Eğitim Sen: "Okullar Kapanırken Eğitimin Sorunları Hala Çözüm Bekliyor"

Güncel Haberler

Eğitim -Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, Okullar Kapanırken Eğitimin ve Eğitim Emekçilerinin Sorunlarının Hala Çözüm Beklediğini Belirterek, AKP Hükümetini Eğitim Sorunlarına Yaklaşırken "Samimiyetsiz Bir Tutum" İçinde Olmakla Suçladı.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, okullar kapanırken eğitimin ve eğitim emekçilerinin sorunlarının hala çözüm beklediğini belirterek, AKP hükümetini eğitim sorunlarına yaklaşırken "samimiyetsiz bir tutum" içinde olmakla suçladı. Kılıç, "Hükümet sorunlara bütünlüklü çözüm üretmek yerine kendi önceliklerini gözetmiş, eğitime ilişkin haklar ve özgürlükler konusunu ise hep kendine yontarak yorumlamıştır" dedi.


Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç düzenlediği basın toplantısında, başta okullaşma oranları, eğitimde cinsiyet ayrımcılığı, eğitimin giderek ticarileşmesi, öğretmenlerin kadrolu istihdam sorunu ve sınav endeksli eğitim sistemi olmak üzere, geride bırakılan eğitim-öğretim yılının sorunları anlattı.


Okullaşma oranlarında istenilen hedefe ulaşılamadığını savunan Kılıç, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2008 rakamlarına bakıldığında, tablonun hiç de iç açıcı olmadığını söyledi. Kılıç, 2008 yılında ilköğretimde net okullaşma oranının yüzde 97.37, bu oranın erkeklerde yüzde 98.53, kızlarda da yüzde 96.14 olarak gerçekleşmesine rağmen, ailelerin gelir seviyesinin düşüklüğü, çocukların çalışmak zorunda bırakılması, devletin yeterli kaynağı ayırmaması ve gerekli yatırımları zamanında yapmaması gibi nedenlerle bu oranların tüm çağ nüfusuna yaygınlaştırılamadığına dikkat çekti. Kılıç, ortaöğretim çağ nüfusunun yüzde 41.44'ünün ortaöğretime devam etmediğini vurguladı.





-"KARDELEN AYŞE KAMPANYALARIN YETERSİZLİĞİNİN KANITI"





Genel Başkan Kılıç, okullaşma oranlarının yükselmesi için "Süslü ama yetersiz" kampanyalar değil, gerçekçi ve bütünlüklü politikaların gerektiğinin altını çizdi. Kız çocuklarının okullaşmasına ilişkin düzenlenen ve çoğunda Milli Eğitim Bakanlığı'nın da içinde yer aldığı kampanyalarda, sorunun daha çok kültürel unsurlara, ailelerin olumsuz tutumuna bağlandığı ve ailelerin ikna edilmeye çalışıldığını söyleyen Kılıç şunları dedi:


"Oysa yapılan araştırmalar göstermiştir ki, kız çocuklarının okullaşması önündeki en önemli engeller, yoksulluk, eğitimin masraflarını karşılayamama, çocuk işçiliği ve okulların kolay ulaşılabilir mesafede bulunmaması gibi etkenlerdir. Geride bıraktığımız eğitim-öğretim yılında, kampanya reklamı haline gelen "Kardelen Ayşe' öğretmenin, kadrosuz, sosyal güvenliksiz ve asgari ücret düzeyinde çalıştırıldığının ortaya çıkması, bu kampanyaların sınırlarını gözler önüne seren çarpıcı bir örnek olmuştu."





-OKUL VE ÖĞRETMEN SAYISI, ÖĞRENCİ ARTIŞININ GERİSİNDE





Eğitimin altyapı sorunlarına da değinen Kılıç, öğrenci sayısının her yıl artmasına karşın okul, derslik ve öğretmen sayısının bu artışın oldukça gerisinde kaldığını belirtti. Kılıç, 2007-2008 eğitim öğretim yılında bakılacak olursa, ilköğretimde öğrenci sayısı 10 milyon 870 bin 570 iken, okul sayısının 34 bin 93, derslik sayısının 315 bin 887, ilköğretimde görev yapan kadrolu öğretmen sayısının 409 bin 318, sözleşmeli öğretmen sayısının da 36 bin 134 olduğunu kaydetti. Kılıç, ortaöğretimde de bu rakamlara paralel sonuçların ortaya çıktığını, derslik ve öğretmen sayısının, her yıl artan öğrenci sayısı karşısında yetersiz kaldığını vurguladı. Kılıç, "Bu durumun en önemli nedenleri emeklilik ve eğitimde kadrolu istihdamın azaltılarak, sözleşmeli, ücretli gibi esnek istihdam uygulamasının benimsenmiş olmasıdır" dedi.





-MEB BÜTÇESİNDEN YATIRIMA AYRILAN PAY SÜREKLİ AZALDI





Eğitimin sorunlarının çözülmesi için atılması gereken en somut adımın, eğitim alanındaki kamu yatırımlarının artırılması olduğunu savunan Kılıç, AKP Hükümetini diğer tüm alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da özelleştirmeyi ilke edinmesiyle suçladı. MEB bütçesinden yatırıma ayrılan payın üçte iki oranında azaldığını öne süren Kılıç, "AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin yüzde 17,18'i yatırımlara ayrılırken, 5 yıllık iktidar sürecinde bu pay sürekli azalmış ve 2007 yılında 2002'deki rakamın yarısının da altına düşmüştür. 2008 yılında MEB bütçesinden yatırımlara ayrılan pay sadece yüzde 5,66 olarak tahmin edilmektedir. Sadece son altı yılın rakamlarına bakıldığında, AKP eliyle eğitim yatırımlarının nasıl bitirilme noktasına getirildiğini görmek mümkündür" diye konuştu.


Kılıç, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, öğretmen açıkları sorununu ise sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik istihdamı ile aşmaya çalışmasının yapısal sorunlara geçici çözüm üretmekten başka bir anlam ifade etmediğini belirtti. Bu tür istihdam politikaları sonucu, ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin, pek çok sosyal ve ekonomik haktan yoksun kaldığının altını çizen Kılıç, "Bu durum, eğitimin zaten düşük olan niteliğinin daha da düşmesi anlamına gelmektedir. Ayrıca on binlerce lisans ve ön lisans mezunu işsiz ve emekli maaşıyla geçinemeyen binlerce emekli öğretmen okullarda ücretli olarak istihdam edilmektedir" dedi.





-BİR ÖĞRENCİ ASGARİ 739 SINAVA GİRİYOR





Kılıç, sendikanın araştırmalarına göre bir öğrencinin dört yıllık bir fakülteden mezun olana kadar zorunlu olarak girip başarı göstermesi gereken asgari sınav sayısının 739 olduğuna dikkat çekti. Bunun sınava endeksli eğitimin kanıtı olduğu söyleyen Kılıç, şöyle konuştu:


"Bugün dershanelere giden öğrenci sayısı son 2002-2007 yılları arasında sürekli artış göstermiş ve 1.071.827'ye yükselmiştir. 2002 yılında özel dershane sayısı 2.122 iken, 2007 yılı sonu itibariyle bu rakam 3.986'ya ulaşmıştır. Aynı dönemde öğretmen sayısı 19.881'den 47.621'e yükselmiştir. Dolayısıyla son 5 yılda eğitim sistemi nitelik olarak daha da gerilemiştir. Eğitimin niteliği düştükçe özel ders ve dershane sistemi büyümüştür. Bu durumun doğal sonucu olarak, eğitim sistemi ve veliler dershanelere çalışmaya başlamış, ekonomik gücü olan veliler astronomik rakamlarla çocuklarını dershaneye gönderirken, ekonomik gücü olmayan velilerin çocukları sistemin dışına itilmiştir."





-"HÜKÜMET SORUNLARA BÜTÜNLÜKLÜ ÇÖZÜM ÜRETMİYOR"





AKP Hükümeti'ni bu yıl da eğitimin sorunlara yaklaşırken samimiyetsiz bir tutum içinde olmakla suçlayan Kılıç, "Hükümet sorunlara bütünlüklü çözüm üretmek yerine kendi önceliklerini gözetmiş, eğitime ilişkin haklar ve özgürlükler konusunu ise hep kendine yontarak yorumlamıştır. Hükümet her fırsatta eğitim hakkı, eğitime erişim, eşitlik, düşünce özgürlüğü konularına vurgu yapsa da uygulamada eğitim hakkından ve özgürlüklerden sadece kendisi gibi düşünenlerin eğitim hakkını ve özgürlüğünü anladığını göstermiştir" dedi. (ANKA)


(GO/ZG)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler