"Diyanet Papalık Değil"

Politika Haberleri

Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, "Başını Örtüp Örtmemesi Konusunda İnsanları Kategorize Etmeyelim." Dedi

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Ahilik Haftası kutlamalarına katılmak üzere geldiği Kırşehir'de, "Başını örtüp örtmemesi konusunda insanları kategorize etmeyelim. Türkiye özgürlükler ülkesi olmalı. Başörtüsü sorunu ancak ve ancak bir özgürlük projesi olarak ele alınırsa, özgürlük bağlamında tartışılırsa çözülebilir" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın 'Türban konusunu Diyanet'e soralım' açıklamasına Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu cevap verdi: Diyenet Papalık değil, başörtüsü özgürlük sorunu.

Ahilik Haftası kutlamalara katılan ve Cuma Namazı öncesinde Hoca Ahmet Yesevi Camii'nde saat 12.00'de Ahilik konulu vaaz veren Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, "Biz sözümüzü söyledik. Diyanet'in bu çizgiyi değiştirmesini beklemek yerine, siyasetçilerin bu realiteyi göz önüne alarak bir barış projesi olarak, bir özgürlük çerçevesi içerisinde konuyu ele alması gerekir" yanıtı verdi.

BAŞÖRTÜSÜNÜN ÇÖZÜM YERİ MECLİS

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, başörtüsü sorunun çözüm yerinin Meclis olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:

"Biz başörtüsü konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gereken sözü söyledik. Başörtüsünün dini bir vecibe olduğunu söyledik. Ancak başörtüsünün Müslümanlığın giriş şartı olmadığını, örten örtmeyen herkesin ben Müslüman'ım dediği sürece Müslüman olduğunu söyledik. Yine başını örten herhangi bir hak mahrumiyetine, hak kısıtlamasına maruz kalsın ne de başını açan incinsin dedik. Yani bu 3 temel fevkalade önemlidir. Başörtüsünün dini vecibe olduğunu, siyasetçilerin ve medyanın tartışmaması lazım. Çünkü o 4 asırlık bir gelenek ortadadır. O 4 asırlık gelenek ortadayken Kuran ve sünnetin dini kaynaklarının bu açık bilgisi varken, bu konuda tartışmalar sadece incitici olmakta ve insanların daha radikal tavırlar sergilemesine ve kilitlenmesine yol açmaktadır. Diyanetin bu çizgiyi değiştirmesini beklemek yerine siyasetçilerin bu realiteyi göz önüne alarak bir barış projesi olarak bir özgürlük çerçevesi içerisinde konuyu ele alması gerekir. Şunu da söyleyeyim başörtüsü sorunu laiklik tartışmalarıyla çözülemez. Türkiye'nin çağdaşlaşması ve modernleşmesi tartışmasıyla çözülemez. Başörtüsü sorunu ancak ve ancak bir özgürlük projesi olarak ele alınırsa özgürlük bağlamında tartışılırsa çözülebilir. Şimdiye kadar 2 büyük yanlış oldu. Bir, başörtüsünü kadınların başını açmasını Türk modernleşmesinin çok önemli unsuru, başını kapatmasını, örtmesini de Türk modernleşmesinin adeta yani iptali olarak gören bir anlayış fevkalade yanlış oldu. İki, başörtüsünü laiklikle ilişkilendirmek de son derece yanlıştır. Pozitif bir laiklik anlayışı her zaman sıkıntı çıkarır. Sosyal projelerimizi işletirken insanların duygu dünyalarını, insanların inançlarını, inanışlarını, örflerini, geleneklerini, adetlerini, insan ilişkilerine yön veren asıl ana kaynakları göz önüne almak gerekir. Bunu almazsa sosyal projeler başarılı olmaz. Bu itibarla ben bu konunun bir özgürlük bağlamında ele alınmasının son derece yararlı olduğunu görüyorum. Bu konuda yanlış kapıdan girilmediği için seviniyorum. Artık konu bir özgürlük bağlamında tartışılıyor. ve elbette bunu siyasetçiler çözeceklerdir. Onlar tartışıp bir ortak akıl ile yol bulacaklardır. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı gereken sözü söylemiştir. Her din, her gece yatıp sabah kalktığımızda yeni bir şeye imkan vermez. Din 14 asırdır böyle bir istikrarı vardır, dinin söyleyeceğini söyler, yapabilen yapar, yapamayan da yapmaya çalışır, en azından yapamadığı için üzülür. Ama hiç kimsenin 'Dinin gereklerini yerine getirdi, getirmedi' diye incitmesine yargılamasına da mahal yoktur."

Salih GÜNER/KIRŞEHİR,(DHA)
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika

, Haberler