Depreme Hazırlıklı Olalım

Güncel Haberler

"Depremi Haber Vermek İçin Mesih'e Gerek Yok"

Bursa'da düzenlenen toplantıda konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Türkiye'de nüfusu 1 milyonun üzerinde olan 11 ilin, fay hattı üzerinde bulunduğunu belirterek, "Depremi haber vermek için Mesih'e gerek yok. Bu konunun uzmanları yıllardır araştırma yapıyor" dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bursa İl Koordinasyon Kurulu tarafından Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşkesi'nde düzenlenen 'Deprem yine gündemde sıra nerede?' konulu toplantıya katılan İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Yer Fiziği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Haluk Eyidoğan, 'Bursa ve deprem gerçeği' konulu sunumunda Türkiye'nin deprem kuşağı üzerinde olan bir ülke olduğunu hatırlattı. Prof.Dr. Eyidoğan, hızlı kentleşmenin getirdiği plansız ve denetimsiz yerleşmelerin depremlere karşı zayıf bir durum ortaya çıkarttığını söyledi.

Bursa'nın dağ eteklerine kurulduğunu nüfusun artması ile de ovaya doğru yayıldığını belirten Eyidoğan, Bursa Ovası'nda ciddi zemin bükülmesi olduğunu vurguladı. Bursa'nın planlı hale gelmesi için mühendis odalarının birliktelik içinde olması gerektiğini kaydeden Prof.Dr. Eyidoğan, Bursa'nın içinden aktif fay geçen kent olduğunu unutulmaması gerektiğini ifade etti. Prof.Dr. Eyidoğan, 'deprem magazini' yapılarak hiçbir sonuca varılamayacağını belirterek, mevcut yapılaşmanın durumunun, bina envanterlerinin çıkartılması gerektiğini ve geç kalınmadan deprem senaryoları oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

İstanbul ve Marmara bölgesinde deprem beklentisi bulunduğunu anlatan Prof.Dr. Haluk Eyidoğan, şöyle devam etti:

"Marmara Bölgesi'nde büyük bir deprem olma olasılığı yüksek. Marmara'yı ve İstanbul'u etkileyecek bir deprem, tabii ki Bursa'yı ve deniz kıyısındaki yerleşimleri etkiler. Bursa'nın riski çok yüksek. Bursa'nın 50 veya 100 kilometre uzaktaki büyük bir depremden etkilenme riski var. Bursa'nın kendi fay özelliklerinin olduğunu da unutmamak gerekir. Bursa'nın 1855 depremi vardır. Dolayısıyla Bursa bu konuda daha hassas davranmalı."

Türkiye'nin yüzde 45'inin birinci derece deprem bölgesinde yer aldığını vurgulayan Prof.Dr. Eyidoğan, Türkiye'deki büyük kentlerin birçoğu da birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde bulunduğunu anlatırken, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin yüzde 70'inin birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde olduğunu, nüfusun yüzde 70'inin de bölgede olduğunu unutmayalım. Türkiye'de nüfusu 1 milyonun üzerinde olan 11 ilimiz fay hattı üzerinde. Dolayısıyla Türkiye'nin geleceğe yürüyüşünde deprem risklerinin azaltılması önemli bir konu. Depremin öngörüsüyle ilgili bilimsel çalışmalarda devam ediyor. Bugün gelinen noktada depremi önceden haber veren teknoloji yok. Bilim adamları bu konuda çalışıyor. Bizim daha çok kısa ve orta vadeli somut projelere ihtiyacımız var. Deprem öngörüsü uzun vadeli bir projedir. Onu da üniversiteler yapıyor. Depremi haber vermek için Mesih'e gerek yok bu konunun uzmanları yıllardır araştırma yapıyor. Bu araştırmacılar televizyon önünde değil."

TMMOB Bursa İKK Sekreteri Erdal Aktuğ da Bursa'da depreme karşı alınması gereken önlemleri sıraladı. Aktuğ, "Bölgesel ölçekte il afet bilgi sistemine yönelik Ar-Ge niteliğinde projeler geliştirilmeli. Herhangi bir mühendislik hizmeti almamış olan yapıların söz konusu olduğu bölgelerde kent yenileme projeleri hayata geçirilmeli. Ülkemizin jeolojik gerçekliğine uygun bir deprem stratejik planının hazırlanarak devlet politikası olarak benimsenmeli. Üniversiteyi de kapsayan Bursa'nın Kandillisi sayılabilecek Deprem araştırma ve uygulama Merkezi oluşturulmalı" diye konuştu.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

, Haberler