Davutoğlu'ndan AB'ye Sert Eleştiriler
Davutoğlu: "Uluslararası Sistem Kendini Reforme Etmek Durumunda"
"Önümüzde bir siyasi reform sürecine ihtiyaç var. Uluslararası sistem kendini reforme etmek durumunda" "Biz şunun bilincindeyiz, AB ve Doğu Asya arasındaki ekonomik, tarihi irtibatların tekrar kurulabilmesi için tek ve kaçınılmaz stratejik bağ, Türkiye üzerinden kurulabilir. Bir gün Avrupalı dostlarımızın da bunu anlayacağını düşünüyoruz" "Böylesine hareketli bir dünyada, duvar örenler kaybeder. AB, Edirne'de bir vize duvarı örüyorsa, emin olunuz kaybedecek olan, güç kaybedecek olan, itibar kaybedecek olan, tarihin akışının gerisinde kalacak olan AB'dir, Türkiye değil" "Biz, tarih nehrinin akıntısına kapılan bir ülke olmayacağız. Tarih nehrinin öncü ülkesi olacağız. O nehir akıyorsa, o nehri akıtan, o nehrin akışını yöneten ülkelerden biri olacağız" Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu'nun (CACCI) 25. İş Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen çalışma yemeğine katıldı. Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, 5 yılını Asya Pasifik'te geçirdiğini, Malezya'da öğretim üyeliği yaptığını, Asya ve Doğu Asya dinamiğini anlamaya çalıştığını anlatarak, "Eğer Türkiye gelecekte önemli bir rol oynayacaksa AB üyeliği perspektifini sürdürmeli ancak Asya'da da önemli bir aktör olarak kendi varlığını hissettirmeli. Doğu Asya'da ortaya çıkan yeni büyük ekonomik havzayı da yakından takip etmeli, o havzanın parçası olmayı bilmeli" dedi. ÖNÜMÜZDE BİR SİYASİ REFORM SÜRECİNE İHTİYAÇ VAR Bütün Akdeniz'de büyük hareketlilikler olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Aynen 1990'lı yıllarda Doğu Avrupa'da olan hareketlilikleri burada görüyoruz. Çünkü daha iki kutuplu dünyanın dağılmasından sonra dengeler yerine oturmadı, istikrar kazanmadı. Ben bu yeni düzeni okuma ve kurma misyonunun, siyasiler kadar işadamları tarafından gerçekleştirilmesi halinde dünya barışının geleceğine inanıyorum. İşadamlarının, ticaret odalarının yapacağı girişimler, getireceği vizyonlar barış eksenli olmak durumunda. İşadamları barış ister, istikrar ister. İşadamlarının bu girişimi doğru okumaları durumunda biz geleceğe daha güvenle bakabiliriz" diye konuştu. Davutoğlu, yeni dönemde insanoğlunun artık Avrupa ya da Asya merkezli olmaktan çok insan olarak öne çıkmasının söz konusu olduğunu, tek başına birey olarak artık çok daha etkin olunan bir dönemin yaşandığını belirterek, "Önümüzde bir siyasi reform sürecine ihtiyaç var. Uluslararası sistem kendini reforme etmek durumunda. Başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere ikinci dünya savaşından sonra ortaya çıkan yapı artık dünyanın ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda. BM'deki 5 daimi üyenin oluşturduğu BM Güvenlik Konseyi yapılanması dünyadaki dinamik seyri tam olarak yansıtmıyor. Yeni bir BM anlayışına ihtiyacımız var, dünyadaki bütün dengeleri yansıtan, sadece ikinci dünya savaşı galiplerini değil, bütün dünyayı temsil eden bir BM misyonunu harekete geçirmek durumundayız" dedi. Davutoğlu, artık ekonominin sadece belli merkezlerden yönetilebilir halde olmadığına, IMF, Dünya Bankası gibi ekonomik örgütlerin kendilerini yeniden yapılandırmak durumunda olduklarına işaret ederek, "O zaman yeni bir ekonomik düzene ihtiyacımız var. G20 bu anlamda son dönemde yaptığı çalışmalarla öne çıkan bir yapı. Türkiye G-20 üyesi bir ülke olarak bu yeni ekonomik düzenin öncülüğünü yapmak istiyor" dedi. Bu yeni ekonomik düzen oluşurken Asya Pasifik'in artan ekonomik gücünün göz önüne alınması gerektiğini ifade eden Davutoğlu, yeni ekonomik düzende Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'ya uzanan kuşakta barışın temin edilmesi için aynen geçmiş dönemde düzen arayışları gibi şimdi de kalıcı düzenlere ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. ASYA'DA DA BÜYÜK AÇILIMLAR GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ Mayıs ayında İstanbul'da, "En Az Gelişmiş Ülkeler Zirvesi" yapılacağına ve önümüzdeki 10 yılda Türkiye'nin en az gelişmiş ülkeler konusunda koordinatörlük görevi üstleneceğine de dikkat çeken Davutoğlu, "Dünyada yükselen güçler var. Türkiye de bu yükselen güçlerden birisi, ekonomik bakımdan. Eskiden beri süregelen çok büyük ekonomik merkezler var AB gibi, ABD gibi. Ama eğer bu yükselen güçler ve yerleşik güçlü, ülkeler, en az gelişmiş ülkeleri ihmal ederlerse, dünyada barışı sağlamak mümkün olmaz. 49 en az gelişmiş ülkenin adalet arayışına ve ihtiyaçlarına cevap bulmak durumundayız" diye konuştu. Davutoğlu, hiç kimsenin dışlanmadığı siyasal, ekonomik, kültürel bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek, Türkiye'nin yeniden yapılanmanın merkezinde yer alan bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye'nin AB'ye tam üye olmak istediğini belirten Davutoğlu, "Aynı zamanda Asya'da da büyük açılımlar gerçekleştireceğiz. Biz şunun bilincindeyiz, AB ve Doğu Asya arasındaki ekonomik, tarihi irtibatların tekrar kurulabilmesi için tek ve kaçınılmaz stratejik bağ, Türkiye üzerinden kurulabilir. Bir gün Avrupalı dostlarımızın da bunu anlayacağını düşünüyoruz" dedi. DUVAR ÖRENLER KAYBEDER AB'nin Türkiye'nin önüne duvar örmek istediğini söyleyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Böylesine hareketli bir dünyada, duvar örenler kaybeder. AB, Edirne'de bir vize duvarı örüyorsa, emin olunuz kaybedecek olan, güç kaybedecek olan, itibar kaybedecek olan, tarihin akışının gerisinde kalacak olan AB'dir, Türkiye değil. Türkiye kendi gücünü akıtacak kanalları, damarları bulur ve tarihe ağırlığını hissettirir. Bizim Asya'da da temellerimiz var, Afrika ile de irtibatlarımız var, Avrupa ile de köklü bağlarımız var. Ama biz kendi mecramızı buluruz. Bugün Batı'da bir hat çizin Almanya, Fransa, İtalya, doğuda da Çin, Hindistan, Kore, Japonya hattını çizin ve kuzeyde Rusya. Geri kalan bütün Afro-Avrasya'daki en büyük ekonomi, Türkiye ekonomisidir. Bugün Türk işadamları dünyanın her yerinde en güçlü yatırımlara, en büyük yatırımlara ortaklık yapıyorlar. Afrika'nın her köşesinde varlar, Latin Amerika'da varlar. Sadece Avrupa'da değil dünyanın her yerinde varlar. Bizim gücümüz onlardan geliyor. Biz, tarih nehrinin akıntısına kapılan bir ülke olmayacağız. Tarih nehrinin öncü ülkesi olacağız. O nehir akıyorsa, o nehri akıtan, o nehrin akışını yöneten ülkelerden biri olacağız." Konuşmasının ardından Pakistanlı heyet, Davutoğlu'na keçeden yapılmış palto armağan etti.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA