Denizli - Bakan Akdağ: İsrail, Bu Sefer Çetin Cevize Çattı

Güncel Haberler

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gazze'ye Yardım Götüren 'mavi Marmara' Gemisindeki Olayların Üzücü Olduğunu, Ortaya Çıkan Sonucun Her Kesim Tarafından Lanetlendiğini Belirterek, "türkiye Güçlü Bir Ülke Olmasaydı, Bu Olayın Altında Kalırdık. Her Zaman Şımarıklığıyla Yaptığı Yanına Kar Kalır Anlayışıyla Hareket Eden İsrail, Bu Sefer Çetin Cevize Çattı" Dedi.

SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, Gazze'ye yardım götüren 'Mavi Marmara' gemisindeki olayların üzücü olduğunu, ortaya çıkan sonucun her kesim tarafından lanetlendiğini belirterek, "Türkiye güçlü bir ülke olmasaydı, bu olayın altında kalırdık. Her zaman şımarıklığıyla yaptığı yanına kar kalır anlayışıyla hareket eden İsrail, bu sefer çetin cevize çattı" dedi.

Sabah saatlerinde Denizli'ye gelen Akdağ, ilk olarak Vali Yavuz Erkmen'i ziyaret etti. Vali Erkmen'le bir süre görüşen Sağlık Bakanı Akdağ, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Akdağ, Türkiye'nin güçlü bir ülke olduğunu, Ortadoğu'da barış ve huzurun inşa edilmesi için uğraştığını belirtti. İsrail'in 'Mavi Marmara' gemisine müdahalesine de değinen Bakan Akdağ, bu ülkeyi şımarıklıkla suçladı. Bakan Akdağ, şöyle konuştu:

"İsrail'in meydana getirdiği üzücü, hepimizin lanetlediği olay ortada. Türkiye güçlü bir ülke olmasaydı, böyle bir olayın altında kalırdık. Her zaman şımarıklığı ile yaptığı yanına kar kalır anlayışıyla hareket eden İsrail yönetimi bu sefer çetin cevize çatmıştır. Güçlü bir ülke olan Türkiye Cumhuriyeti, İsrail'e ciddi geri adımlar attırmaya başladı. BM bir komisyon kurulmasına karar verdi. Uluslararası hukuk bu meseleyi çözecektir, çözmek zorundadır. Yapılan iş öyle az- buz, yapılan hata küçük bir hata değildir. Büyük bir hata yaptılar. Biz güçlü bir ülke olmasaydık, biz alt yapısı olan bir ülke olmasaydık, İsrail'den yaralıları getirmeye muktedir olamazdık. O şımarıklığıyla İsrail vatandaşlarımızı başlangıçta bir kısmını kendi ülkesinde tutmak ve sorgulamak istedi ama buna gücü yetmedi. Bütün vatandaşlarımızı Türkiye'ye kısa zamanda getirdik ve bir tek vatandaşımızı onların insafına bırakmadık. Bütün bunlar güçlü bir devlet olmakla alakalıdır. Daha da güçlü olacağız."

MERMİLER

Bakan Akdağ, adli tıp uzmanlarının Mavi Marmara gemisinde öldürülenlerin cesetlerinde yapılan incelemede, "Yaralar çok ilginç ve bilinmeyen mermiler kullanılmış" yorumunu da değerlendirdi. Bakan Akdağ, şunları söyledi:

"Adli tıpçı değilim, ancak o mermilerin çok zalim bir düşüncenin mermileri olduğu açık. Mermilerin teknik yapısından ziyade çok zalimce kullanıldığı ortada. Tamamen barış için, insanlara yardım için hareket eden bir gemiye uluslararası sularda müdahale etmek, gencecik insanların çok yakın mesafeden defalarca vücuduna kafasına ateş etmek çok büyük bir zalimlik. Bunu İsrail çok yaptı geçmişte. Hep yanına kar kaldı ama bu sefer yanına kar kalmayacak, çünkü kararlıyız. Türkiye bu meseleyi İsrail'in yanına bırakmayacak. Mutlaka uluslararası hukuk, vazifesini yerine getirecek ve İsrail cezasız kalmayacaktır. İsrail, yaptığından da mutlaka pişman olacaktır. Yaralılara İsrail hastanelerinde bakım yapılmış, gerekli müdahaleler yapılmıştı. Biz, çok daha dikkatle yeniden yaralıları değerlendirdik. Ankara'ya doğrudan ambulans uçaklarla 24 yaralı getirdik. Bunların 7'si ağır yaralıydı. Bunlardan sadece bir tanesinin hayati tehlikesi sürüyor, diğerleri toparlanıyor. Ağır yaralı olan yaralımız ilk geldiği saatlerde bir ameliyat daha geçirdi. Hava ambulanslarımız olmasaydı bu yaralılarımızı getiremezdik. Böyle riskli bir ülkeye, bir başka ülkeden hava ambulansı kiralayarak kimseyi götüremezsiniz. Şükürler olsun bu sistemi kurduk ve yaralılarımızı getirdik."

SAĞLIKTA DEĞİŞİM

Gazetecilerin sağlıkta değişim ile ilgili sorularını da yanıtlayan Bakan Recep Akdağ, Türkiye'nin bu değişim için yıllarca beklediğini belirtti. Sağlıkta dönüşüm programının başarıyla uygulandığını ve vatandaşına sahip çıkan sistemin oluşturulduğunu kaydeden Akdağ, "Sistemin geliştirilecek yerleri var. Türkiye bir sosyal devlettir. Son 7-8 yılda net olarak bunu ortaya koymuştur. Sağlık hizmeti alacağınız zaman hastane kapısında para istenirse, ambulansın kapısında hastane yakınından para istenirse böyle sosyal devlet olmaz. Geçmişte bunlar yapıldı ama şimdi bunlardan kurtulduk" dedi.

KUDUZ TEHLİKESİ

Recep Akdağ, Valilik'ten sonra Denizli Belediyesi'ne geçti. Ziyarette, Belediye Başkanı AK Parti'li Nihat Zeybekci, 18 aydır devam eden alt yapı çalışmaları konusunda bilgi verdi. Bakan Akdağ ise kuduz konusuna değindi. Kuduz tehlikesinin Türkiye'de devam ettiğini, bunun Türkiye adına ayıp olduğunu belirten Akdağ, "Türkiye yılda kuduz aşısı için 10 milyon lira harcama yapıyor. Para bir tarafa, vatandaş ve doktorlar kuduz endişesi yaşıyor. Kuduz tehlikesini, sahipsiz köpekleri kontrol altına alarak yok edebiliriz. Denizli Belediyesi'nin sokak köpekleri kliniği örnektir. Denizli'de olduğu gibi, Türkiye'nin her tarafında belediyeler, sokak köpeklerini kısırlaştırıp, aşılamalıdır. Aşılar ise, her yıl tekrarlanmalıdır. Bu sistematik bir şekilde devam ederse 5-10 yıl içinde Türkiye'de kuduz tehlikesi kalmaz" diye konuştu.

2009'DA SALGIN OLMADI

Recep Akdağ, Türkiye tarihinde ilk kez 2009 yılında sudan dolayı salgın yaşanmadığını açıkladı. Akdağ, su konusunda hiçbir hatayı kabul etmediklerini, Türkiye'de vatandaşın temiz su içtiğini, musluklardan sürekli temiz su aktığını belirterek, "Türkiye'de belediyecilik 7-8 yıl öncesine kadar bu anlayıştan uzaktı. Belediyecilik faciaları yaşanıyordu. Belediyeler temiz çevre, hava ve su için önemli çalışmalar yaptı ve yapmaya devam ediyor. Tüm belediyeler alt yapı çalışmalarına önem vermelidir" dedi.

'HASTANELER ÖZELLEŞTİRİLMEYECEK, SATILMAYACAK'

Bakan Akdağ, Hastaneler Birliği Kanunu'nun bazı kesimler tarafından yanlış algılandığını söyledi. Kanunun sağlıktaki kaliteyi artıracağını dile getiren Akdağ, "Yeni çıkan kanundan sonra, hastaneleri satacağımız ya da özelleştireceğimizi iddia etmek halka saygısızlıktır. Özelleştirecek olsak bunu açıkça söyleriz. Hastaneler Birliği Kanunu ile hastaneleri tek çatı altında toplayacağız. Satın almadan, personele kadar ortak yönetim olacak. Atamalar Ankara'dan değil yerinden yapılacak. Rahatsız olanlar, başarısız yöneticilerdir. Çünkü, bu kanunla il özel idaresi ve valiliklerin de içinde olacağı komisyon yöneticileri atayacak. Atanan yönetim 3 yıl görev yapacak. Bakanlık ise, başarıyı ölçecek. Başarısız olan yönetimler görevine 3 yıl sonra devam edemeyecek. Kendisini başarısız görenler bu kanundan rahatsız oluyor. Hastaneler ne özelleştirilecek ne de satılacak. Bunu iddia edenler yalan söylüyor."
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

, Haberler