Ekran maruziyeti artınca günlük hastaların yüzde 60-70'inde göz kuruluğu görülüyor

Sağlık Haberleri

Göz hastalıkları uzmanları, ekran maruziyeti arttığı için göz kuruluğunu daha sık gördüklerini, günlük hastaların yüzde 60-70'inde bu şikayetlerin bulunduğunu belirtti. Yanma, batma, kızarıklık ve kumlanma olabilir; uzmanlar 20 dakikada bir 20 saniye göz dinlendirmeyi öneriyor.

Ekran bağımlılığının göz sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik konuşan Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burcu Yakut, "Göz kuruluğunu gerçekten daha fazla görüyoruz. Neden daha sık görüyoruz çünkü ekran maruziyeti çok fazla arttı. Günlük hastalarımızın yüzde 60-70'inde göz kuruluğu şikayetlerini görüyoruz. Yanma, batma, kızarıklık, kumlanma hissi olabiliyor. Çocuklar da dahi göz kuruluğu şikayetlerini görebiliyoruz" dedi.
Dijital ekranların hayatın önemli bir parçası haline geldiği günümüzde Medicana Zincirlikuyu Hastanesi'nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Efekan Coşkunseven ve Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Bölümü'nden Doç. Dr. Burcu Yakut göz sağlığına ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, kimi zaman iş ya da çeşitli nedenlerle bilgisayar, tablet ve akıllı telefon ekranlarına uzun süre maruziyet, küçük yaşlardan itibaren ekran bağımlılığının oluşması gibi durumların gözlerde kurulukla oluşturabildiğine dikkat çekti. Uzmanlar, yanma, batma hissi, kaşıntı, kızarıklık gibi yaşam kalitesini düşüren problemlere neden olan rahatsızlığa karşı yapılması gerekenleri sıraladı.
"Çeşitli sebepleri var"
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven, "Göz kuruluğu ne demek; birincisi göz salgımızın, ikincisi ise salgılanan gözyaşının içindeki malzemelerin yetersiz olması. Çeşitli sebepleri var, bunlar; bulunduğumuz ortam, yaşımız, bazı hastalıklarımız, kullandığımız telefon, tablet sayısının artması gibi nedenler, göz kuruluğunun en büyük sebepleri arasında. Hastalar genelde bir süre sonra görme kalitesinde azalma, ışıklarda dağılma, uzun süre bir şeye konsantre olduğunda, okuduğunda ya da bilgisayarda, tablette çalıştığında, araba kullandığında gözünde yanma, bakma şikayetleriyle geliyor" dedi.
"35 yaşında hastalarımızın birçoğunda göz kuruluğu ile karşılaşıyoruz"
'Tablet, telefon öyle bir düzeyde girdi ki hayatımıza artık bir parçası oldu' diyen Prof. Dr. Coşkunseven, "Dakikada göz kırpma sayımımız 15-20 kadar ancak kitap okuduğumuzda bu 12'ye, tablet, telefon ya da bilgisayar kullandığımızda neredeyse 5'e kadar düşüyor. Göz kapatma miktarımız o kadar önemli ki her gözümüzü açıp kapattığımızda gözyaşını yeniliyoruz ve yağlanmasını sağlıyoruz. Tabi ki klimalar, soğuk hava, stres, kullanılan bazı ilaçlar, antidepresanlar özellikle çok etkili. 35 yaşında neredeyse hastalarımızın birçoğunda göz kuruluğu ile karşılaşıyoruz. Hormon seviyesi, gözyaşı kalitesi açısından çok önemli ve hormon seviyesi düşmeye başladıkça göz kuruluğunu biz daha fazla görmeye başladık. Derecelendirme yaptıktan sonra da bazı testlerimiz var, çok masum, ufak testlerle göz kuruluğu derecesini anlayabiliyoruz" şeklinde konuştu.
"10 hastadan 3'ü ciddi göz kuruluğu nedeniyle bize geliyor"
'Göz kuruluğu tedavisi basamak basamak' diyerek sözlerine devam eden Coşkunseven, "Hiçbir zaman en üst basamaktan tedaviye başlamıyoruz. Suni gözyaşlarıyla bunların içinde yağ, bazı vitaminler var; gözyaşı miktarını ve kalitesini güçlendirmeye yönelik bazı damlalarla başlıyoruz. 2'nci basamakta immün spresif dediğimiz bazı ilaçlara başvurabiliyoruz. Gözlerimizi kapatarak belki 1,2, 3 dakika dinlenmek bile gözyaşı kalitemizi arttıracaktır. 10 hastadan 3'ü ciddi göz kuruluğu nedeniyle bize geliyor. Tablet, telefon, bilgisayar kullanımını belli bir limite indirmek ve sosyal hayata, spora dönerek yaşamayı öneriyorum"
"Ekran maruziyeti çok fazla arttı, daha fazla görüyoruz"
'Günümüzde göz kuruluğunu gerçekten daha fazla görüyoruz' diyen Doç. Dr. Burcu Yakut, "Hastalar çok sık göz kuruluğu şikayetiyle başvuruyor. Gözlerinde yanma, batma, kızarıklık, kumlanma hissi olabiliyor ve görme bulanıklığı şikayetleriyle hastalar gelebiliyor. Neden daha sık görüyoruz çünkü ekran maruziyeti çok fazla arttı. Bilgisayarda çalışıyoruz, boş zamanlarımızda telefona bakıyoruz, evde televizyon izliyoruz. Çocuklar da dahi şu anda göz kuruluğu şikayetlerini görebiliyoruz. Neden böyle oluyor; ekrana baktığımızda göz kırpma refleksimiz azalıyor" ifadelerini kullandı.
"20 dakikada bir 20 saniye gözümüzü dinlendirmeli"
Kişilerin göz sağlığını ihmal etmemesi gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Yakut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Göz kapaklarında gözyaşına yağ salgılayan bezler mevcut. Tam bir kapatma sağladığımızda o gözyaşının yapısı tamamen yenileniyor ve bu gözyaşında bulunan yağ komponenti gözyaşının daha yavaş buharlaşmasını sağlıyor. Tam bir kapatma sağlamadığımızda ne oluyor; gözyaşımız bu sefer daha hızlı buharlaşıyor. Göz kırpma sıklığı sıklığı azaldı hem de buharlaşması hızlandığı için de göz kuruluğu şikayetleri ortaya çıkıyor. Hafif, orta ve ağır olarak değerlendirebiliriz. Hafif evrelerde sadece yaşam tarzı değişiklikleriyle hastanın şikayetlerinde azalma sağlayabiliriz. Ekrana bakarken 20-20 kuralını hatırlatmak istiyoruz; 20 dakikada bir 20 saniye gözümüzü dinlendirmek ve daha sık kırpmaya dikkat etmek önemli değişiklikler. Klimalı ortamlar, hava kirliliği, havanın kuru olması bunlar da göz kuruluğu şikayetlerini artırıyor" şeklinde konuştu.
"Hastalarımızın yüzde 60-70'inde göz kuruluğu şikayetlerini görüyoruz"
Tedaviye yönelik bilgi veren Yakut, "Gözyaşı damlaları öneriyoruz, gözyaşı miktarını artırarak hastaların şikayetlerinin azalmasını sağlıyoruz. İleri bir kuru göz varsa o zaman daha farklı tedaviler uygulamak gerekiyor. Hastanın hormonal durumu, kullandığı ilaçlar, kontak lens kullanımı gibi şeyler de kuru göz semptomlarının artmasına sebep oluyor. Altta yatan başka sebepler de olabilir. Günlük poliklinik şartlarında hastalarımızın yüzde 60-70'inde göz kuruluğu şikayetlerini görüyoruz. Özellikle göz kapağı enfeksiyonları da eşlik edebiliyor. Hastaların geçmeyen şikayetleri varsa mutlaka göz doktoruna başvurmaları gerekiyor. Hastalarda romatizmal hastalık olması durumunda ağır kuru göz şikayetleri olabiliyor. Hastaların kendi kanından hazırladığımız otolog serum damlalar, antienflamatuar ilaçlar verebiliyoruz. Ekrana olan uzaklığımız da önemli, ekranın biraz daha göz düzeyimizin altında olması gerekiyor" dedi.