Colgate Türkiye Yöneticisi Pura: "Temizlik Sektörünü Mutlu Azınlık Olarak Görenler Var"
Colgate Palmolive Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Pura, "2009'un Ocak -Nisan Döneminde Kozmetik Ürünlerin Satış Cirosu Geçen Yılın İlk Dört Ayına Kıyasla Yüzde 16.5, Temizlik Ürünlerinde Yüzde 14.7 Artış Gösterdi.
Colgate Palmolive Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sabun ve Deterjan Sanayicileri Derneği ile TOBB Kozmetik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, yaşanan ekonomik krizin kozmetik ve temizlik ürünleri sektörüne çok fazla bir etkisi olmadığını, aksine pazardan olumlu sinyallerin gelmeye devam ettiğini ve tüketicilerin satın alma eğiliminin sektörün durgunluğa girmesini önleyip artı değere geçirdiğini söyledi.Ahmet Pura, "2009'un Ocak-Nisan döneminde kozmetik ürünlerin satış cirosu geçen yılın ilk dört ayına kıyasla yüzde 16.5 temizlik ürünlerinde yüzde 14.7 artış gösterdi. Mutlu bir sektör temsilcisi olarak herkese bu olumlu mesajlar vermek isterim. Umut dağıtmıyorum, gerçekleri söylüyorum. Herhangi bir sektörde üretim ve satış düşüşü belki küresel ve ekonomik nedenlerle doğal karşılanabilir, ama toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyan temizlik ve kişisel bakım ürünlerinde eğer bir düşüş yaşanırsa en büyük üzüntümüz gerçekten bu olur" dedi.-"KİMİLERİ BİZİ MUTLU AZINLIK OLARAK GÖREBİLİR"-Sektörle ilgili gelişmeleri ANKA'ya değerlendiren Ahmet Pura, "36 yıldır bu sektörün emekçiliğini yapıyorum. Şimdiye kadar dokuz-on kriz geçirdim. Hepsinden sağlam bir şekilde çıktık. Sektör açısından her kategoride eski döneme kıyasla çok yüksek artışlar olmasa da şu an gördüğüm tablo çok olumlu. Kimileri bizim sektörü mutlu bir azınlık olarak değerlendirebilir. Tüketici krizin ve ekonomik küçülmenin gelirlerde yarattığı düşüşe rağmen temizlik ve kozmetik ürünlerini evine de kendi kişisel bakımı için de almaya devam ediyor. Bu hareketlilik ekonominin tümü için de çok önemli" diye konuştu. Pura şöyle sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz hesaplarımızı "kriz şu kadar sürecek ya da şu gün bitecek' gibi görüşlere dayandırarak yapmıyoruz ve bu tür öngörülere de takılıp kalmıyoruz. Krizle yatıp krizle kalkmanın kimseye bir faydası yok. Bu tür tahminler yapmak ve öngörüler yapmak bizim sektör için bir şeylere çözüm olmaz. Sanal ve yapay mesajlarla tüketimde sağlıklı bir gelişme sağlanamaz. Tabi ki diğer sektörlerde olduğu gibi bizim sektörde de KDV ve ÖTV indirimleriyle ürünler tüketiciye daha ucuz verilir hale gelirse ekstra bir hareketlilik sağlanabilir." -"EN BÜYÜK HAYALİM KİŞİ BAŞI DİŞ MACUN TÜKETİMİNDE 150 GRAMI GÖRMEK"-Pura, ağız ve diş sağlığının kişisel bakım ve temizlikte çok önemli yer tuttuğunu ve bir dizi hastalığın bu kanaldan yayıldığını vurgulayarak şunları kaydetti:"Yapılan araştırmalar Türkiye'de nüfusun yüzde 26'sının hayatında hiç diş hekime gitmediğini, yüzde 21'inin de son iki yılda diş hekimine hiç uğramadığını yani nüfusun yüzde 47'sinin iki senedir diş hekimi yüzü görmediğini gösteriyor. Buna rağmen yine de olumlu gelişmeler yok değil. Örneğin Türkiye'de yılda kişi başına düşen diş macunu tüketimi geçmiş yıllarda 86 gram idi, şimdi ise 100 gramlık psikolojik sınırı aştık ve 105 grama ulaştık. Bu sadece sektör ve pazardaki büyüme dışında, sağlık adına da önemli bir gelişme. Bu konuda uzun yıllar emek vermiş biri olarak en büyük hayalim Türkiye'de kişi başı diş macun tüketiminin 150 grama ulaştığı günleri görmek. Tabi ki bu rakam da gelişmiş ülke standartlarına göre oldukça düşük bir miktar. AB ortalamasında en düşük rakam İspanya ve orada da kişi başı tüketim 340 gram düzeyinde. Demek ki bizim için gidecek daha çok yol var" -"BİR YILDAKİ ÜRETİM 7 MİLYAR 480 MİLYON KEZ FIRÇALAMAYA EŞDEĞER"-Diş macunu üretim-satış rakamları hakkında bilgi veren Pura, 2008'de 7 bin 480 ton diş macunu üretildiğini ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10'luk bir artış olduğunu söyledi. Pura, "Bir fırçalamada kullanılan diş macunu miktarının 1 gram düzeyinde bulunduğu göz önüne alındığında, mevcut üretim rakamıyla yedi milyar 480 milyon adet fırçalamaya denk geldiğini görüyoruz" diye konuştu. Pura, diş macunu tüketimi için verdiklerin mesajların ticari değil, tümüyle sağlık kaygılarını dikkate alarak ortaya çıktığını belirterek "Tüketimin artması ve pazarın büyümesi tabi ki önemli, ancak daha önemli olan kişi başı tüketimin artması. Fransa'da bu rakam son verilerle 440 grama ve Almanya'da da 589 grama ulaştı. Bu konuda tüm firmaların katkısını Türkiye'nin ağız ve diş sağlığı ve sektör açısından çok önemli görüyoruz" dedi. Pura'nın verdiği bilgiye göre 2009'un ilk dört ayında diş macunu üretim ve satışı 2 bin 487 ton olarak gerçekleşirken, artış oranı da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 düzeyine ulaştı.Diş fırçası kullanımı konusunda da olumlu bir trend yaşandığına işaret eden Ahmet Pura, "2008 sonu rakamlarıyla Türkiye'de çocuklar da dahil toplam 52 milyon diş fırçası satıldı. Bir önceki döneme kıyasla artış oranı yüzde 9 oldu. 2009'un ilk dört ayında ise satılan diş fırçası sayısı 18 milyona çıkarken, artış oranı da yüzde 7 oldu" dedi. Pura, kriz ve benzeri olumsuz koşullara rağmen temizlik ve kozmetik ürünleri pazarında tüketimin temizlik,hijyen gibi temel ihtiyaçlar açısından zorunlu olduğunu ve her durumda satışlarda ortalama yüzde 10'lar civarında bir artışın beklenebileceğini belirtti. -COLGATE'İN DÜNYADA PAZAR PAYI YÜZDE 44.9'A, TÜRKİYE' DE YÜZDE 29'A ULAŞTI-Colgate'in İlköğretim üçüncü sınıf öğrencilerini esas alan "Parlak Gülüşler Parlak Gelecekler Projesi" hakkında da bilgi veren Pura, dünya pazarında yüzde 44.9 gibi çok yüksek bir pazar payına sahip olan Colgate'in sosyal sorumluluk kampanyalarını Türkiye de dahil tüm dünyada sürdürdüğünü söyledi. Colgate'in Türkiye'de ağız ve diş sağlığı ürünleri pazarında pazar payının istikrarlı bir artış grafiğiyle yüzde 29'a ulaştığını belirten Pura, "Colgate, tüm dünyada yürüttüğü bu kampanya kapsamında 500 milyon çocuğa ulaştı. Biz de Colgate Türkiye olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile gerçekleştirdiğimiz beş yıllık sözleşme sonunda Türkiye genelinde 2.5 milyon ilk öğretim öğrencisine ulaşmayı hedefliyoruz. Şu ana kadar kampanya ile 1 milyon 100 çocuğa ulaşmış durumdayız. Yıl sonunda bu sayı 1 milyon 250 bin kişi olacak. Türkiye'de her yıl ortalama 1.2 milyon öğrencinin üçüncü sınıfta olduğunu düşünürsek, Colgate'in kampanyası ile tüm Türkiye'deki üçüncü sınıf öğrencilerine iki kez ulaşmış olacağız" dedi.-"KOZMETİK VE TEMİZLİK SEKTÖRÜNDE KAÇAK-SAHTE ÜRETİMİN PAYI YÜZDE 13"-Kozmetik ve temizlik ürünleri pazarında toplam satışlar içinde yüzde 13 oranında sahte ve kaçak üretim olduğunu hatırlatan Pura, şunları söyledi: "Toz deterjan üretimi çok büyük yatırım gerektiren tesisleri ve teknolojiyi gerektiriyor. Dolayısıyla burada kaçak ve sahte üretim kolay değil. Ancak pazarda açık satılan deterjanlar söz konusu. Açık deterjanların da toplam içindeki payı 2001 krizi döneminde yüzde 4 iken, şimdi yüzde 2'ye düşmüş durumda. Demek ki tüketici bu konuda doğru rotada bulunuyor. Sabun sektöründe ise markalı sabunların sahte ve kaçağa bir katkıları söz konusu olamaz. Sabunda özellikle yerel üretimler var. İnsanlar evlerinde yaptığı yeşil sabunu pazarda satıyorlar. Türkiye'de yeşil sabun kullanımı hala yüksektir."-"SABUN TÜKETİMİNDE AB ORTALAMASININ ÜZERİNDEYİZ AMA"-Türkiye'de kişi başına yılda düşen sabun tüketiminin 1.1 kilogram olduğunu, AB ortalamasında ise bu rakamın 360 gram düzeyinde bulunduğunun altını çizen Ahmet Pura, "Bu bir bakış açısıyla sabun tüketiminde AB ortalamasının oldukça üzerinde olduğumuzu gösterir. Ancak AB ülkeleri ile Türkiye'de temizlik davranış modellerinde önemli farklar var. Bizde sabun el yıkama dışında da yaygın olarak kullanılıyor. Saç, baş yıkama, halı yıkama, bulaşıkları sabunla durulama gibi sabunun bir dizi farklı kullanımları söz konusu. O yüzden rakamın yüksek olması normal. Dolayısıyla sadece sabun tüketimine bakarak bir ülkenin daha temiz olduğunu ileri sürmek doğru olmayabilir. Gerek deterjan gerekse sabun kullanımının yaygınlaşması doğrudan medeniyet göstergesi. Bir anlamda ne kadar çok deterjan ve sabun kullanırsanız medeniyete de o kadar yaklaşmış olursunuz. Domuz gribinde de temizliğin önemi bir kez daha test edildi" görüşünü ifade etti. -"SIVI SABUN, KALIP SABUNU YAKALAMAK ÜZERE"-Toplam pazarda sıvı sabun ve kalıp sabun oranları hakkında bilgi veren Ahmet Pura, "Sıvı sabunda önemli bir artış eğilimi var. Bunda kamu kurumları, okullar, şirketler, otel, restoran, benzin istasyonu, AVM ve benzeri umuma açık yerlerde ağırlıkla sıvı sabun kullanılmasının önemli bir rolü var. Biz bu gelişmeyi çok önemli görüyoruz. Geçen beş-altı yıllık süreçte sıvı sabun tüketimi toplam satışların yüzde 40'ını, kalıp sabunlar da yüzde 60'ını oluşturur hale geldi" dedi. Sıvı sabun cirosunun 2009 yılının ilk üç ayında yüzde 19 artış kaydettiğini belirten Pura, "Domuz gribiyle birlikte son haftalarda anti-bakteriyel sabunlara önemli bir yöneliş var. Bu üreticilerin teşvikinden ziyade tamamen tüketicilerin market raflarında yarattığı hareketlenme ile oluştu. Raf hareketi çok ani geliştiği için biz bu durumu bir anlamda tüketicinin sivil inisiyatifi olarak görüyoruz" diye konuştu. Ev dışında sıvı sabunun kullanımının yaygınlaşmasını temizlik ve hijyen açısından iyi bir haber olarak niteleyen Ahmet Pura, "Özellikle sağlık ve hijyen açısından dış mekanlarda sıvı sabun kullanımı sayesinde bir çok hastalıktan korunmak mümkün. Kuruluşların ve ticari işletmelerin de hijyen ve temizlik konusunda birbirleri ile yarışır halde sıvı sabun kullanım olanaklarını yaygınlaştırması da bireyler için önemli bir teşvik ve kolaylık olmaktadır. Evlerde ise kalıp sabun kullanımı doğal olarak yaygınlığını sürdürüyor. Bu gelişme aynı zamanda Türk toplumunun sabuna ve sıvı sabuna olan yatkınlığını da ortaya koyuyor" dedi. -"SABUNLA EL YAKAMADAN KESİNLİKLE YAPILMAYACAK DÖRT EYLEM"-Sabunla el yıkamanın anti-biyotik ve aşı kadar etkili olduğunu ve sadece el yıkamanın dünyada 1 milyondan fazla insanın hayatını kurtardığı yönünde araştırma sonuçları bulunduğunu söyleyen Ahmet Pura, dört ana konuda sabunla el yıkamanın stratejik önemde olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Colgate'in tüm dünyada yaygın olarak tanıtımını yaptığı kampanyaya göre bu dört alanda el yıkamadan kesinlikle vazgeçilemez. Birincisi tuvaletten sonra, ikincisi çocuk bezini değiştirdikten sonra, üçüncüsü yemek hazırlığına girişmeden önce ve dördüncüsü de bebeğin beslenmesine başlamadan önce kesinlikle ellerin sabunla yıkanması gerekiyor." -"DÜNYADA 5 ÇOCUKTAN 4'ÜNE AŞI YAPILIRKEN, SADECE 1'İ ELİNİ YIKAYABİLİYOR"-Colgate ürünü olan Protex tarafından yürütülen kampanyaya da değinen Ahmet Pura, "Özellikle domuz gribi konusunun yaygın olarak tartışıldığı ve önlemlerin konuşulduğu bu dönemde biz de Protex olarak yürüttüğümüz el yıkama kampanyasına hız vereceğiz ve daha çok insanın daha sık el yıkaması için her türlü çabayı ortaya koyacağız. Hedefimiz kampanya kapsamında Türkiye'de insanlara el yıkama konusunda bilinçli eğitim verilmesini sağlamak. Kısa dönemde ulaştığımız 300 bin kişiyi yine kısa bir süreçte 1 milyon kişiye çıkarmayı planlıyoruz. Bir anlamda bu kadar insanın bilinçli el yıkamasını pratikte de gerçekleştirmiş olacağız. Şu rakamı üzülerek paylaşmak isterim ki tüm dünyada beş çocuktan dördüne aşı yapılırken, beş çocuktan sadece biri elini yıkayabiliyor. Bunun herkesin özellikle üzerinde düşünmesi gereken çok önemli ve çarpıcı bir rakam olduğunu düşünüyorum" görüşünü dile getirdi. (ANKA)(NÇ/BUN)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA