(ANKARA) - DİSK Basın-İş, gazeteci Derya Okatan'ın derhal serbest bırakılmasını isteyerek, "Tutuklama, bir cezalandırma yöntemine ve gazetecileri susturmanın aracına dönüştürülemez" açıklamasını yaptı. Okatan da Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nden gönderdiği mesajında, "Tutuklanmama neden olan yanlışlığın en kısa sürede çözüleceğini ve aranıza döneceğimi umuyorum" ifadelerini kullandı.

DİSK'e bağlı Basın-İş Sendikası, aynı zamanda sendikanın disiplin kurulu üyesi de olan gazeteci Derya Okatan'ın tutuklanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, tutuklama kararının yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik bir müdahale değil, aynı zamanda halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğine yönelik "ağır bir saldırı" niteliği taşıdığı belirtildi. Derya Okatan'ın yıllar öncesine ait olduğu belirtilen belgeler gerekçe gösterilerek tutuklandığı ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ancak tutuklamaya dayanak yapılan harici diskin 2019 yılında başka bir soruşturma kapsamında imajı alınarak incelendiği, Derya Okatan'ın o tarihten sonra bu harici diski kullanmadığını söylediği ve suçlamaya konu dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin 2010'u gösterdiği belirtilmektedir. Derya Okatan ayrıca söz konusu belgeleri ilk kez ifade sırasında gördüğünü söylemektedir. Bu durumda yapılması gereken, bir gazeteciyi tutuklamak değil, önce bu belgelerin harici diske ne zaman, nasıl ve kim tarafından aktarıldığını ortaya çıkarmaktır. 2019 yılında alınmış adli imaj ile mevcut harici disk karşılaştırılmadan, belgelerin sonradan eklenip eklenmediği araştırılmadan, Derya Okatan'ın bu dosyaları bilerek temin ettiğini, açtığını ya da kullandığını gösteren teknik bir bulgu ortaya konulmadan tutuklama kararı verilmesi kabul edilemez.
"ŞAİBESİ GİDERİLMEMİŞ MATERYALLER"
Şaibesi giderilmemiş dijital materyaller, bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının dayanağı haline getirilemez. Savcılığın, gazetecinin ifadesini almadan tutuklama talep etmesi, mahkemenin ise savunmanın işaret ettiği bu temel soru işaretlerini ve tutuklamanın ölçülülüğünü yeterince değerlendirmeden bu talebi kabul etmesi, hukuk güvenceleri açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır. Tutuklama, bir cezalandırma yöntemine ve gazetecileri susturmanın aracına dönüştürülemez. Burada asıl mesele yalnızca bir harici diskte bulunduğu ileri sürülen belgeler değildir. Asıl mesele, gazetecilerin haber kaynaklarıyla, arşivleriyle, mesleki çalışmalarıyla ve kamuoyunun bilmesini sağladıkları gerçeklerle birlikte yargısal baskının hedefi haline getirilmesidir.
Derya Okatan'ın derhal serbest bırakılmasını, hakkındaki suçlamaların hukukun evrensel ilkeleri ve basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesini, söz konusu belgelerin harici diske ne zaman ve nasıl aktarıldığının 2019 yılında alınmış adli imajla karşılaştırılarak bağımsız bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz."




"TUTUKLANMAMA NEDEN YANLIŞLIĞIN EN KISA SÜREDE ÇÖZÜLECEĞİNİ UMUYORUM"




Açıklamada, 2 Ekim'den bu yana Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Derya Okatan'ın mesajına da yer verildi. Okatan mesajında, "Türkiye'de hemen her gazetecinin bir kez uğradığı hapishaneleri ben de mesleğimin 20. yılında gördüm, ne yazık ki… Ama sağlığım ve moralim iyi. Tutuklanmama neden olan yanlışlığın en kısa sürede çözüleceğini ve aranıza döneceğimi umuyorum. Dayanışma gösteren herkese çok teşekkür ediyorum. Tüm dostlara selam ve sevgiler" ifadelerini kullandı.