Dp Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez: IMF Belirsizliği Krizi Derinleştiriyor

Politika Haberleri

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, "IMF Belirsizliğinin" Ortadan Kaldırılmasını İstedi.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, "IMF belirsizliğinin" ortadan kaldırılmasını istedi. Siyasi iktidarın, IMF'le anlaşma konusunu tam bir belirsizliğe sürüklediğini belirten Söylemez, "Piyasalar ile iç ve dış konjonktür için IMF'le anlaşmanın olmamasından daha kötü tek şey vardır. O da siyasi ve ekonomik belirsizliktir" dedi. Belirsizliğin kriz sürecini uzattığını ileri süren Söylemez, bu sürecin gerilimleri artırdığına, yatırım kararlarını ötelediğine, insanların ekonomik kararlar almasında caydırıcı bir etki yarattığına dikkat çekti. IMF'le anlaşma yapılması halinde, harcamaları kısan, yatırımları durduran klasik reçetelerden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Söylemez, aksi takdirde başarısız ekonomik yönetim nedeniyle krizin etkisinin iyiden iyiye ağırlaştığı Türkiye ekonominin daha da kötüye gideceğini ileri sürdü.

-HÜKÜMET EKONOMİK KRİZ SÜRECİNİ UZATIYOR-

DP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, IMF'le anlaşma konusunu tam bir belirsizliğe sürükleyen iktidarın, bu tavrıyla ekonomik kriz sürecini uzattığını ileri sürdü. Piyasalar ile iç ve dış konjonktür için IMF'le anlaşmanın olmamasından daha kötü tek şey olduğuna değinen Söylemez, "O da siyasi ve ekonomik belirsizliktir" diye konuştu. Ekonomik belirsizliğin gerilimleri artırdığına, yatırım kararlarını ötelediğine, insanların ekonomik kararlar almasında caydırıcı olduğuna dikkat çeken Söylemez, "Başbakan Erdoğan ve ekonomi yönetimine soruyoruz: IMF'le anlaşma var mıdır, yok mudur? Evet mi, hayır mı? Ama aldığımız cevap, ne evet, ne de hayır. Hiç anlamadığımız bir şey: Havet diyorlar. Bu tabii ne piyasaların, ne de kamuoyunun anlayabileceği bir şey değildir" dedi.

-ÖNCELİKLİ GÜNDEM EKONOMİ-

18 Mayıs'ta Genel Kurulu'nu yaparak Hüsamettin Cindoruk'la yoluna devam etme kararı alan DP, ilk basın toplantısını "ekonomiye" yönelik olarak gerçekleştirdi. DP Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan DP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, DP'nin öncelikli gündem maddesinin ekonomi olacağını söyledi. 2009 yılında yaşanan ekonomik küçülmesinin, 2001 krizinden daha kötü olacağı endişe ettiklerini dile getiren Söylemez, bu nedenle ilk basın toplantılarında hükümete IMF belirsizliğini ortadan kaldırmaları çağrısında bulunduklarını kaydetti. "Biz lobilerin değil, KOBİ'lerin, esnafın, çiftçinin ve çalışanın sözcüsü olacağız" dedi. İktidarın ihmali ve önlem alınamaması nedeniyle krizin Türkiye ekonomisini savunmasız bıraktığını ileri süren DP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, DP olarak ekonomik kriz mağdurlarının sesi ve vicdanı olacaklarını ifade etti. 10 yıl önce Türkiye IMF'le bir ekonomik program yaptığında resmi işsizlik oranının yüzde 6.5 civarında olduğunu anımsatan Söylemez, şimdi bu oranın yüzde 16.1 olduğunu vurguladı. Piyasalarda ve ekonomilerde yangına neden olan IMF'den itfaiyeci olması beklendiğini dile getiren Söylemez, "Piyasada, IMF'nin itfaiyeci olacağı beklentisi yaratılmıştır. Piyasaların algısı bu yöndedir. Bu belirsizliğin çözülmesi gerekir. Kaldı ki, IMF'le anlaşma yapılsa bile IMF'nin klasik, bizim gibi ülkeleri yokluğa ve sıkıntıya sokan o reçeteleriyle gidemeyiz. IMF harcamaları kısan, yatırımları durduran reçeteleri bir daha uygulamamalıdır. Zaten ekonominin durumu ortadadır. Bu tablonun ekonominin tedbirleriyle kabusa dönüşmesi önlenmelidir" dedi.

-İKTİDARIN İHMALİ EKONOMİYİ SAVUNMASIZ BIRAKTI-

Ekonomide ve dünyada ucuz, bol dövizin ve uluslararası sermaye iştahının yerinde yeller estiğine dikkat çeken Söylemez, yeni bir zihniyetle, yepyeni bir ekonomik vizyonla ekonomik geleceğin beraber inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Dış dünyada başlayan ama iktidarın ihmali ve önlem almamasıyla derinleşen krizin ağır etkileriyle bugün ülkenin savunmasız bir biçimde karşı karşıya kaldığını kaydeden belirten Söylemez, "Krizin teget geçtiğini söyleyerek, kredi kartı borçlularını dürüst olmamakla itham ederek, krizde sıkıntıya giren işletme sahiplerini becerisizlikle suçlayarak, ülkede krizi yönetemezsiniz. Krizde vatandaşı, yatırımcıyı, tüketiciyi suçlamakla değil, o koşullardan nasıl ve en az hasarla çıkılabileceğini söylemek zorundasınız" dedi. Ekonomik krizin mağduru olan, sahip çıkılmayan, yok sayılan, sesini duyuramayan mazlum, mağdur ve onurlu kesimlerin sesi ve vicdanı olacaklarını dile getiren Söylemez, gerçek bir üretim istihdam ekonomisinin önünü açacaklarını ifade etti.

-EKONOMİ DEMOKRATİKLEŞTİRİLECEK-

"Ekonomiye de demokratikleştireceğiz" diyen Söylemez, Şeffaf, hesap veren, adil ve güvenilir bir ekonomik politika izleyeceklerine dikkat çekti. Sınırsız ve kontrolsüz bir finansal mühendisliğin sentetik kağıtlarından türev ürünlerden oluşturulan bugünkü sanal kumarhane ekonomisinden uzaklaşacaklarını vurgulayan Söylemez, üreten, imal eden, satan, ihraç eden, istihdam yaratan, rekabet eden gerçek, şeffaf bir piyasa ekonomisini bütün kurum ve kurallarıyla hayata geçireceklerinin altını çizdi.

-PİYASALARDA GÜVEN KALMAMIŞ-

Piyasalarda güven kalmadığına değinen Söylemez, icralar, hacizler, protestolu senetler, karşılıksız çeklerle iş dünyasının büyük bir çıkmaz içinde olduğunu ileri sürdü Bankaların Hazine'ye bol kepçe borç vererek bütçe açığını finanse ettiğine dikkat çeken Söylemez, ihtiyacı olan özel sektöre ve üreticiye ise mesafeli durduklarını vurgulayarak, "Güven kalmamış, itimat kalmamış" dedi.

Toplam vergi gelirlerinin yüzde 70'inin dolaylı vergiler, yüzde 30'unun ise doğrudan vergler olmasının büyük bir çelişki olduğunu ifade eden Söylemez, bu düzeydeki dolaylı vergilerin, vergide adaletsizliği en açık göstergesi olduğunu kaydetti.

-İŞSİZLİK GENÇLERİN ÖNÜNÜ TIKAMASIN-

Sosyal faciaya dönüşen işsizliğin istikbal bekleyen gençlerin önünü tıkamasına izin vermeyeceklerini belirten Söylemez, üreten, istihdam yaratan bir ekonominin hedeflenmesi gerektiğini vurguladı. Söylemez, içinde insan olmayan ekonomik programların da IMF programlarının da kalıcı bir yararı olmadığına dikkat çekti.

Söylemez. bu ülkenin kaderine yolsuzluk ekonomisinin, deniz fenercilerinin, gemicikleri, mücevhercileri olan mahdumların, ABD'de burs veren iş adam yandaşların, partizan bürokratların yandaş medyacıların, partizan bürokratların, yandaş medyacıların hükmetmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

-490.8 MİLYAR DOLAR KAMU BORCUYLA ÜLKENİN GELECEĞİ İPOTEK ALTINA ALINDI-

Söylemez, 2008 yılı sonu itibariyle kamu sektörünün toplam borç stokunun 490.8 milyar dolar olduğuna dikkat çekerek, bunun sürdürülebilir bir durum olmadığını söyledi.

Türkiye'de bugün hiç kimsenin kapalı devletçi ve kolektivist bir ekonomik modeli savunmadığına değinen Söylemez, ancak altta kalanın canının çıktığı, kuralsız, denetimsiz, ölçüsüz bir vahşi kapitalizm anlayışının da Türkiye'yi getirdiği noktadan ortada olduğunu vurguladı. Finansal cambazlıklarla, sıcak parayla bir tür kumarhane kapitalizminin sağlıklı bir yol olmadığına değnen Söylemez, o nedenle rekabetçi, sermayeyi tabana yayan, piyasaya giriş engellerinin olmadığı, üretimi ve tasarrufu esas olan gerçekçi bir kur rejiminin uygulandığı liberal piyasa ekonomisinin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret etti.

-DOĞU'DA 2'İNCİ NESİL KAMU KURULUŞLARI FAALİYETE GEÇİRİLMELİ-

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da özel sektör yatırımlarının, mevcut koşulların ve altyapının da eksikliği nedeniyle başarılı olamadığına dikkat çeken Söylemez, verilen teşviklerin ve kredilerin israf olduğunu vurgulayarak, bölgede ikinci nesil kamu iktisadi kuruluşların kurulması gerektiğini belirtti.

Söylemez, Maliye Bakanlığı'ndan yetkisini kullanmasını isteyerek, emlak vergisi birinci taksit ödemelerinin ödeme süresinin uzatılmasını önerdi. (ANKA)

(HGS/BÜN)
Kaynak: ANKA / Politika

, Haberler