ve bu yıl ilki yapılan bilgilendirme toplantısına Merkez Bankası Başkanlığı koltuğuna geçen hafta oturan Erdem Başçı katıldı. Başçı sunumunda küresel kriz sonrasında toparlanma, kriz sonrasında para politikaları, uygulanan politikaların sonuçları ve küresel riskler hakkında bilgi verdi. Sunumunda büyümenin güçlü seyretmeye devam ettiğini belirten Başçı, henüz aşırı ısınma gözlenmediğinin altını çizdi. Petrol ve diğer emtia fiyatlarının enflasyonu geçici olarak artıracağını ifade eden Başçı, özel sektörün borcundaki aşırı hızlı artış, alınan tedbirlerle kontrol altına alındığını kaydetti. Başçı, sunumunda küresel risklere de değindi. ABD, Avrupa Birliği ve Japonya örneklerinde olduğu gibi kamu borcu probleminin büyük bir risk olduğunu ifade eden Başçı, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan problemlerin ise jeopolitik riskler olarak değerlendirileceğini vurguladı. Başçı Türkiye'nin küresel risklere karşı korunmak amacıyla yapabileceklerini şöyle sıraladı: "Mali disiplinin sürdürülmesi, özel kesim borcunun daha kontrollü ve sağlıklı bir şekilde artmasının sağlanması, başta enerji yatırımları olmak üzere yapısal reformlara hız verilmesi. " -MİKTARSAL SIKILAŞTIRMA- Başçı sunumunda miktarsal sıkılaştırma konusuna değindi. Dünyanın önde gelen ekonomilerinde iktisadi faaliyette durgunluk ve artan ülke riskleri nedeniyle süregelen miktarsal genişlemenin, merkez bankalarının bilançolarında daha önce benzeri görülmemiş artışlara neden olduğunu belirten Başçı, çok büyük miktarlarda sermaye girişleriyle karşı karşıya kalan bazı gelişmekte olan ülkeler, finansal riskleri azaltıcı miktarsal sıkılaştırmaya, hatta sermaye akımlarına yönelik önlemlere başvurduklarını ifade etti. Başçı, Türkiye de miktarsal sıkılaştırma uygulamasının, Nisan-Kasım 2010'da izlediği çıkış stratejisi ve Kasım 2010'dan sonra zorunlu karşılık oranlarında yaptığı artışlarla başladığını bildirdi. -TÜRKİYE İKİNCİ YAKLAŞIMI UYGULUYOR- Başçı, Bakanlar Kurulu'na sıkılaştırma konusunda farklı yaklaşımlar konusunda örnek verdi. Birinci yaklaşıma göre faiz artırımları ile parasal sıkılaştırmaya gidilirken, sermaye akımlarına yönelik önlemlerle sermaye girişlerinin kısıtlanmaya çalışıldığını belirten Başçı, Brezilya ve Kore Cumhuriyeti örneklerini verdi. Türkiye'nin uyguladığı yaklaşımın ise kısa vadeli faiz oranlarının düzeyi gelişmiş ülkelerdekine mümkün olduğunca yakın tutulurken, yurt içi kredilerin ve iç talebin daha kontrollü bir şekilde büyümesini sağlamak amacıyla faiz dışı önlemlere başvurulmasını öngören ikinci yaklaşım olduğunu dile getirdi. -YENİ POLİTİKA BİLEŞİMİ: TÜRKİYE- Başçı, sunumunda Türkiye'nin yeni politika bileşimini daha düşük bir politika faizi, daha yüksek zorunlu karşılık oranları ve daha geniş bir faiz oranı koridoru olarak özetledi. Benimsenen bu çerçevenin, özünde geleneksel enflasyon hedeflemesi çerçevesinden çok da farklı olmadığını vurgulayan Başçı, "Tek fark, önceden politika aracımız bir haftalık repo faiz oranı iken mevcut durumda politika aracı olarak bir "politika bileşimi' kullanıyor olmamızdır. Hem enflasyonla hem de makro-finansal risklerle bas edebilmek için elimizdeki araçları doğru bileşimle kullanmayı hedeflemekteyiz. Bu çerçevedeki para politikası durusu, yalnızca politika faiz oranlarının seyri ile değil, tüm politika araçlarının bileşimiyle belirlenmektedir" dedi. -FİNANSAL İSTİKRAR: HEDEFLER- Başçı, sunumunda finansal istikrar hedefleri hakkında bilgi verdi. Bu hedefler çerçevesinde borçluluk oranlarının daha çok özkaynak kullanımı, daha borçlanma olarak nitelendiren Başçı, borçlanma vadelerini yurt içi ve yurt dışı borçlanma ile vadesinin uzatılması, döviz pozisyonlarını kamu ve özel sektörün döviz pozisyonunun güçlendirilmesi, risk yönetim süreçleri ve yöntemini her türlü riskin, tüm ekonomik birimlerce daha etkin bir şekilde yönetilmesi olarak nitelendirdi. -FAİZ DIŞI ARAÇLAR- Sadece politika faizi ile hem fiyat istikrarını hem de finansal istikrarı birlikte sağlamanın her zaman mümkün olmadığını belirten Başçı, çözümün faiz dışı araçların, diğer kamu otoriteleri ile birlikte eşgüdüm içinde kullanılmasında olduğunu vurguladı. Başçı, bu araçları zorunlu karşılık oranları, merkez bankasının likidite yönetimi, sermaye yeterlilik oranları, likidite yeterlilik oranları, vergiler ve hükümetin faiz dışı harcamaları olarak sıraladı. Başçı sunumunda, diğer kurumlar şimdiye kadar alınan önlemler hakkında şu bilgileri verdi: "Mali disiplin, dövize endeksli kredilere yasak getirilmesi, yurt içi Türk lirası cinsi tahvil ihracına izin verilmesi, kredi/değer oranının sınırlandırılması, bazı tüketici kredilerinin kullanılmasında vergi artışı yapılması ve kredi kartı üzerinden borçlanmanın sınırlandırılması. " - Ankara
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA