Elder Genel Sekreteri Erdoğan: Yeni Tarife Döneminde 5 Yılda 777 Milyar Liralık Yatırım Planlanıyor
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, yeni tarife döneminde 5 yılda 777 milyar liralık yatırım planlandığını kaydetti. Erdoğan, "Bu kaynağın önemli bir bölümü şebekenin yenilenmesi, genişletilmesi ve teknik iyileştirmeler için kullanılacak. Planlı bakım bütçeleri de artırıldı. Ana hedefimiz kesinti sürelerini ve kesinti sıklığını aşağı çekmek" ifadelerini kullandı.
Haber: Erva GÜN
(SAMSUN) - Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, yeni tarife döneminde 5 yılda 777 milyar liralık yatırım planlandığını kaydetti. Erdoğan, "Bu kaynağın önemli bir bölümü şebekenin yenilenmesi, genişletilmesi ve teknik iyileştirmeler için kullanılacak. Planlı bakım bütçeleri de artırıldı. Ana hedefimiz kesinti sürelerini ve kesinti sıklığını aşağı çekmek" ifadelerini kullandı.
Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, gazetecilerle bir araya gelerek, beşinci tarife dönemine ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, yeni dönemde yatırım hacminin belirgin şekilde arttığını belirterek, temel önceliğin kesinti süreleri ile sıklığını azaltmak olduğunu söyledi.
Erdoğan, önümüzdeki beş yıllık süreçte toplam 777 milyar TL tutarında yatırım öngörüldüğünü ifade ederek, "2025 yılı Ekim ayı dolar kuru esas alındığında yaklaşık 19 milyar dolarlık bir yatırım söz konusu. Bu kaynağın önemli bir bölümü şebekenin yenilenmesi, genişletilmesi ve teknik iyileştirmeler için kullanılacak. Planlı bakım bütçeleri de artırıldı. Ana hedefimiz kesinti sürelerini ve kesinti sıklığını aşağı çekmek" dedi.
"Yatırımlar tarifeye kurallı biçimde yansır"
Yatırımların elektrik tarifelerine etkisine de değinen Erdoğan, dağıtım şirketlerinin gerçekleştirdiği yatırımların belirli mevzuat çerçevesinde tarifelere yansıtıldığını belirtti. Yatırımların 10 yıl içinde itfa edildiğini, itfa edilmemiş bölüm için ise düzenlenmiş bir getiri uygulandığını kaydeden Erdoğan, gelir tavanları ile tarifelerin düzenleyici kurum tarafından hesaplandığını söyledi.
Erdoğan, "Yatırımların tarifeye yansıması olacaktır ancak bu süreç kurallı ve denetimli bir şekilde ilerler. Faturalarda yer alan devlet desteği ise dağıtım bedeline değil, aktif enerji bedeline yönelik bir sübvansiyondur" ifadelerini kullandı.
Enerji dönüşümünde "Dağıtım 2.0" vurgusu
Enerji dönüşüm sürecinin merkezinde elektrifikasyon bulunduğunu dile getiren Erdoğan, bu sürecin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla destekleneceğini belirtti. Bu kapsamda "Dağıtım 2.0" olarak adlandırdıkları yeni bir kavramsal çerçeve geliştirdiklerini aktaran Erdoğan, "Planlama mantığımızın değişmek zorunda olduğu bir dönemdeyiz. İşletme mantığımızın geleneksel tek yönlü çerçeveden çıkarak çift yönlü enerji akışına dönüşmesi gereken bir dönemdeyiz" diye konuştu.
Dağıtıma bağlı üretimin hızlı bir artış gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, lisanssız üretim tesisi sayısının 35 bine yaklaştığını belirtti. Özellikle güneş enerjisi santrallerinin payının yükseldiğini ifade eden Erdoğan, "Bu gelişme mevcut şebeke planlama ve işletme anlayışını dönüştürüyor. Reaktif enerji yönetimi ve kapasite artırımı açısından yeni ve maliyetli yatırımlar yapmak zorundayız" dedi.
Elektrikli araç şarj ünitelerine güvenlik uyarısı
Erdoğan, elektrikli araç şarj üniteleri ve yüksek güçlü cihazların kullanımına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Tesisat uygunluğu kontrol edilmeden bu tür ekipmanların kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, öngörülmeyen yüklerin hem şebeke hem de kullanıcı açısından risk oluşturabileceğini söyledi.
Elektrikli araç şarj ünitelerinin güvenli şekilde yaygınlaşması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Apartman ve sitelerde elektrikli araç şarj ünitelerinin kurulumu konusunda ilgili bakanlık, hangi durumlarda kat malikleri kurulunun onayının gerekli olduğunu netleştirdi. Ancak hem ortak alanlarda hem de müstakil binalarda, kurulumdan önce ilgili elektrik dağıtım kuruluşundan onay alınması ve tesisin tüm güvenlik şartlarını sağlaması büyük önem taşıyor. Özellikle su basması, kaçak akım riski veya yetersiz tesisat gibi olasılıklara karşı tüm teknik önlemlerin alınması gerekiyor. Vatandaşlarımızın, olası can ve mal risklerine karşı bu süreçte teknik standartlara uygun hareket etmeleri gerekiyor."
"13 bin MW'lık GES kapasitesi reaktif yük oluşturuyor"
Erdoğan, artan çatı GES başvurularının dağıtım sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin soruya da yanıt verdi. Erdoğan, dağıtım şebekesine bağlı üretim tesislerinin sayısı ve kurulu gücündeki artışın mevcut planlama anlayışını zorladığını ifade etti.
Dağıtım sistemine bağlı üretim kapasitesine ilişkin verileri paylaşan Erdoğan, "Bizim dağıtım şebekesinde kaç tane santral var diye baktık. Yaklaşık 25 bin MW kurulu gücümüz var dağıtım şebekesinde. Toplam 35 bin santralden bahsediyoruz. Bunun 31 bin–31 bin 500'ü güneş santrali, 300 küsuru rüzgar santrali, 2 bin 500 civarındakiler de diğer santrallerden oluşuyor. Dağıtım bölgeleri arasında farklılıklar olabiliyor" ifadelerini kullandı.
Dağıtıma bağlı üretimin bazı bölgelerde talebin önemli bir bölümünü karşıladığını belirten Erdoğan, "Bir önceki saha ziyaretimiz kapsamında Çoruh'ta anlatılmıştı. Oradaki toplam talebin ortalamada üçte ikisi kadarlık kısmı dağıtıma bağlı üretimden karşılanabiliyor. Hatta bazı dönemlerde iletime elektrik aktarılması gibi, bugüne kadarki planlama mantığı içerisinde öngörülmeyen durumlarla karşılaşılıyordu" diye konuştu.
Bu gelişmelerin dağıtım şirketleri üzerinde ek yük oluşturduğunu dile getiren Erdoğan, iletim şirketi ile dağıtım şirketlerinin yetkileri arasındaki farklara işaret ederek, "Dağıtım şirketlerimiz de şebeke işletiyor, iletim şirketimiz de bir şebeke işletiyor. Fakat iletim şirketinin sistem işletmeye ilişkin sahip olduğu haklar, dağıtım şirketinin sahip olduğu haklarla kıyaslanamayacak kadar fazla" dedi. Dağıtım sistemine bağlı güneş santrallerinin kurulu gücünün 13 bin MW'a ulaştığını kaydeden Erdoğan, "Bu ciddi bir reaktif enerji yönetimi sorunu oluşturuyor. Özellikle bazı bölgelerde bu çok daha fazla hissediliyor" ifadelerini kullandı.
Dağıtım şirketlerinin bu sorunları çözmek için maliyetli yatırımlar yapmak zorunda kaldığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İletim şirketinin sahip olduğu yetkilere sahip olmadıkları için maliyetli çözümler bulmak durumunda kalıyorlar. Şebekenin kullanım kapasitesini zorlayacak yatırımların alanını farklılaştıracak reaktör yatırımları yapmak zorunda kalıyorlar. Bu da dağıtım sisteminin ve dağıtım şirketlerinin üzerinde bir yük oluşturuyor."
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız birkaç hafta önce 3 bin 500 MW'lık yeni bir lisanssız kapasitenin tahsis edileceğini açıklamıştı. Önümüzdeki dönemde bunun daha da artacağını öngörüyoruz. Elektrik dağıtım sektörü enerji dönüşümünün omurgasıdır. Çünkü enerji dönüşümü esas itibarıyla elektrifikasyondur. Elektrifikasyon da yenilenebilirle sağlanacaktır ve yenilenebilirlerin çok önemli bir kısmı dağıtıma bağlı olacaktır. Bu anlamda Türkiye'de bir konsept değişikliğine ihtiyacımız var."
Hüseyin Erdoğan, Teknoloji, Ekonomi, Enerji, Çevre, Teknoloji, Çevre, Enerji, Yatırım, Hüseyin Erdoğan, Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA