Cumhurbaşkanı Sezer'den 'Laiklik' Mesajı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Laiklik İlkesinin Anayasa'ya Girişinin Yıldönümü Nedeniyle "Laiklik" Tanımı ile İlgili Mesajlar Verdi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, laiklik ilkesinin Anayasa'ya girişinin yıldönümü nedeniyle "laiklik" tanımı ile ilgili mesajlar verdi.Laikliğin din ve vicdan özgürlüğü değil, tüm özgürlüklerin bu bağlamda din ve vicdan özgürlüğünün de güvencesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Sezer, "Laiklik dinin devlet işlerine, politikaya ve toplumsal yaşama kesinlikle karıştırılamayacağı, devletin sosyal, ekonomik, siyaset ve hukuksal temel düzenin kısmen de olsa din kurallarına dayandırılmayacağını düzenin adıdır" dedi.Sezer, Anayasa'da ve Anayasa Mahkemesi kararlarlında laikliğin açıkça tanımı yapılmışken, madde gerekçesinden yola çıkılarak laikliği tanımlamayı çalışmanın ya da "gerekçedeki tanımı benimsemenin" hiçbir geçerliliği olamayacağı ve bu yaklaşımların Anayasa ile bağdaşmayacağını ifade etti.Cumhurbaşkanı Sezer, laiklik ilkesinin Anayasa'ya girişinin 70. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Sezer, mesajında, çağda dünyanın kavram ve değerlerini temel alan, uygarlığın tüm olanaklarını yurttaşlarına sunmak amacıyla Yüce Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet'in evrensel hedeflerine ulaşmak için sürekli devinim içinde olduğunu ifade etti. Çağdaşlaşmanın, çözümlemeci düşünen, laikliği içselleştiren, dogmalara değil, akılcılığa ve bilime önem veren özgür bireylerin yetiştirilmesi ile başarabileceği gören Yüce Atatürk'ün bu yöndeki dönüşümleri destekleyecek büyük devrimleri, topumun gereksinimleri doğrultusunda gerçekleştirdiğine dikkat çeken Sezer, Cumhuriyet'in başarılarının gerisinde çağdaşlığın temeli olan laiklik ilkesinin yattığını vurguladı. Sezer, Türk Devrimi'nin ekseni olan laiklik ilkesinin, çağdaşlaşma ve toplumsal dönüşüm tasarımını hedefine ulaştırdığını kaydetti. Laiklik ilkesinin, Atatürk'ün halkın sorunları, gerçekçi ve akılcı çözümler üretme anlayışının bir sonucu olduğuna işaret eden Sezer mesajına şöyle devam etti:"Laiklik Türk toplumun uygar bir toplum durumuna gelmesini, akılcı ve insancıl düşünce sistemini benimseyerek geleceğini yönlendirmesini amaçlayan Atatürk, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmesini öncelikle devletin toplumsal ve hukuksal yapısının dinsel kurallardan arındırılmasına bağlı olduğuna inanmıştır. Özgürlükler ve demokrasi laikliğe güvenceye alınmış, Türkiye böylelikle çağdaş ülkeler ve değerler sisteminin içine girebilmiş ve orada kalabilmiştir. Laiklik, Türkiye'nin ümmetçilikten ulusçuluğa, kulluktan yurttaşlığa, bağnazlıktan çağdaşlığa yönelişini simgeler. İlk olarak Erzurum Kongresi kararlarında vurgulanan laiklik ilkesi, Cumhuriyet'in kurulmasından sora yönetimde, eğitimde, toplumsal yaşamda ve hukuk sisteminde aşama aşama yaşama geçirilmiştir. 1937 yılında Anayasa'ya giren laiklik ilkesine, 1961 ve 1982 anayasalarında da özel önem verilmiş, devletin değiştirilemez nitelikleri arasında yerini almıştır. Laiklik özü yönünden, devletin dinsel kurallarla yapılandırılmamasının, dinsel o otoriteden bağımsız bir siyasal örgütlenmenin oluşturulmasını, aklın ve bilimin devlet ve toplum yaşamında egemen kılınmasını , yurttaşların yasalar önünde eşit olmasını ve saygı görmesini öngören bir yaşam biçimidir. Dünya sorunlarına bilimsel ve akılcı yönden bakmayı öngören laiklik, dini vicdanlarındaki kutsal yerinde korumakta, farklı din, düşünce ve yaklaşımların barış, hoşgörü ve özgürlük ortamında yaşamasına olanak sunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ve dayandığı ilkiler çağdaş bir devletin ve yaşam biçiminin temelini oluşturmaktadır. Anayasa'nın Başlangıç bölümü ve özellikle 24'üncü maddesi ile anayasa'yı yorumlaya yetkili tek organ konumundaki Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli karalarında laiklik ilkesi, ülkenin toplumsal gerçekleri ışığında açık ve net biçimde anlamını ve tanımını bulmuştur. Laiklik din ve vicdan özgürlüğü değildir. Laiklik, tüm özgürlüklerin bu bağlamda din ve vicdan özgürlüğünün de güvencesidir. Laiklik dinin Devlet işlerine, politikaya ve toplumsal yaşama kesinlikle karıştırılamayacağı, Devlet'in sosyal, ekonomik, siyaset ve hukuksal temel düzenin kısmen de olsa din kurallarına dayandırılmayacağını düzenin adıdır. Anayasa'da ve Anayasa Mahkemesi kararlarlında laikliğin açıkça tanımı yapılmışken, madde gerekçesinden yola çıkılarak laikliği tanımlamayı çalışmanın ya da "gerekçedeki tanımı benimsemenin" hiçbir geçerliliği olamaz ve bu yaklaşımlar Anayasa ile bağdaşmaz. Ulusumuz laiklik, demokratik çağdaş yaşam seçiminde asla ödün vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerinden olan laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sına girişinin 70. yıldönümünü kutluyor, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi, bugün ve gelecekte de aydınlık ve çağdaş bir ülke olarak kalacağını yeniden vurgulayarak, yurttaşlarımıza esenlikler diliyorum".(SC-ÖK-ÖK-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA