Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bilman'ın Haftalık Basın Toplantısı

Politika Haberleri

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Levent Bilman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Konusu ile Bağlantılı Olarak Türkiye'nin NATO ile AB Arasında İşbirliğini Engelleyici Bir Tavır Takındığı Yönündeki Haberlerle İlgili Olarak, "Türkiye'nin NATO ile AB Arasındaki İlişkilerin Geliştirilmesine Herhangi Bir İtirazı Bulunmamaktadır. Türkiye'nin Sadece Üzerinde Hassasiyetle Durduğu Husus, Bu İkili İşbirliğinin İki Ö...

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Levent Bilman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi konusu ile bağlantılı olarak Türkiye'nin NATO ile AB arasında işbirliğini engelleyici bir tavır takındığı yönündeki haberlerle ilgili olarak, "Türkiye'nin NATO ile AB arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Türkiye'nin sadece üzerinde hassasiyetle durduğu husus, bu ikili işbirliğinin iki örgüt arasında önceden belirlenmiş, halen mevcut olan ve tüm müttefiklerin kabul etmiş olduğu

uzlaşmaya, çerçeve anlaşmalarına uygun şekilde yürütülmesidir. Bu bir itiraz değil, beklentidir" dedi.

Bilman, Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, bugün ve yarın Dışişleri Bakanlığı'nda Körfez bölgesindeki gelişmeleri değerlendirmek amacıyla bu bölgede görev yapan büyükelçiler ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül başkanlığında bir istişare toplantısı düzenleneceğini bildirdi. Bilman, Ortadoğu'da oldukça dinamik gelişmeler yaşandığına işaret ederek, "Toplantıların iki temel amacı var. Birincisi Ortadoğu'daki hareketliliğin yakın çevresindeki Körfez'e olan etkilerini değerlendirmektir.

İkincisi de bölge ülkeleriyle olan ikili ilişkilerin mevcut seyrinin ele alınmasıdır" dedi. Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bilman, söz konusu toplantının özellikle Ulus'taki bombalı saldırıdan sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın terörün kaynağının dış kaynaklı olabileceği yönündeki işareti ile ilgisi olup olmadığının sorulması üzerine, "Hayır yoktur. Bu tür toplantıların hazırlıkları çok uzun zaman evvelden yapılmaktadır. Hazırlıklar çok uzun zaman önce yapılmıştır"

yanıtını verdi.

Bilman, 9 Nisan'da Irak'a PKK ile ilgili bir nota gönderildiğinin hatırlatılarak, bu notaya fiili ya da sözlü bir yanıt gelip gelmediğinin sorulması üzerine ise, aradan süre geçtiğini ve kendisine gelen bir bilgi olmadığını söyledi. Bir gazetecinin "Türkiye TBMM'den herhangi bir yetki almadan Kuzey Irak'a bir operasyon yapabilir mi?" şeklindeki sorusuna ise Bilman, "İdari ve teknik hazırlıklar açısından bakıldığında sanıyorum sayın Başbakanımızın ve sayın Bakanımızın yakın zamanda yapmış olduğu

açıklamaları esas almak lazım. Sayın Başbakanımızın özellikle dün belirttiği hususlara benim ekleyeceğim bir şey yok" karşılığını verdi.

Bu hafta sonu Irak Özel Temsilcisi Oğuz Çelikkol'un Irak'a yapacağı ziyarette hangi konuların görüşüleceği ve önceki ziyaretinde olduğu gibi KDP lideri Mesud Barzani ile görüşüp görüşmeyeceğinin sorulması üzerine Bilman, Büyükelçi Çelikkol'un görevi icabı sadece Irak'a değil çeşitli ülkelere zaman zaman seyahat ettiğini ve bu çerçevede belli bir seyahat programını izlediğini söyledi. Ziyaretin kesin tarihini paylaşamayacağını belirten Bilman, "Tabiatıyla Irak Özel Temsilcisi olması sıfatıyla Irak'a

gidince her zaman olduğu gibi hükümet yetkilileriyle üst düzey ve daha altta teknik düzeyde yetkililerle görüşmelerde bulunacaktır. Son gelişmelerle doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır bu ziyaretinin. Ama tabiatıyla oraya gidince her konuyu ele alacak" dedi.

Bilman, Barzani görüşmesi ile ilgili olarak da, programın ayrıntılarını paylaşamayacağını, ama Çelikkol'un hem üst düzey hem teknik seviyede çeşitli temaslarda bulunması öngörüldüğün yineledi. Irak'a verilen notanın ardından 11 Nisan'daki basın toplantısında 'acil ve kararlı adım bekliyoruz' sözlerinin hatırlatılması ve bu aciliyet beklentisinin doğup doğmadığının sorulması üzerine ise Bilman, "Notamızda belirtilen husus açıktır. Biz illa ki yazılı bir şekilde cevabın peşinde değiliz. Bizim beklediğimiz

acil ve kararlı önlemler alınmasıdır. Bu konuları herhalde önümüzdeki günlerde sizlerle daha ayrıntılı tartışma imkanımız olacak" diye konuştu.

Bir zoru üzerine Bilman, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Rafet Akgünay'ın Terörle Mücadele Özel Temsilciliği'ne atanmasının ardından ABD'li muadili Ralston'la herhangi bir teması olmadığını, önümüzdeki toplantılar açısından programın da yapılmakta olduğunu kaydetti. Brüksel'den gelen haberlerde Türkiye'nin NATO ile AB arasında işbirliğini engelleyici bir tavır takındığının belirtilmesi ve bunun nedeninin de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi konusu olduğunun hatırlatılması üzerine Bilman, "Biz Güney

Kıbrıs Rum Yönetimi'nin adanın tümünü temsil etmediğini, Kıbrıs Türk tarafını temsil etmediğini ve edemeyeceğini defalarca söyledik. Türkiye'nin NATO ile AB arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Nitekim bu işbirliği mekanizması çerçevesinde yapılmakta olan uluslar arası operasyonlarda Türkiye yer almaktadır. Türkiye'nin sadece üzerinde hassasiyetle durduğu husus, bu ikili işbirliğinin iki örgüt arasında önceden belirlenmiş, halen mevcut olan ve tüm müttefiklerin

kabul etmiş olduğu uzlaşmaya, çerçeve anlaşmalarına uygun şekilde yürütülmesidir. Bu bir itiraz değil, beklentidir" şeklinde konuştu.

NATO ve AB'nin geçmiş uzlaşmalarının ne olduğunun sorulması üzerine ise Bilman, bu uzlaşılmış çerçeveden anladıklarının AB'nin Aralık 2002 tarihinde Kopenhag Zirvesi'nde aldığı kararlar ve NATO Konseyi'nin bunu takiben almış olduğu kararlar olduğunu söyledi. Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliğine karşı söylemlerinin hatırlatılması üzerine ise Bilman, "Zaman zaman bazı AB üyesi ülke yetkililerince veya AB kurumları tarafından Türkiye'nin AB ile müzakere sürecine olumsuz yansımaları olacak beyanlar

yapılabilir. Bunları biz Türkiye açısından cesaret verici açıklamalar olarak görmüyoruz. Yani bunların yapılmaması daha iyi olur" dedi.

Ulus'taki bombalı saldırının ardından Türkiye'nin müttefiklere herhangi bir çağrısı olup olmadığının sorulması üzerine Bilman, "Uluslararası terör Türkiye tarafından en sert biçimde kınanmış bir olgu. Türkiye hep işbirliği çağrısı yapmış bir ülkedir. Türkiye son olarak bu olay sonrasında bizzat sayın Başbakanımızın ağzından uluslararası topluma yeniden bir çağrıda bulunmuştur. Sayın Başbakanımız uluslararası alanda bir işbirliği platformu oluşturulması gerektiğine özel bir vurgu yapmıştır. Türkiye bu

görüşünü muhafaza etmekte ve bütün muhataplarıyla temaslarında bu konuyu işlemektedir" diye konuştu.

Türkiye'nin Ortaklık Konseyi Toplantısı'nın bir kez daha ertelenmesinin nedeninin sorulması üzerine ise Bilman, "Hem AB tarafındaki bazı mülahazalar hem Türkiye açısından bazı mülahazalar nedeniyle Ortaklık Konseyi'nin mümkün olduğu takdirde müteakip dönem başkanlığı sırasında yapılmasının daha iyi olacağı sonucuna varıldı. Karşılıklı bir değerlendirmedir. Başka bir şeye işaret etmemektedir" yanıtını verdi.

Haziran ayında kaç müzakere faslının daha açılmasını beklediklerinin sorulması üzerine de Bilman, istatistik faslı, ekonomi ve parasal politikalar faslı ve mali kontrol fasılları ile ilgili Müzakere Pozisyon Belgeleri'ni sunduklarını ve şu anda AB tarafının kendi Müzakere Pozisyon Belgeleri'ni sunmasını beklediklerini söyledi. Bilman, "Bizim beklentimiz normal şartlar altında Müzakere Pozisyon Belgesi'nin sunulması ve herhangi bir sıkıntı olmadan Haziran ayında bu üç faslın müzakereye açılmasıdır" dedi.

Bilman, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün de AB'nin Kıbrıs Türkleri'ne yönelik bir taahhüdü olduğunu ve bunun en kısa zamanda gerçekleştirilmesinin faydalı olacağını söyledi.

Orgeneral Büyükanıt'ın yazdığı bir makalede terör örgütü PKK'ya faaliyet gösterme imkanı gösteren ülkelerin çoğunun NATO üyesi olduğunu belirtmesi ve Ankara'daki bombalı saldırının ardından Türkiye'nin NATO nezdinde yeni bir girişimi olup olmadığının sorulması üzerine Bilman, bu makaleyi görmediğini ama bazı Avrupa ülkelerinde PKK terör örgütünü destekleşen bazı oluşumlar olduğunun herkes tarafından bilindiğini söyledi. Bilman, "Biz her zaman için bu ülkeler nezdinde bu oluşumların faaliyetlerine son

verilmesi için ısrarla girişimlerimizi sürdürmekteyiz" diye konuştu.

Dışişleri Bakanlığı'nda Kuzey Irak'a operasyon için tezkere hazırlığının başlayıp başlamadığı sorusu üzerine Bilman, "Tezkere hazırlığına ilişkin bende bir bilgi yok" karşılığını verdi. Bilman, ayrıca bakanlık olarak Roj TV'nin kapatılması konusunda ısrarlı olmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin, Türkiye'nin üyeliğinden önce AB'nin kendi iç işleyişine odaklanması gerektiği yönündeki sözleri bağlamında Haziran'da başlık açılması beklentisinin ne kadar gerçekçi olduğunun sorulması üzerine ise Bilman, Sarkozy'nin AB ülkelerinden sadece birinin cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, beklentilerinin gerçekçi olduğunu söyledi.

(MÜG-CC-CC-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika

, Haberler