D&B Türkiye, İl İl Şirketlerin Ve Sektörlerin Risk Analizini Çıkardı
D&B Türkiye, 12 bölgede 81 ilde toplam 37.825 şirketin kredi riskini değerlendirdi ve çalışmanın sonuçlarını 6 ana sektör altında topladı.
Ticari bilgi konusunda 170 yılı aşan deneyimiyle tüm dünyada 200 milyondan fazla firmadan oluşan bir veritabanına sahip olan Dun & Bradstreet (D&B), Türkiye'nin global arenada yükselişine yardım edecek bir araç olan D&B Türkiye Risk Haritası'nı çıkardı. Harita, Türkiye'nin 12 ayrı bölgesinde faaliyet gösteren toplam 37 bin 825 şirketin ratingleri sonucunda oluşturuldu. Dun & Bradstreet Bilgi ve Danışmanlık A.Ş. (D&B Türkiye) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Selim Seval, çalışmayı Türkiye'nin global arenada yükselişine yardım edecek önemli bir araç olarak tanımladı. D&B Türkiye Risk Haritası'nın il il, 6 farklı sektör başlığı altında değerlendirildiğini ifade eden Seval, "D&B Türkiye Risk Haritası, Türkiye'nin ticari hayatı ve eğilimlerini temsil eden D&B şirket veritabanı ile hazırlanan istatistikî bir araçtır. Her çeyrek itibariyle hazırlanacak bu çalışmada, Türkiye ve dünyada yerleşik firmaların, finansal kuruluşların, ithalat ve ihracatçılar ile kredi sigortası şirketlerinin raporlarını talep ettiği Türk şirketlerinin rating sonuçları ayrıntılı olarak karşılaştırılıyor. Çalışmamızda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistikî Bölge Birimleri Sınıflandırması'nı (İBBS) esas aldık. Raporda bölge, il ve ana sektörlere (SIC) göre detaylı risk analizi yaptık" dedi. 2011 ilk çeyrek başlangıç oldu D&B Türkiye Risk Endeksi'nin, her çeyrek dönem için ratingi (kredi riski) hesaplanmış firmalar ile oluşturulduğunu ifade eden Seval şunları söyledi: "Çalışmamızı çeyrekler itibarıyla gerçekleştirdik ve endeks içerisinde dört adet risk kategorisini iyiden kötüye doğru ağırlıklandırılarak kullandık. Bunlar; minimum risk, düşük risk, orta risk ve yüksek risk… 2011 yılının ilk çeyreğinin başlangıç dönemi olarak kabul edildiği çalışmada, ilk çeyrek için hesaplanan D&B Türkiye Risk Endeksi 1.000'e eşitlendi. Diğer alandaki tüm risk endeksleri bu çeyrek referans alınarak hesaplandı. Endeks '0 – 2.000' aralığında gerçekleşmektedir. '2.000' değeri var olan tüm firmalar için hesaplanan riskin minimum olduğu, '0' değeri ise maksimum olduğu durumu gösteriyor. Risk endeksini '0' değeri kırmızı, '1.000' sarı ve '2.000' değeri de yeşil olacak şekilde risk haritası ile ilişkilendirdik." Bu çalışmanın Türk ekonomisinin kalp atışlarını yansıttığına dikkat çeken Dr. Selim Seval, D&B raporlarında yer alan rating'in, bağımsız bir uzman tarafından ölçülmüş bir risk olduğunu belirtti. Ölçümlerin son derece sofistike istatistiki algoritmalara dayandığını kaydeden Seval, bu çalışmanın tamamen Türkiye'ye özel olarak geliştirildiğini de söyledi. Sonuçlar 6 ana sektör altında toplandı Değerlendirme; İstanbul, Batı Marmara, Ege, Doğu Marmara, Batı Anadolu, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere 12 bölge baz alınarak gerçekleştirildi. Araştırma için sektörlerin ayrıntılı olarak incelendiğini kaydeden Seval, "Bir ilin veya sektörün değerlendirmeye girebilmesi için sayı 15 olarak kabul edildi. Bir ilden rating verilen şirket sayısının 15'in altında kalması durumunda o il haritada beyaz olarak belirtildi. İl kapsamında dikkate alınmayan şirketler, yine de bölge, ülke ve sektör kapsamına dâhil edildi. Finansal kurumlar, madencilik şirketleri, tarım-orman ve kamu kurumları çalışmanın dışında tutuldu. Risk haritasında üretim, toptan ticaret, perakende ticaret, inşaat, hizmet, ulaşım/enerji/iletişim sektörleri değerlendirildi" diye konuştu. En riskli iller: Batman, Rize, Elazığ D&B Türkiye Risk Haritası'nın 2011 üçüncü çeyreğine ait verileri değerlendirildiğinde en riskli iller sıralamasında Batman, Rize ve Elazığ ilk sıralarda yer alıyor. Bu illerdeki her şirketin riskinin yüksek olmadığına dikkat çeken Seval şu değerlendirmeyi yaptı: "Endekse yansıyan risk ortalamasıdır. Bu ortalama içinde az riskli şirketler de var, çok riskli şirketler de… Önerimiz bu illerimizde yer alan şirketlerimizin daha şeffaf olmaları, ödeme vadelerine hassasiyetle uymaları ve kredi değerliliklerine önem vermeleridir. Kredi değerliliği yüksek olan şirketler daha düşük maliyetlere sahip olacaktır. Bahsedilen üçüncü çeyrekte en düşük risk endeksi Karaman, Kırklareli ve Bolu illerine aittir. Bölgesel olarak baktığımızda, Ortadoğu Anadolu'nun en riskli, Doğu Marmara'nın ise en az riskli şirketleri kapsayan bölgeler olduğunu görüyoruz. Burada dikkat çeken; Ortadoğu Anadolu Bölgesi'nin son çeyrekte Doğu Marmara Bölgesi'nin ise her üç çeyrekte de en düşük risk seviyesine sahip olmasıdır." Batı Marmara üretim riskini azalttı Araştırmaya göre Türkiye genelinde sektörel olarak bakıldığında, her üç çeyrekte de aynı sonucun görüldüğünü belirten Seval, perakende ticaretin en riskli faaliyet konusu olduğunu en az riskli sektörün de üretim olduğunu ifade etti. Son çeyrekte Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki üretim şirketlerinin ortalama riskinin diğer bölgelerdeki üretim şirketlerine göre daha yüksek olduğunu kaydeden Selim Seval şunları söyledi: "Değerlendirmemize göre en düşük riskli üretim şirketleri Orta Anadolu'da. Son çeyrekte perakende ticaret ile uğraşan şirketlerin en risklileri Doğu Karadeniz'de, en az risklileri ise Akdeniz Bölgesi'nde. Çalışmamızda değerlendirdiğimiz şirketlerin %40'ı üretim sektöründe, %32'si toptan ticaret sektöründe ve %8'i ise perakende sektöründe yer alıyor. İstanbul Bölgesi %51 ile en fazla şirkete, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi ise %0,6 ile en az şirkete sahip. Ciro büyüklüklerine göre değerlendirildiğinde ise 3 milyon TL – 30 milyon TL ciro aralığına sahip şirketlerin çalışma kapsamındaki oranı %44, 25 kişiye kadar çalışanı olan şirketlerin oranı ise %41. Yasal yapıları itibariyle de limited şirketler %54 ile başı çekiyor." D&B Türkiye Risk Haritası çalışmasının Türkiye'de şeffaflığın artması için çok önemli bir adım olduğuna işaret eden Dr. Selim Seval, araştırmanın Türk şirketlerinin uluslararası arenaya çıkmalarına ve kredi değerlilikleri yüksek şirketler olarak tanınmalarına büyük destek sağlayacağını söyledi. "Yerli ve yabancı kreditör kuruluşlar açısından, D&B Türkiye Risk Haritası'nın, kredi risk yönetimini kolaylaştıracağına inanıyoruz" diyen Seval, bunun da daha isabetli kredi kararlarının verilmesine zemin yaratarak Türkiye genelinde kredi tabanının yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA