Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, AK Parti Osmaniye İl Başkanlığı'nda konuştu:

Güncel Haberler

- "Etrafımız bir ateş çemberiyken, kuzeyimizde, güneyimizde birçok komşu ülkemizde büyük yıkımlar, büyük meseleler yaşanırken Türkiye istikrarla yoluna devam ediyor"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Etrafımız bir ateş çemberiyken, kuzeyimizde, güneyimizde birçok komşu ülkemizde büyük yıkımlar, büyük meseleler yaşanırken Türkiye istikrarla yoluna devam ediyor." dedi.
Yılmaz, AK Parti Osmaniye İl Başkanlığı Teşkilat Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Osmaniye Valiliğini ziyareti sırasında kentte yürütülen çalışmalar ve gündemde olan projelerle ilgili bilgi aldıklarını söyledi.
Türkiye Yüzyılı'nda "Kardeşlikle Kenetlenen, İstikrarla Güçlenen Türkiye" adı altında tüm illerde bu programları icra ettiklerini dile getiren Yılmaz, teşkilatlarının sahada olduğunu ifade etti.
Teşkilatlarının sadece il merkezlerinde değil ilçe ilçe vatandaşlarla buluştuğunu anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:
"Bu aslında AK Parti'nin milletle siyaset yapma yaklaşımının somut bir yansımasıdır. AK Parti bugün artık 25 yaşında bir parti. Geçtiğimiz haftalarda 25. yıl dönümümüzü, yaş günümüzü kutladık. Ankara'da çok da muhteşem bir kutlama oldu. İlk başladığı andan itibaren AK Parti milletle yola çıktı. Cumhurbaşkanı'mız şöyle ifade ediyor, 'Partiyi millet kurdu, tabelasını biz astık.' diyor. O günden bugüne rotamızı her zaman millet çizdi. Milletimizin değerleri, talepleri ve beklentileri bizim siyasetimizin esasını oluşturdu. Bugün de aynı şekilde devam ediyor."
Yılmaz, politikalarını ve projelerini milletin talebine göre şekillendirdiklerini belirterek, sürekli sahada olduklarını dile getirdi.
Osmaniye'nin kendileri için önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Osmaniye, AK Parti, Cumhur İttifakı olarak çok değerli bir yere sahip. Her zaman bu davanın arkasında olmuş, çok güçlü destek vermiş bir ilimiz. Bugüne kadar verdikleri destek için de tüm Osmaniyeli kardeşlerimize ve gönülden bir kez daha teşekkür ediyorum. Burası aynı zamanda Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin memleketi, seçim bölgesi, milletvekili olduğu il. Bu vesileyle kendisine de selamlarımızı, saygılarımızı, muhabbetlerimizi bir kez daha buradan da ifade etmek istiyorum. İyi ki Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. İyi ki Cumhur İttifakı gibi bir ittifakımız var. Bu şekilde Türkiye siyasi istikrarını güçlü bir şekilde sürdürüyor."
Geçmişte Türkiye'nin siyasi istikrara sahip olmadığı dönemleri gördüklerini hatırlatan Cevdet Yılmaz, 1994, 1999 ve 2001 yıllarında yaşanan krizleri bildiklerini anlattı.
AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından Türkiye'nin büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığına dikkati çeken Yılmaz, ekonomide, demokraside, sosyal politikalarda ve dış politikada artık Türkiye'nin farklı bir ligde ve seviyede olduğunu dile getirdi.
"Enflasyon birinci önceliğimiz, bununla uğraşıyoruz"
Ekonomiye ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Türkiye, 2002 yılında 238 milyar dolarlık bir ekonomiydi. Kişi başına geliri de 3 bin 600 dolardı. Bu yıl sonu itibarıyla tahminimiz 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomi olacağız. Kişi başına gelirimiz de ilk defa Cumhuriyet tarihinde 20 bin doları aşmış olacağız. Şimdi ihracata, üretime, turizme bakın, hangi göstergeye bakarsanız bakın muazzam bir gelişme var. Sorunlar yok mu; Elbette var. İşte bu enflasyon birinci önceliğimiz, bununla uğraşıyoruz. İnşallah onu da Allah'ın izniyle çözeceğiz. Bu savaş biraz bizi geciktirdi. Enerji fiyatlarını olumsuz etkiledi ama istikametimiz belli. Aynı istikamette devam edeceğiz ve o sorunu da inşallah milletimizin gündeminden yine AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak çıkaracağız."
Yılmaz, ekonomide dünyanın halinin pek iyi olmadığını, bu duruma rağmen Türkiye'nin büyümeye, istihdam üretmeye, ekonomisini geliştirmeye devam ettiğini dile getirdi.
Eğitimde çok güzel bir haber aldıklarını anlatan Yılmaz, OECD ülkeleri arasında PISA'da Türkiye'nin 3 dalda puanını artıran tek ülke olduğunu belirtti.
Bu durumun 23 yıllık yatırımlarla olduğunu vurgulayan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bütçede her zaman eğitimin birinci sırada olacağını söylediğini ifade etti.
Sağlıkta da büyük devrim yapıldığına işaret eden Yılmaz, "Hastaneleri birleştirdik, sosyal güvenlik sistemlerini, işte ilacı almasından vatandaşın hizmet alımına çok büyük değişimler, dönüşümler yaşandı. Belki unutuldu şimdi o geçmiş günler ama şu anki standartlarımızla geçmiş sağlık hizmet standartları mukayese edilemez. Şimdi beklentiler de ister istemez yükseliyor. Bu da güzel bir şey. Yani daha fazlasını talep ediyor insanımız haklı olarak. Onları da sağlamaya çalışıyoruz ama geçmişle mukayese edilmez bugünkü sağlık hizmet standartlarımız." değerlendirmesinde bulundu.
Dünyadan Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya gelindiğini belirten Yılmaz, sosyal güvenlik sisteminde yaptıkları çalışmalarla ilgili de bilgi verdi.
"Bütün politikalarımızın odağında insan var"
Bütün politikalarının temelinde insanın olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bütün bu ekonomik politikalarımızın, diğer politikalarımızın odağında insan var. İnsanımız için yapıyoruz bunları. Rakamlar büyüsün diye yapmıyoruz. İnsanımızın refahı artsın, herkes belli bir seviyeye ulaşsın, kimse geride kalmasın diye yapıyoruz. ve bugün işte kırsal alana götürülen hizmetler, köy destekleri, birçok programlarla herkesi kapsayan, buna insan odaklı kapsayıcı kalkınma diyoruz. Odağında insan olan ve her kesimi kapsayan bir kalkınma anlayışı ve topyekun bir kalkınma anlayışı. Belli illeri, belli çevreleri değil, 86 milyonu, 81 ili kapsayan topyekun bir kalkınma anlayışı ve sosyal yansımalarını da görüyoruz."
Yılmaz, bugün 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Demokraside vesayetçi bir geçmişimiz var bizim. 60 darbesinden 15 Temmuz'a maalesef bugün de 12 Eylül. Bir darbeler tarihimiz var. Maalesef üzüntü duyarak söylüyoruz. Başbakanı idam edilmiş bir ülkeyiz. Vatandaşın seçtiği başbakanın haksız, hukuksuz şekilde idam edildiği bir ülkeyiz. 12 Eylül'den sonra da yapılan büyük haksızlıkları, hukuksuzlukları hepimiz biliyoruz. Ben şöyle söylüyorum, demokratik bir ülkede halkın seçtiği insanlara karşı darbe yapanların asıl düşmanı, asıl karşılarına aldıkları millettir. Milletin iradesine darbe yapıyorsanız siz milli değilsiniz demektir. Değil mi? Kökü bir şekilde dışarıda bu işin. Yoksa milletle niye uğraşsınlar. Milli olmadıkları için, gayri milli bir dayanakla bu işleri yaptıkları için milletle karşı karşıya geliyorlar. En son örneğini 15 Temmuz'da gördük. Hain bir darbe girişimi ve net bağlantıları olduğunu artık hepimiz iyi kötü görüyoruz."
Yılmaz, bu darbeler tarihinin sona ermiş, vesayetçi yapıların tasfiye edilmiş olmasının AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın en büyük başarılarından biri olduğunu dile getirdi.
Bu dönemde temel hak ve hürriyetlerin alanını genişlettiklerini, hukuk devletini güçlendirdiklerini ve altyapısını geliştirdiklerini vurgulayan Cevdet Yılmaz, "Bilgi iş sistemlerinden bina alanlarından temel mevzuatların güncellenmesine varıncaya kadar birçok alanda adımlar attık. Dolayısıyla Türkiye bugün vesayetçi bir yapıdan çıkmış, normal bir demokrasi haline gelmiş bir ülke. İnşallah bunun standartlarını daha da artıracağız, geliştireceğiz." diye konuştu.
Yılmaz, bütün bu başarıların, içeride sağlanan gelişmelerin Türkiye'yi dış dünyada da çok daha güçlü bir aktör haline getirdiğine dikkati çekti.
Türkiye'nin gerçekten istikrar adası olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:
"Etrafımız bir ateş çemberiyken, kuzeyimizde, güneyimizde birçok komşu ülkemizde büyük yıkımlar, büyük meseleler yaşanırken Türkiye istikrarla yoluna devam ediyor. Güçlü devletiyle, güçlü ordusuyla, güçlü savunma sanayisiyle dünyada çok farklı bir konuma gelmiş durumda. Savunma sanayinde dünyada geçen sene 11. ülke olduk, ihracatçı ülke. Türkiye, 10 milyar doları aşkın bir savunma sanayi ihracatı yaptı. Eskiden paramızla verip alamadığımız ürünleri şimdi biz bedeli mukabilinde başkalarına satar hale geldik."
(Sürecek)