DSP Genel Başkanı Türker Nikah Şahitliği Yaptı
DSP Genel Başkanı Masum Türker, Partisinin Kocaeli İl Kadın Kolları Başkanı Tülin Keçeci İle Atilla Güngör'ün Yunus Emre Kültür Merkezi'ndeki Nikah Törenine Katıldı.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, "Ergenekon" soruşturması kapsamında gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili, "Bu olayı, yalnızca gazetecilerin gözaltına alınması olarak değil, Türkiye'de baskı rejiminin bir parçası olarak görmek gerekir" dedi. Türker, partisinin Kocaeli İl Kadın Kolları Başkanı Tülin Keçeci ile Atilla Güngör'ün Yunus Emre Kültür Merkezi'ndeki nikah törenine katıldı. DSP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, CHP Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya, DSP İl Başkanı Yakup Kalmuk, Kocaeli Muhasebeciler Odası Başkanı Ender Şenol ve mali müşavir Yonca Yılmaz ile birlikte nikah şahitliği yapan Türker, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan'ın kıydığı nikahta, çifte mutluluklar dileyerek evlilik cüzdanını geline verdi. Törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Türker, "Ergenekon" soruşturması kapsamında gazetecilerin gözaltına alınmasını, "Türkiye'de özgürlüğün açık şekilde kısıtlandığının ortaya çıkması" olarak yorumladı. "Ergenekon" bağlamındaki tüm soruşturmalarda gözaltına alınmış, tutukluluğu devam eden, davasına başlanan ya da başlanmamış gazeteciler olduğunu anımsatan Türker, Oda TV yöneticilerinin ardından, son dalgada da 10 gazetecinin gözaltına alındığını ifade etti. Türker, şunları söyledi: "Aslında bu operasyon Türkiye'de bir sindirme operasyonudur. Bu olayı, yalnızca gazetecilerin gözaltına alınması olarak değil, Türkiye'de baskı rejiminin bir parçası olarak görmek gerekir. Türkiye'de yasal düzenlemelerle hukuk aracılığıyla halk susturulmaya, gazeteciler sindirilmeye, özgürlükler kısıtlanmaya çalışılıyor. Başbakan ve onun arkadaşları 'ne yapalım biz yargıya karışamayız' diyorlar. Bu yargıyı onlar inşa etti." Masum Türker, eğer egemen dünya güçlerinin, emperyalizmin odağında olanların "Türkiye'de iki partili sisteme geçilmesi" talebi sağlanırsa Türkiye'de artık tamamen farklı bir yapıya, başkanlık rejimine geçilmiş olacağını ifade etti. Başkanlık rejiminin, 'Türkiye'nin federal yapıya bölünmesi, yavaş yavaş farklı bölgelerde, farklı dillerin konuşulmaya başladığı ve insanların birbiriyle ayrıştırıldığı, böyle bir ayrıştırılmaya açık olacağı" düzen anlamına geldiği görüşünü dile getiren Türker, "DSP olarak 'parlamentoda muhakkak dörtten fazla parti bulunsun' şiarıyla halkımıza sesleniyoruz: Bize oy verin. Bu olayları, bu baskı rejimini yaşamak istemiyorsanız siyasi rekabetin oluşmasını sağlayın. Bu, AKP'nin tek başına iktidar olmasının önünü kesmenin yoludur. Bu, Türkiye için son şanstır, bu şansı hep birlikte kullanalım" diye konuştu. - KOCAELİ
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA