Diyarbakır Milletvekili Tanrıkulu fon krizine Meclis'te araştırma komisyonu istedi

Güncel Haberler

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, fon kriziyle ilgili Meclis'te araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Tanrıkulu, kamu kaynaklarının hesabının sorulmasını ve halkın parasının halkın bütçesine geri kazandırılmasını istedi.

(ANKARA) - YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Fon kriziyle ilgili olarak Meclis'te mutlaka bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Bu süreçten kimler rant elde etmişse; kim olursa olsun, hangi aileden, hangi siyasi çevreden ya da hangi ilişkiler ağından gelirse gelsin, kamu kaynaklarının hesabı sorulmalıdır. Halkın parası, halkın bütçesine geri kazandırılmalıdır" dedi.
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bütçe harcamaları ve fon krizine ilişkin açıklama yaptı. Tanrıkulu, şunları kaydetti:
"Meclis'te bütçe görüşmeleri devam ediyor. Bütçe hakkı, her yurttaşımızın en temel haklarından biridir ve tarihi yüzyıllara dayanmaktadır. Meclis'in en önemli görevlerinden biri de bütçe yapmaktır. Yani gelirlerin nasıl toplanacağına, harcamaların hangi önceliklere göre yapılacağına karar vermek ve bütçeyi uygulayan hükümeti denetlemek. Meclis'in bu üç temel fonksiyonu, yaptığı çalışmaların esasını oluşturmaktadır. Şimdi parlamentoda bütçe görüşmeleri devam ediyor. Uzun bir bütçe maratonu bizi bekliyor. Geçtiğimiz günlerde bu bütçenin temel özelliklerini, neden haktan yana olmadığını anlatmıştık. Peki, biz ne öneriyoruz? Bu bütçede yaklaşık 4 trilyon lira faize gidiyor. Faiz giderleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesinden de Sağlık Bakanlığı'nın bütçesinden de çok daha fazla. Yani yurttaşlardan toplanan vergilerin çok büyük bir kısmı faize ayrılıyor. Bu son derece yanlış bir tercihtir. Bunun sorumlusu da 25 yıldır, çeyrek asırdır iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi'dir.
"FAİZ YERİNE KALKINMAYI ESAS ALAN BİR MODEL BENİMSENMELİDİR"
Bizim önerimiz, faiz yerine kalkınmayı esas alan bir modelin benimsenmesidir. Üstelik bunun için gerekli kaynaklar bütçede vardır. Siyasal tercihlerinizi ranttan ve servetten yana değil; haktan, emekten, ezilenden ve yurttaştan yana kullanırsanız kaynakları bulabilirsiniz. İkinci olarak, bu bütçede kamucu bir vergi reformu esas alınmalıdır. Servet vergilendirilmeli, dolaylı vergiler en aza indirilmelidir. Temel gıda ürünlerinden alınan KDV düşürülmelidir. Bunları gerçekleştirmek için gereken kaynaklar da bütçede, toplanan gelirlerde mevcuttur. Üçüncü olarak, ücret ve aylıkların enflasyon karşısında erimesini önleyecek bir model oluşturulmalıdır. Daha en başından ücret ve maaş artışları buna göre düzenlenmeli, enflasyon yükseldikçe yurttaşların gelirlerinin erimesinin önüne geçilmelidir. Bu güvence, yeni bir kanuna ihtiyaç duyulmadan bütçe kanunuyla sağlanmalıdır. Emeklilerin, asgari ücretlilerin, işçilerin ve memurların ücretleri ve maaşları enflasyon karşısında erimemelidir. Yurttaşlar ocak ayında zam alıyor ancak daha dördüncü, altıncı ya da sekizinci ayda aldıkları maaş enflasyon karşısında değerini kaybediyor. Bunun mutlaka önüne geçilmelidir.
"ÇİFTÇİLERİMİZİN EZİLMESİNE ARTIK SON VERİLMELİDİR"
Bir başka önemli konu da tarımsal desteklerdir. Yasaya göre tarımsal desteklerin gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'i düzeyinde olması gerekiyor. Bu, çiftçilerimiz açısından aynı zamanda kazanılmış bir haktır. Ancak bugün bütçeden ayrılan pay binde seviyesindedir. Bu oranın yüzde 1'e çıkarılması için ilk adım atılmalıdır. Yüzde 1'e hemen ulaşılamıyorsa bile en azından binde 5 seviyesine yükseltilmelidir. Bunun da kaynakları bütçede vardır. Çiftçilerimizin bu şekilde ezilmesine artık son verilmelidir. Bir diğer önerimiz, bütçe hakkının yeniden tesis edilmesidir. Örneğin Cumhurbaşkanı'na bütçe tertipleri arasında yüzde 10'a kadar aktarma yetkisi verilmiştir. Bu yetki, Meclis'in ve yurttaşların bütçe üzerindeki denetim hakkının devre dışı bırakılması anlamına gelmektedir. Elbette yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanı'nın belirli bir aktarma yetkisi olabilir. Ancak bu oranın yüzde 10 olması doğru değildir; yüzde 2'ye düşürülmesi gerekir. Meclis'in bütçe yapma ve denetleme hakkı, yurttaşlar adına güvence altına alınmalıdır.
"FON KRİZİYLE İLGİLİ MECLİS'TE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALIDIR"
Son olarak, fon krizinin etkileri de devam ediyor. Bu etkilerin ne kadar süreceğini bugün için bilmiyoruz. Doğrudan zararın 20 milyar dolar, toplam etkinin ve maliyetin ise yaklaşık 114 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan çalışmaları ve yeniden inşa faaliyetlerini anlatırken maliyeti 100 milyar dolar olarak açıklamıştı. Kahramanmaraş, Antakya, Adıyaman ve Malatya başta olmak üzere 10 ilimizde büyük bir yıkım yaşandı. Yeni yerleşimler kuruldu, binlerce konut yapıldı ve yapımı devam ediyor. Depremin bütçeye maliyeti de yaklaşık 100 milyar dolar olarak açıklandı. Ancak fon krizinin yol açtığı gider ve maliyetin yaklaşık 114 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Yani söz konusu maliyet, deprem için açıklanan maliyetin de üzerinde. Bu nedenle fon kriziyle ilgili olarak Meclis'te mutlaka bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Bu süreçten kimler rant elde etmişse; kim olursa olsun, hangi aileden, hangi siyasi çevreden ya da hangi ilişkiler ağından gelirse gelsin, kamu kaynaklarının hesabı sorulmalıdır. Halkın parası, halkın bütçesine geri kazandırılmalıdır. Bunun için gerekli inceleme yapılmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı ve kamu kaynaklarının korunması sağlanmalıdır."
Uygulamayı yükle! YÜKLE