Enstitü Sosyal'den "üniversite eğitiminin 4 yıldan 3 yıla düşürülmesi" önerisi

Güncel Haberler

Enstitü Sosyal'in "Yükseköğretimde Eğitim Süreleri ve Programlar: Dört Yıl Şart mı? Süreden Yetkinliğe Yeni Bir Lisans Eğitimi Modeli" analizinde, üniversite eğitiminin 4 yıldan 3 yıla düşürülmesini içeren bir model önerildi.

Enstitü Sosyal'in "Yükseköğretimde Eğitim Süreleri ve Programlar: Dört Yıl Şart mı? Süreden Yetkinliğe Yeni Bir Lisans Eğitimi Modeli" analizinde, üniversite eğitiminin 4 yıldan 3 yıla düşürülmesini içeren bir model önerildi.
Enstitü Sosyalden yapılan açıklamada, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan ile Enstitü Sosyal Araştırmacısı Zeynep Yalçıntaş'ın, "Yükseköğretimde Eğitim Süreleri ve Programlar: Dört Yıl Şart mı? Süreden Yetkinliğe Yeni Bir Lisans Eğitimi Modeli" başlıklı analizi kaleme aldıkları belirtildi.
Analizde, mevcut 4 yıllık tek tip eğitim sisteminin sınırlılıklarına dikkati çekilerek, sosyal ve beşeri bilimler başta olmak üzere uygun disiplinlerde verimliliğin artırılması, programlardaki mükerrer içeriklerin azaltılması ve öğrencilere çağın gerektirdiği yetkinliklerin kazandırılması amacıyla 3 yıllık bir lisans modeli önerildi.
Üniversitelerin, nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin yanı sıra araştırma, yenilikçilik ve girişimcilik ekosistemini besleyerek ekonomik büyümeyi, teknolojik dönüşümü ve ulusal rekabet gücünü destekleyen stratejik kurumlar olduğu vurgulandı.
Bu nedenle üniversitelerin mevcut durumu değerlendirilirken ilgili tüm metriklerdeki ilerlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekilerek, yükseköğretime dair optimizasyon ihtiyacına sebep olan hususlara analizde yer verildi.
Analizde, "2005 yılında Türkiye'de sadece 77 üniversite varken ve üniversiteye yerleşme oranı yüzde 33 iken, 208 üniversitenin bulunduğu 2025 yılında bu oran yüzde 30'a geriledi. YKS başvurularında ise düşüş eğilimi sürüyor. 2026 yılında başvuru sayısı 2 milyon 425 bin 560 ile son 6 yılın en düşük seviyesine geriledi. Türkiye, akademisyen başına öğrenci sayısının (22,5) en yüksek olduğu 2. OECD ülkesi. Bu durum ve yoğun ders programları akademisyenlerin yayın ve araştırma yapma, proje geliştirme gibi bilimsel ve mesleki gelişimlerinin önüne geçmiş durumda." ifadeleri kullanıldı.
TÜİK verilerine göre, yükseköğretim mezunlarının esas iş gelirlerinin ortalama gelire oranı 2010 yılında 1,82 iken, 2022 yılında bu oranın 1,40'a kadar gerilediği bildirilen analizde şunlar kaydedildi:
"Üniversite diplomasının sağladığı gelir avantajının azalması, özellikle erkek öğrenciler açısından yüksek bir fırsat maliyeti yaratıyor ve iş gücüne erken katılım tercihini güçlendiriyor. Büyükşehirde okuyan bir üniversite öğrencisinin aylık temel yaşam maliyeti 10 bin ila 23 bin lira arasında değişiyor. Eğitim süresinin 1 yıl kısalması, bir öğrenci ve ailesini de yıllık 100 bin ila 230 bin lira arasında değişen bir ekonomik yükten kurtaracak. TÜİK verilerine göre lisans mezunlarının yalnızca yüzde 56,7'si eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslekte çalışırken sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon gibi alanlarda bu oran yüzde 20,6'ya kadar düşüyor. Mevcut durumda lisans mezuniyeti, iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklerin sağlanması için tek başına yeterli olmuyor. Özellikle pratiğe ve sahaya dönük alanlarda öğrencilerin dersliklerin dışına çıkabileceği imkanların oluşturulması öneriliyor."
Analizde, lisans süresinin 3 yıla inmesiyle eş zamanlı olarak, eğitimde verimliliği artırmak amacıyla her bölüm bazında "Asgari Mesleki Çekirdek Yetkinlik Standartları" tanımlanması da öneriliyor.
Önerilen optimizasyona bir "süre kısaltma" olarak bakılmaması ve bütüncül bir finansman dönüşümü olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizilen analizde, "Lisans süresinin 3 yıla indirilmesiyle elde edilecek 1 yıllık bütçe tasarrufunun kamu bütçesinden kesilmesi yerine, doğrudan üniversitelerin araştırma, Ar-Ge ve inovasyon fonlarına aktarılması öneriliyor. Böylece hem akademisyenlerin ders yükü hafifleyecek hem de üniversitelerin uluslararası yayın ve rekabet gücü artacak." ifadeleri kullanıldı.
Analizde ayrıca 3 yıllık esnek modele geçilebilmesi için 2547 sayılı Kanun ile Meslek Odaları Mevzuatlarında düzenlemeler yapılması tavsiye edildi.