Denizli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Başörtüsü Yasağının Kaldırılmasını İstiyor
Denizli Gönüllü Kültür Teşekkülleri (Dgkt) Tarafından Yapılan Ortak Yazılı Basın Açıklamasında, Başörtüsüne Yönelik Keyfi Uygulamaların Kaldırılması İstendi.
Denizli Gönüllü Kültür Teşekkülleri (DGKT) tarafından yapılan ortak yazılı basın açıklamasında, başörtüsüne yönelik keyfi uygulamaların kaldırılması istendi.Anadolu İ.H.L. Derneği, Merkez İ.H.L. Derneği, Anadolu Gençlik Derneği, Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Denizli İlmi Araştırma ve Hizmet Vakfı, Denizli İlahiyat Vakfı Yaptırma ve Yaşatma Derneği, Ensar Vakfı, Fakir ve Muhtaçlara Yardım Derneği, Gökkuşağı Aile Derneği, Gülistan Çevre Vakfı, Gümüşhaneli Araştırma Yardımlaşma ve Eğitim Vakfı, Hacı Osman Kepenekoğlu Vakfı, Işık Eğitim ve Sağlık Hizmet Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, İ.H.L.Mezunları Derneği, Karamil Muhtaçlara Yardım Derneği, Memur-Sen,Muradiye Kültür ve Eğitim Vakfı, Müftü Ahmet Hulusi Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ile Yeşilay Derneği tarafından ortak yazılı bir açıklama yapıldı.Açıklamada, hiçbir yasaklayıcı kanun olmadığı halde yıllardır kadınların eğitim gibi temel insan hakkını ihlal edip hayatlarını zindan eden zulmün, milletin vicdanını derinden yaraladığı belirtildi. Yapılan açıklamada, toplumun böyle bir yasağı tanımadığı, meşru veya gerekli görmediği belirtilerek şöyle denildi: "Fiili hayatıyla da böylesi anlamsız bir yasağı yok saymaktadır. Bugün TBMM çatısı içinde ve dışındaki siyasi partilerimizin de nihayet bu hukuksuzluğa dur demek için bir kararlılık içine girmişolmalarını, ülkemizin özgürlük ve demokrasi yolunda yeni ve güçlü bir hamlesi olarak görüyoruz. Üniversitelerin düşünce, ifade, din ve inanç özgürlükleri ile eğitim ve öğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasakçı değil özgürlükçü bir tavır alması gereken kurumlar olduğunu düşünüyoruz. İstisnasız her demokratik ülkede olduğu gibi üniversitelerimizde de kılık, kıyafet serbestliğinin; hiçbir din, inanç, düşünce, ırk, grup ve cinsiyet ayırımı yapılmaksızın bütün öğrencilere tanınması gereğineinanıyoruz. Türkiye bir hukuk devleti olduğuna göre başı açık ya da örtülü her kadına eşit mesafede olmak ve aynı hakları kullandırtmak zorunda. Zira eşitlik ve özgürlük olmadan insan onurundan bahsetmek imkansızdır"Türkiye'nin, korku ve evham siyaseti ile yönetilemeyeceği belirtilen açıklamada, "Türkiye, ana damarını teşkil eden milyonların iradesine rağmen yasakçı bir zihniyetle idare edilemez" ifadeleri kullanıldı.Üniversitelerde başörtüsü yasağının keyfi olarak uygulanmasının hiçbir açıdan savunulur yanı olmadığının herkes tarafından anlaşıldığını belirten açıklamada şöyle denildi: "Bırakın dünyanın diğer bölgelerini, Avrupa Konseyi içinde yer alan ülkeler içinde sadece Türkiye'nin bu yasakta ısrar etmesi bile tek başına, anlaşılır bir tutum değildir. Bu itibarla, tüm çevrelere ayrı ayrı çağrıda bulunmak istiyoruz. Sivil Toplum Kuruluşları, her zaman olduğundan daha çok bugün özgürlüklerden yana tavırsergilemeliler ve temsil ettikleri toplumun genel kanaatine paralel bir şekilde seslerini yükseltmeliler. Sessiz kalmak, suça ortak olmak demektir. Tüm gönüllü teşekkülleri başörtüsüne yönelik keyfi uygulamaların kaldırılması çabalarına destek vermeye çağırıyoruz."(AV-AT-HO-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA