Çorlu'da Konferans Veren Prof. Dr. Aygün Attar:
Çorlu'da "Ermeni Meseleleri ve 1915 Olayları" Konulu Konferans Veren Prof. Dr. Aygün Attar, Konuşmasının Sonunda Salonu Dolduran Yüzlerce Öğrenci Tarafından Ayakta Alkışlandı. Ermenilere Soykırım Uygulanmadığını, Sadece Vatana İhanet Eden Ermeni Ayaklanmalarını Organize Eden Hücre Evlerine Baskınlar Yapılarak Elebaşlarının Yok Edildiğini Söyleyen Attar, "İhanet Dünyanın Neresinde Karşılıksız Bı...
Çorlu'da "Ermeni Meseleleri ve 1915 Olayları" konulu konferans veren Prof. Dr. Aygün Attar, konuşmasının sonunda salonu dolduran yüzlerce öğrenci tarafından ayakta alkışlandı. Ermenilere soykırım uygulanmadığını, sadece vatana ihanet eden Ermeni ayaklanmalarını organize eden hücre evlerine baskınlar yapılarak elebaşlarının yok edildiğini söyleyen Attar, "İhanet dünyanın neresinde karşılıksız bırakılıyor? Çok iyi yaptılar, Ermeni bunu hak etmiyor mu?" dedi.Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aygün Attar, "Ermeni Meseleleri ve 1915 Olayları" konusunda konferans vermek üzere Çorlu'ya geldi. Endüstri Meslek Lisesi Spor Salonu'nda öğrenci ve öğretmenlere yönelik konferansta söz alan Atar, "İnsanları Türk, Kürt, Ermeni oluşlarından ötürü, etnik kimliklerinden dolayı dışlamak insanlığa sığmaz. Devletine, milletine, bayrağına ihanet edenlerin cezası yok edilmek olmalıdır. Demokrasi ile demagojiyi birbirinden ayırmak gerekir. Türk tarihinin en büyükşanssızlığı tarihini yabancıların yazmasıdır. Biz yabancıların yazdığı tarihi öğreniyoruz. Yunanistan'ı, Osmanlı'dan toprak kopararak, ihanet ederek kurdular. Balkanlar elimizden çıktı. Orada 3 milyon insanımızı, evladı fatihanları katlettiler. Balkanlarda kaybettiğimiz o insanlarla ilgili ağzımızı açıp hesap sormuyoruz. Ondan sonra Orhan Pamuk denen kişi çıkıyor, 1915 olaylarını aydın kimliği ile gündeme getiriyor. 1915'ten önce Balkanlar var, onu neden sorgulamıyorsunuz? 1980'de, 1990'da Kosova'da,Bosna'da sırf Müslüman oldukları için insanlar katledildi. Bu aydın zümre, Orhan Pamuk o zaman neden sesini çıkarmadı? Türk ve Müslüman olunca sus pus oluyorlar, Türk tarihinde yaptıklarımızla utanç duyacak hiçbir olayımız yoktur" dedi.Osmanlı devletinin en güçlü olduğu dönemde bile hiçbir devletin iç işlerine müdahale etmediğini anımsatan Prof. Dr. Atar, "Faiz almadan yardımlar yaptı. Güçsüzün yanında büyük devlet olmanın onuru ile durdu. Şimdi bize borç verenler 3'te birini faiz olarak peşinen geri alıyor. Avrupa devletleri o dönemin nefretini güdüyor. Ermeniler, bizim paramızla, bu coğrafyadan kazandıkları paralarla bizim yıkılmamız için, bu devletin yıkılması için faaliyet gösterdi. Osmanlı bütçesinden patrikhanelere kültürelfaaliyetlerine devam etsinler diye yardımlar yapıldı. Ama bu paralarla silah alındı. Bunlar belgelendi. Ermenilerin katledildiklerini, soykırıma uğradıklarını öne sürdükleri dönemlerdeki rakamlara baktığınız zaman bütün Anadolu'nun, Ermenistan'ın bir mahallesi olması gerekir. Olmayan dava üretildi, düşman olarak da Türkler seçildi. Dünya Ermenileri, Ermenilerde dünyayı kullanıyor" diye konuştu."İyilikler bile dozunda iyidir" diyen Prof. Dr. Attar sözlerini şöyle sürdürdü:"Bizim her şeydeki saflığımız atasözlerimizde bile ortaya çıkıyor. 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' diyoruz. Neden diyoruz ki bugün bir şey yapmayacaksa bile yarın yapacaktır. Şimdi bir şey yapmıyorsa bilin ki zehrini arttırıyordur. Eğer o yılanın başını küçükken ezmezseniz bir gün gelir İmralı'da 5 yıldız otelde kalıyormuş gibi kalır. Benim size tavsiyem nerEde yılan görürseniz başını ezin".O dönemde Ermeniler'in askerlikten muaf tutulduklarına işaret eden Atar, "Bizim atalarımız, dedelerimiz savaşa giderken Avrupalıların deyimi ile söyleyeceğim Ermeniler, komik ve sembolik bir ücret karşılığında askerden muaf tutuldular. Bu kişiler yan gelip yattılar, balkanlarda çeteler oluşturdular. Anadolu'da çeteler kurdular, analarımızı bacılarımızı diri diri yaktılar. Dedelerimiz, Balkanlarda, Kafkasya'da İran'da savaşırken, Bağdat'ta savaşırken, tarih acıdır ama bilmeniz gerekiyor analarımızın,bacılarımızın iffetine, namusuna tecavüz ettiler. Savaş halinde olduğumuz Rusya ile işbirliği yaparak vatana ihanet ettiler. Silahlarıyla birlikte karşı tarafın yanına geçtiler, devletlerine ve bayrağına ateş etmek gibi insanlık dışı hareketlerde bulundular. O insanlar Ağrı'da ev bastı, Iğdır'ın Aralık ilçesinde 250 kişiye camiye topladılar, diri diri yaktılar. Babalarının gözü önünde 18 yaşındaki yiğitlerin, delikanlıların kafasını kesip derisini diri yüzdüler. Bir Ermeni askerin hatıralarından bunlarıanlatıyorum. Bu insanlar Van'da hamile bir gelinin karnındaki bebek üzerine iddiaya girdiler. Biri kız, biri erkek dedi, açıp baktılar, erkek çıktı ama karnını canlı canlı kesip bebeğe baktılar. Tüm bu olanlardan sonra bu ülkede aydın olarak geçinen besili, yabancı devletlerden para alarak aşılanmış zümre diyor ki Osmanlı tehcir yaptı. Dünyanın hiçbir yerinde iddia edildiği gibi soykırım yapacak olan bir devlet, soykırım yapacağı millet için iaşe masrafı diye devlet bütçesinden pay ayırmaz. Mehmet çıplakayakla, aç bir şekilde savaşırken, bu kişiler için iaşe masrafı adıyla para ayrıldı. Türklerin kurduğu bir devlette Türk kimliğini yok etmek üzere ayaklanma yapan bir etnik kimliğe 'ellerinize sağlık iyi yapıyorsunuz, topluca namusumuza tecavüz edin' mi diyecektik" şeklinde konuştu.Dünyanın 24 Nisan'ı Türklerin, Ermenilere yaptığı soykırım olarak kutladığına da işaret eden Attar, "Okuma yazması olan herkes tarih kitaplarına baksın, Osmanlı sevk ve isyan yasasını 27 Mayıs 1915 tarihinde çıkarmış. Hiçbir kara vicdanlı Avrupalı devlet, Ermeni lobisinin oyuncuğu olan riyakar, işgalci ABD hiçbir zaman sormuyor ki, demiyor ki '24 Nisan'da soyumuzu sopumuzu kuruttular, tehcir yaptılar?' Bunu da sevk ve isyan yasası ile yaptılar diyorsun ama bu yasa senin verdiğin tarihten sonraçıkarılmış. 27'sinde çıkan bir yasa 27'sinde icra edilir. Eğer yok ettiysek bu tarihten bir ay önce nasıl yok ettik Ermenileri biz. O zaman 24 Nisan nedir? 24 Nisan, her devlette olan istihbarat teşkilatının o zaman ki adı Teşkikatı Mahsusa'dır. O birimin verdiği raporlarla Anadolu'daki Ermeni ayaklanmaları organize eden İstanbul'daki hücre evlerine baskınlar yapıldı, oralardaki kişiler alındı, götürüldü, imha edildi. Çok da iyi yaptılar, ellerine sağlık. Ermeni bunu hak etmiyor mu? Ermenilerdemiyor ki sen '24 Nisan'da bizim terör elebaşlarımızı yok ettin.' Dünyaya diyor, 'bizi yok ettiler', Dünya da siz 'Ermenileri yok ettiniz' diyor. Yok etmedik, devletimizi korumak ve devletimiz içindeki bölücülük faaliyetlerinin önüne geçebilmek için böyle bir yasa çıkardık. Niye yok etmedik bilmiyorum ama Osmanlı'dan hesap soruyorum 'Ey mübarekler, neden yok etmediniz? İhanet dünyanın neresinde karşılıksız bırakılıyor?'Ermeniler o kadar ileri gittiler ki Osmanlı'nın sultanına, İslam dünyasının başına suikast ettiler ve biz o suikast eden Ermeni'yi cebine parasını koyarak yurtdışına gönderdik. Bu senaryolar bugün size bir şey anlatmıyor mu? Ülkenin bölünmesi için faaliyet gösteren masum Mehmetçiğin kanıyla, Emine'nin, Ayşe'nin Fatma'nın kanıyla beslenen Leyla Zana, Avrupa Parlamentosu'na gidiyor, Türkiye'ye hakaret ediyor" dedi."Biz soykırım yapmadık" demek gerektiğini de dile getiren Atar, "Biz vatana ihanet eden ve bu ihanete karışan, ülkenin birlik ve beraberliğini parçalayan, etnik kimliğinden dolayı değil, yaptıklarından dolayı o zaman vatandaşımız olan Ermenileri uzaklaştırmışız. Bu yeterli mi bana göre değil. Ben olsam vatana ihanet edenlerin hepsini bir günde imha ederdim, bir gün yetmezse bir ayda imha ederdim. Ama ederdim neyse ki bitirirdim. Yakasında Atatürk'ün rozetini taşımakla ülke olunmaz. Atatürkçü DüşünceDernekleri kurmakla Atatürkçü olunmaz. Atatürk'ün çizdiği, en doğru, en mukaddes yol, beni ben yapan iki şıktan birini seçmemi isteyerek beni savaşa çağıran, ya istiklal ya ölüm narasını atan o insanın yaptıklarını yapabilmek için, cumhuriyetin vazgeçilmezi olan Atatürk ilkelerinden vazgeçmemek gerekiyor. Dümdüz bir yolda yürümek her kişinin işidir. Engebeli yollarda yürümek er kişinin işidir. Türk doğarsınız veya doğmazsınız, ama Türk olabilmek bir ayrıcalıktır. Türk'üm diyebilmek bir ayrıcalıktır" diyereksözlerini tamamladı.Konuşmasının sonunda konferansa katılan öğrenciler tarafından ayakta alkışlanan Prof. Dr. Aygün Attar'a Çorlu Mehmet Rüştü Uzel Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Caner Baysal tarafından çiçek takdim edildi. Prof. Dr. Attar, çiçekleri şehitlerin adına ve anısına kabul ettiğini dile getirdi.(EŞ-ED-ÖK-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA