DEVLET KORUMASINDAN AİLE ŞEFKATİNE - İstanbul'da 1150 çift koruyucu ailelikle çocuklara umut oldu
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, koruyucu ailelik sürecinin başvurudan yerleştirmeye kadar uzmanlar eşliğinde titizlikle yürütüldüğünü belirterek, "İstanbul'da 1150 koruyucu ailemizin yanında 1253 çocuğumuz yaşamını sürdürüyor.
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, koruyucu ailelik sürecinin başvurudan yerleştirmeye kadar uzmanlar eşliğinde titizlikle yürütüldüğünü belirterek, "İstanbul'da 1150 koruyucu ailemizin yanında 1253 çocuğumuz yaşamını sürdürüyor. Bazı ailelerimiz birden çok çocuğu, bazı ailelerimiz de kardeşleri ayırmayarak onları da yanına alıyor." dedi.
Anadolu Ajansının (AA) "Devlet Korumasından Aile Şefkatine" başlıklı dosya haberinin beşinci bölümünde, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, koruyucu aile sistemi, başvuru ve eşleşme süreçleri, kentteki koruyucu aile sayısı ve devlet desteklerini anlattı.
Koruyucu ailelik, çeşitli nedenlerle biyolojik ailesiyle yaşayamayacak durumdaki çocukların devlet güvencesi altında gönüllü ailelerin yanında büyümesini sağlayan bir sosyal hizmet modeli olarak her geçen gün daha fazla çocuğu aile sıcaklığıyla buluşturuyor.
Başvurudan yerleştirmeye kadar uzmanlar eşliğinde yürütülen süreçte çocuklar, birebir ilgi ve sevgi görebilecekleri bir aile ortamında hayata hazırlanıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, AA muhabirine, koruyucu ailelik sisteminin tüm detaylarını aktardı.
Turan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde 2012'de başlatılan Gönül Elçileri Projesi'yle birlikte koruyucu ailelik sisteminin hız kazandığını ifade etti.
Bazı çocukların devlet korumasına alınmasından sonra farklı uygulamalar yapıldığını, bunlardan birinin de çocukların aile yanında kaldığı koruyucu ailelik sistemi olduğunu anlatan Turan, gönüllü ailelerin yaptıkları başvuruların ardından kriterlerin sağlanması sonucu çocukların ailelerin yanına yerleştiğini söyledi.
Her aileye bir uzman atanıyor
Turan, koruyucu aile olacak kişilerde aranan kriterlere ilişkin, şu bilgileri verdi:
"Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş'ın vizyonuyla birlikte illerimizde koruyucu ailelik sistemi daha da genişlemeye başladı. Koruyucu ailelik için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve 25-65 yaş aralığında olmak gerekiyor. Sağlıklı, ekonomik ve fiziki ortam sağlandığında koruyucu aile olunabiliyor. Aile, koruyucu aileliğe karar verdikten sonra önce başvuru yapılıyor, aile birimimizde ağırlanıyor, ön mülakat yapılıyor, dosya hazırlama süreci başlıyor. Bu süreçte sağlık raporları, sabıka kaydı gibi belli belgeler tamamlanıp komisyona sunulduktan sonra, komisyon kararını veriyor. Ailemiz ilk görüşmeye göre aday oluyor. Uzman ekiplerimiz, aile ziyaretlerine başlıyor, ortalama 5 defa yapılan hane ziyaretinden sonra aile hakkında son karar veriliyor. Çocuk eşleşmesi yapıldıktan sonra tanışma süreci başlıyor, süreç sağlıklı ilerliyorsa çocuğumuz ailenin yanına yerleştiriliyor. Her aileye bir uzman atanıyor, bu arkadaşlar her ay aileyi ziyaret ederek süreci değerlendiriyor, aileye rehberlik ediyor."
Ömer Turan, koruyucu aileleri "çocuk yetiştirme" ve "aile olma" üzerine bir eğitime de tabi tuttuklarına değindi.
Aileler ile çocuklar arasındaki eşleşmenin de çok titiz şekilde yürütüldüğünü ifade eden Turan, bu konuda ailenin yaşı, kültürel unsurlar, çocuğun yaş aralığı, ailenin başka çocukları varsa cinsiyet uyumu gibi unsurların dikkate alındığını belirtti.
Özel okullarda okuma imkanları var
Turan, çocukların koruyucu ailenin yanına yerleştirildikten sonra devletin elinin her daim o çocukların üzerinde olduğunu dile getirerek, "Ailelerimizi eğitimlerle desteklerken, bir çocuğun da ihtiyaçlarının karşılanması noktasında ailelerimize maddi külfet yüklememeye çalışıyoruz. Bakanlığımızın çocukların durumuna göre yaptığı ödemeler var, ailelere tanıdığı farklı imkanlar var. Bir maddi külfet yüklemeden sevgi ve hayata hazırlanma odaklı şekilde büyümelerini istiyoruz. Özel okullarda, özel kreşlerde ve eğitim alanında kanunun verdiği haklar kapsamında bu çocuklarımız bunlardan da faydalanıyor." diye konuştu.
Çocukların biyolojik aileleriyle ilişkilerinin de çok hassas yönetildiğini belirten Turan, öz aileleriyle yasal olarak bağlarının kesilmesi durumu söz konusu değilse, koruyucu ailenin yanına yerleştirildiğinde bu çocukların öz ailesiyle görüşmesinin engellenmediğini, uzmanlar eşliğinde bu görüşmelerin sağlandığını, aradaki dengenin kurulduğunu kaydetti.
Bazen kardeşlerin farklı ailelerin yanında olabildiğini aktaran Turan, "Biz kardeş bağı kopmasın diye birlikte vakit geçirmelerini, hatta o koruyucu aileleri tanıştırarak bir dostluk hikayesi oluşmasını da sağlıyoruz." dedi.
1253 çocuğumuz 1150 koruyucu ailemizin yanında
Turan, "İstanbul'da 1150 koruyucu ailemizin yanında 1253 çocuğumuz yaşamını sürdürüyor. Bazı ailelerimiz birden çok çocuğu, bazı ailelerimiz de kardeşleri ayırmayarak onları da yanına alıyor. Her çocuğumuzun kendi ailesinin yanında kalmasını isteyen bir milletiz ama çocuklarımız koruma altına alınması gerekiyorsa, yine bir ailenin yanında yaşamını sürdürmesi için koruyucu ailelik sistemini geliştirmeye çalışıyoruz. Sürekli eğitimler, tanıtımlar yapıyoruz, sahada sürecin anlaşılması ve başvuruların çoğalması anlamında bir uğraşımız var." şeklinde konuştu.
İstanbul ve bazı illerde geçici koruyucu aile modelinin başlatıldığını anımsatan Turan, şunları söyledi:
"Sayın Bakanımızın bu dönem vizyon olarak ortaya koyduğu çok kıymetli bir proje geçici koruyucu ailelik. Çocuklarımızın koruma altına alındığı anda kuruluşlara hiç girmeden bir ailenin yanına geçici olarak yerleşmesi, işlemlerin uzmanlar tarafından aile yanında yapılması ve işlemler bitinceye kadar çocuğun ailenin yanında kaldığı bir model. Çocuk belli bir süre kaldıktan sonra hangi modele devam edilecekse, o modele yerleştirme sürecine kadar geçici olarak bir ailenin yanında kalması şeklinde bir modelleme. İstanbul'da da yakın zamanda başladık."
"Çocukların bir aile yanında yaşama hakkı var"
Ömer Turan, her çocuğun sıcak yuvada, aile yanında yaşama hakkı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Malum bu yıl 'Aile Yılı.' Aile bütünlüğü ne kadar sağlam tutulursa çocuklarımızın da yaşam ortamlarında kalma oranı çok fazla artacak. Bu çocukların bir emanet duygusuyla bir aile yanında yaşamaya hakkı var. Tüm vatandaşlarımızı danışmak için ya da bizlerle birlikte bu sürece girmeleri için bekliyoruz. Çocuklarımız geleceğimiz, onların en güzel yaşam alanları bir aile. Bu bazen biyolojik aile, bazen koruyucu ailelik, bazen de evlat edinme olabilir. Türk toplumunun genetiğinde hep bir merhamet olmuştur. Koruyucu ailelikte bir çocuğumuz yerleştirildi, ailemizin onu bir emanet duygusuyla kendisinin evlat hasreti çekmesinden kaynaklı o boşluğu doldurmasıyla ve inancın verdiği değerden dolayı sahiplenmesi çok üst seviye. Biz sahada bazı örnekleri de yaşıyoruz."
Anadolu Ajansının (AA) "Devlet Korumasından Aile Şefkatine" başlıklı dosya haberinin beşinci bölümünde, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, koruyucu aile sistemi, başvuru ve eşleşme süreçleri, kentteki koruyucu aile sayısı ve devlet desteklerini anlattı.
Koruyucu ailelik, çeşitli nedenlerle biyolojik ailesiyle yaşayamayacak durumdaki çocukların devlet güvencesi altında gönüllü ailelerin yanında büyümesini sağlayan bir sosyal hizmet modeli olarak her geçen gün daha fazla çocuğu aile sıcaklığıyla buluşturuyor.
Başvurudan yerleştirmeye kadar uzmanlar eşliğinde yürütülen süreçte çocuklar, birebir ilgi ve sevgi görebilecekleri bir aile ortamında hayata hazırlanıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, AA muhabirine, koruyucu ailelik sisteminin tüm detaylarını aktardı.
Turan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde 2012'de başlatılan Gönül Elçileri Projesi'yle birlikte koruyucu ailelik sisteminin hız kazandığını ifade etti.
Bazı çocukların devlet korumasına alınmasından sonra farklı uygulamalar yapıldığını, bunlardan birinin de çocukların aile yanında kaldığı koruyucu ailelik sistemi olduğunu anlatan Turan, gönüllü ailelerin yaptıkları başvuruların ardından kriterlerin sağlanması sonucu çocukların ailelerin yanına yerleştiğini söyledi.
Her aileye bir uzman atanıyor
Turan, koruyucu aile olacak kişilerde aranan kriterlere ilişkin, şu bilgileri verdi:
"Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş'ın vizyonuyla birlikte illerimizde koruyucu ailelik sistemi daha da genişlemeye başladı. Koruyucu ailelik için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve 25-65 yaş aralığında olmak gerekiyor. Sağlıklı, ekonomik ve fiziki ortam sağlandığında koruyucu aile olunabiliyor. Aile, koruyucu aileliğe karar verdikten sonra önce başvuru yapılıyor, aile birimimizde ağırlanıyor, ön mülakat yapılıyor, dosya hazırlama süreci başlıyor. Bu süreçte sağlık raporları, sabıka kaydı gibi belli belgeler tamamlanıp komisyona sunulduktan sonra, komisyon kararını veriyor. Ailemiz ilk görüşmeye göre aday oluyor. Uzman ekiplerimiz, aile ziyaretlerine başlıyor, ortalama 5 defa yapılan hane ziyaretinden sonra aile hakkında son karar veriliyor. Çocuk eşleşmesi yapıldıktan sonra tanışma süreci başlıyor, süreç sağlıklı ilerliyorsa çocuğumuz ailenin yanına yerleştiriliyor. Her aileye bir uzman atanıyor, bu arkadaşlar her ay aileyi ziyaret ederek süreci değerlendiriyor, aileye rehberlik ediyor."
Ömer Turan, koruyucu aileleri "çocuk yetiştirme" ve "aile olma" üzerine bir eğitime de tabi tuttuklarına değindi.
Aileler ile çocuklar arasındaki eşleşmenin de çok titiz şekilde yürütüldüğünü ifade eden Turan, bu konuda ailenin yaşı, kültürel unsurlar, çocuğun yaş aralığı, ailenin başka çocukları varsa cinsiyet uyumu gibi unsurların dikkate alındığını belirtti.
Özel okullarda okuma imkanları var
Turan, çocukların koruyucu ailenin yanına yerleştirildikten sonra devletin elinin her daim o çocukların üzerinde olduğunu dile getirerek, "Ailelerimizi eğitimlerle desteklerken, bir çocuğun da ihtiyaçlarının karşılanması noktasında ailelerimize maddi külfet yüklememeye çalışıyoruz. Bakanlığımızın çocukların durumuna göre yaptığı ödemeler var, ailelere tanıdığı farklı imkanlar var. Bir maddi külfet yüklemeden sevgi ve hayata hazırlanma odaklı şekilde büyümelerini istiyoruz. Özel okullarda, özel kreşlerde ve eğitim alanında kanunun verdiği haklar kapsamında bu çocuklarımız bunlardan da faydalanıyor." diye konuştu.
Çocukların biyolojik aileleriyle ilişkilerinin de çok hassas yönetildiğini belirten Turan, öz aileleriyle yasal olarak bağlarının kesilmesi durumu söz konusu değilse, koruyucu ailenin yanına yerleştirildiğinde bu çocukların öz ailesiyle görüşmesinin engellenmediğini, uzmanlar eşliğinde bu görüşmelerin sağlandığını, aradaki dengenin kurulduğunu kaydetti.
Bazen kardeşlerin farklı ailelerin yanında olabildiğini aktaran Turan, "Biz kardeş bağı kopmasın diye birlikte vakit geçirmelerini, hatta o koruyucu aileleri tanıştırarak bir dostluk hikayesi oluşmasını da sağlıyoruz." dedi.
1253 çocuğumuz 1150 koruyucu ailemizin yanında
Turan, "İstanbul'da 1150 koruyucu ailemizin yanında 1253 çocuğumuz yaşamını sürdürüyor. Bazı ailelerimiz birden çok çocuğu, bazı ailelerimiz de kardeşleri ayırmayarak onları da yanına alıyor. Her çocuğumuzun kendi ailesinin yanında kalmasını isteyen bir milletiz ama çocuklarımız koruma altına alınması gerekiyorsa, yine bir ailenin yanında yaşamını sürdürmesi için koruyucu ailelik sistemini geliştirmeye çalışıyoruz. Sürekli eğitimler, tanıtımlar yapıyoruz, sahada sürecin anlaşılması ve başvuruların çoğalması anlamında bir uğraşımız var." şeklinde konuştu.
İstanbul ve bazı illerde geçici koruyucu aile modelinin başlatıldığını anımsatan Turan, şunları söyledi:
"Sayın Bakanımızın bu dönem vizyon olarak ortaya koyduğu çok kıymetli bir proje geçici koruyucu ailelik. Çocuklarımızın koruma altına alındığı anda kuruluşlara hiç girmeden bir ailenin yanına geçici olarak yerleşmesi, işlemlerin uzmanlar tarafından aile yanında yapılması ve işlemler bitinceye kadar çocuğun ailenin yanında kaldığı bir model. Çocuk belli bir süre kaldıktan sonra hangi modele devam edilecekse, o modele yerleştirme sürecine kadar geçici olarak bir ailenin yanında kalması şeklinde bir modelleme. İstanbul'da da yakın zamanda başladık."
"Çocukların bir aile yanında yaşama hakkı var"
Ömer Turan, her çocuğun sıcak yuvada, aile yanında yaşama hakkı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Malum bu yıl 'Aile Yılı.' Aile bütünlüğü ne kadar sağlam tutulursa çocuklarımızın da yaşam ortamlarında kalma oranı çok fazla artacak. Bu çocukların bir emanet duygusuyla bir aile yanında yaşamaya hakkı var. Tüm vatandaşlarımızı danışmak için ya da bizlerle birlikte bu sürece girmeleri için bekliyoruz. Çocuklarımız geleceğimiz, onların en güzel yaşam alanları bir aile. Bu bazen biyolojik aile, bazen koruyucu ailelik, bazen de evlat edinme olabilir. Türk toplumunun genetiğinde hep bir merhamet olmuştur. Koruyucu ailelikte bir çocuğumuz yerleştirildi, ailemizin onu bir emanet duygusuyla kendisinin evlat hasreti çekmesinden kaynaklı o boşluğu doldurmasıyla ve inancın verdiği değerden dolayı sahiplenmesi çok üst seviye. Biz sahada bazı örnekleri de yaşıyoruz."
Kaynak: AA / Güncel
Ömer Turan, İstanbul, Güncel, Ömer Turan, İstanbul, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA