CHP'nin Çankaya Adayı Tanık: "Çankaya'nın Delisi Olmaya Hazırım"

Politika Haberleri

CHP Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, Seçilmeyle İlgili En Ufak Bir Tereddüdü Olmadığını İfade Ederek, "Deliler Olmazsa Toplumlar İleriye Biraz Zor Gider Görünüyor. Eğer Gerekiyorsa Deli Olmak da Çankaya İçin, Çankaya'nın Delisi Olmaya da Hazırım" Diye Konuştu.

CHP Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, seçilmeyle ilgili en ufak bir tereddüdü olmağı ifade ederek, "Deliler olmazsa toplumlar ileriye biraz zor gider görünüyor. Eğer gerekiyorsa Çankaya'nın delisi olamaya da hazırım" diye konuştu.

CHP'nin açıklanması merakla beklenen Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, bugün Çankaya İlçe Başkanlığı'nda basınla bir araya geldi. Konuşmasında, göreve geldiğinde gerçekleştireceği projelerini açıklayan Tanık, kendini de tanıttı. Niğde doğumlu ve memur çocuğu olduğunu söyleyen Tanık, 1949'un Kasım'ından beri Ankara havası soluduğunu Ankara toprağından beslenen biri olduğunu ifade etti. "Ankaralı olmak bir imtiyaz değil belki ama Ankara'da çok uzun yıllarım geçti" diyen Tanık, kendini şöyle tanıttı:

"Memuriyet nedeniyle dolaştığımız kasaba ve şehirlerde ilkokul öğrenimimi yaptım, ortaokul ve liseyi Adana'da bitirdim. Daha ODTÜ'de bir süre Kimya bölümünde okudum, 1975'te Şehircilik bölümünü bitirdim. İller Bankası'nda memurluk yaparken, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca, 1982'deki Cunta tarafımdan kamu görevimden uzaklaştırıldım. 1992'de kazandığım idari yargı sonucu, iade-i itibar olarak kamu görevine bir aylığına döndüm. İller Bankası ve Yerel Yönetim Bakanlığı dönemlerinde yaptığım çalışmalar, şehircilik ve belediyecilik açısından, beni belediyecilik programlarına oldukça yakınlaştıran bir dönem oldu."

Tanık, 1982'de TMMOB Başkanlık yaptığını da hatırlatarak, bu görevden sonra 1988'den itibaren özel olarak proje bürosu sahibi olarak çalıştığını belirtti. Tanık, daha sonra bu birikimlerini paylaşmak üzere 1993 ve 2000 yılları arasında, "Ada Yerinden Yönetim Gazetesi" ve Ada Kentliyim" dergisini, çıkarttığını söyleyerek şunları dedi:

"Hayatımın en eğitici dönemlerinden birisi de bu yayıncılık dönemiydi. Yayın yapma telaşı insanı inanılmaz hızlandıran, coşturan ve koşturan bir telaştır. Belediye Başkanlığı ondan geri kalır bir telaş değil, bunun da farkındayım. Yayın çıkarmak için nasıl biraz deli yürek olmak gerektiriyorsa, Belediye Başkanı olmak da en az o kadar deli olmayı gerektiren bir iş. Deliler olmazsa toplumlar ileriye biraz zor gider görünüyor. Eğer gerekiyorsa deli olmak da Çankaya için, ben bu Ankara'nın delisiyim aynı zamanda diyebilirim. Çankaya'nın delisi olamaya da hazırım. Gereğini yapacağız çünkü. Seçilmeyle ilgili en ufak bir tereddüdüm yok, kimsenin tereddüdü yok. Rakipler de biliyor bunu onlar nafile bir yarış olacak. Ama olsun yarış iyidir, bizi de ileri götürür. Benim asıl "delilik' gerektiğini düşündüğüm şey, bu ölçüde muhteşem bir göreve talip olabilmek. Bu olağanüstü bir şey. Siz kentin en ücra köşesinde akşam evine gittiğinde çocuğuna onu mutlu edecek bir şey getiremeyen birisinin yürek sıkıntısını duyuyorsanız, Kızılay'ın göbeğindeki bir çöp gözünüze batıyorsa, bunun altından kalkmaya soyunmak çok büyük bir yürek ve cesaret istiyor."

-"UMARIM ÇOK TELSİZLİ VE KORUMALI BAŞKAN OLMAM"-

Tanık, göreve geldiğinde, çok korumalı ve çok fazla eli telsizli olmayan bir Belediye Başkanı olmayı umduğunu ifade ederek, "Eski hayatım nasıl ise ona dönük sürdürmeye gayret göstereceğim. Belki şoför kullanmak zorunlu olacak gibi görünüyor. Ama Ankaralının yanında onun seviyesinde bir başkan olmaya gayret göstereceğim" diye konuştu.

-"BENİM AÇILIMIM, BİRLİKTE BİR ŞEY YAPMA AÇILIMI"-

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tanık, tartışmaları da beraberinde getiren CHP'nin Kur'an Kursu açılımının gündeme getirilmesi üzerine şöyle konuştu:

"Benim bir açılımım var ve bu yeni bir açılım değil. Benim açılımım "birlikte bir şey yapma' açılımı. Bizim 1930'daki Belediye Kanunumuzda, Belediyelere görev verdiği madde şöyle bir şeyi taşır; mahalli, müşterek, medeni ihtiyaçların karşılanması, çağdaş Türkçeye göre, yerel, ortak, uygarlık gereksinimlerinin karşılanması. Mahalli, müşterek, medeni ihtiyaçların karşılanması için yerel ihtiyaçları anlayan kavrayan, o ihtiyaçları hem güncel, hem de stratejik olarak uzun dönemde çözmeye yönelik bir belediyeciliğe ihtiyacımız var.

Ben Çankaya'nın ihtiyaçlarını iyi bildiğimi hissediyorum. Benim gözlediğim Çankaya'da duyulan temel ihtiyaç, yaşanabilir bir kent mekanına sahip olmaktır. Yaşanabilir bir kent mekanına sahip olursak orada yaşayan, güçlü ve güvenli bir toplum üretebiliriz, onun anahtarı da çocuklardan geçiyor.

800 binlik Çankaya nüfusunda 0-14 yaş grubu 186 bin. Bu 186 bin çocuğun Cumhuriyet şarkıları söyledikleri korolarla hayata bakış ufku kazanmaları, onların birlikte seslerini yükseltebildikleri ve birbirilerine güven duydukları ortamlar üretebilmeleri, arkadaşlıklar ve örgütlülükler deneyimleri geliştirmeleri kentlileşme için benim gördüğüm, Çankayalının özlem duyduğu bir ihtiyaçtır.

-"ÇOCUKLAR İÇİN TRAFİKTEN ARINDIRILMIŞ SOKAKLAR OLACAK"-

Benim özgün projelerimden bir tanesi çocuklar için oyun sokaklarıdır. Bugünün trafiğine ve otolarına teslim edilmiş, 500 sokağı Çankaya'da gündüzleri çocukların oyun oynayabilmeleri için özel olarak düzenleyeceğim. Trafikten arındıracağım, orada gerektiğinde yaşlılar, engelliler de çocuklarla birlikte kuş seslerinin altında bir arada olacaklar ve birbirlerini eğitecekler, birbirlerine sahip çıkacaklar, yoklukları da varlıkları da paylaşacaklar. Bundan daha önemli bir açılım olabileceğini düşünmüyorum.

Üniversite gençlerine sahip çıkmanın da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çankaya'nın ana varlıklarından bir tanesi Türkiye'nin çok önemli üniversitelerine sahip olmasıdır. Bu üniversitelerin, tekno parklarının, araştırma merkezlerinin desteklenmesi durumunda insan gücünün gelişkin olan bir toplumun sırtının yere gelemeyeceği kesindir. Çocukları ve gençleri diri olan, birbirine sahip çıkacak şekilde örgütlenmiş bir toplumu hiçbir kriz, hiçbir saldırı, hiçbir saldırı yıkamaz."

-"'SOLA DÖNÜŞ YASAK' LEVHALARINI KALDIRACAĞIZ"-

Göreve geldiğinde, Çankaya'daki "Sola Dönülmez' levhalarını kaldıracaklarını açıklayan Tanık, bir gazetecinin "Bu uygulamanın CHP Kur'an Kursu açılımıyla sağa dönen uygulamaları üzerindeki nasıl etkisi olacağı" sorusu üzerine şunları dedi:

"Ben "sola dönülmez'i kaldırarak zaten Partimin genel isteği ve umudu çerçevesinde bir söylemde bulunuyorum. Çankaya'nın belki de ilçe ölçeğinde, belediye programını da aşan bir söylem bu. Ben Murat Karayalçın'ın da bu tür bir düzenlemeye yürekten sahip çıkacağına inanıyorum. Bizim ana kimliğimizi ifade eden bir simge olacaktır. Ama sadece bir kavga, simgesi değil, ayrıca şehir trafiğine ciddi anlamda sekte vuran, çok olumsuz bir şehircilik uygulaması olduğu için de o levhaları kaldıracağım. Ama o levhalar onu koyanlar tarafından bir siyasi simge olarak düşünüldüyse, o siyasi simgeyi yıkmak da CHP'nin onurlu bir görevidir, yıkacağız."

-"KAYNAK SIKINTISI İÇİNDE BİR DÖNEM YAŞANACAK"

Büyükşehir Belediyesi ile ilçe Belediyelerinin farklı partilerden olması nedeniyle yaşanan kaynak sıkıntılarının ve Çankaya'daki kaldırım taşları probleminin gündeme getirmesi üzerine ise Tanık, şöyle konuştu:

"Ben, Büyükşehiri de kazanacağımıza eminim, Ankara'da büyük bir dönüşüm yaşacağız. Ama bu dönüşüm sonucunda da sıkıntılı bir dönem gelecek. Buhran dönemi yaşıyoruz ve muhtemelen Büyükşehri alsak bile, hükümet değişimi için en azından bir iki yıllık bir süre daha gerekebilir.

29 Mart süreci sonunda çok ciddi bir dönüşüm yakalanırsa bu AKP'nin kendi önüne sorunu koyup, ciddi olarak düşünmesine ve bir erken Genel Seçime gitmesini ciddi ölçüde zorlayacak bir sonuç olacak.

Ona rağmen küresel buhranın da etkisiyle, kaynak sıkıntısı içinde bir dönem yaşanacağı ortada. Ancak kaynaklar sadece yukardan gelmez, "birlikte nasıl yapılır'ı bulmak önemli. Bu açıklıkla dertlerini de paylaşan bir yönetim oluşturacağım. Temel güç, beraber aç yatacağız gerekirse, ama sonucunu stratejik olarak kazanacağımız bir sürece hep birlikte inandığımız takdirde o kaldırım da bu halkın en iyi biçimde yapacağına inanıyorum, Belediyenin görevi onlara önderlik etmek olacak. Ben belediyenin sıkıntılarını biliyorum. Bu dönem sadece ilçe belediyesi için değil, Büyükşehir Belediyesi de har vurup harman savurduğu kaynaklar nedeniyle AKP yönetiminin bizati kendi Başbakanı tarafından "borcunu öde' talimatıyla uyarılmış ve belli bir sıkılamaya tabi tutulmuş bir yönetimdir. Bu tür bir sıkılamanın olacağından eminim. Bunun altından kalkarız yeter ki Çankaya'nın kaynaklarının çar-çur edilmediği ve ya birkaç kişiye peşkeş çekilmediği duyduğu hakim olsun, o zaman hep beraber yaparız. Bu güven benim cesaretimin kaynağıdır."

-"CİNNAH'I ÇİFT YÖN YAPMAK İÇİN ÇANKAYA'NIN TÜM GÜCÜNÜ KULLANACAĞIZ"

Atatürk ve Cinnah Caddesi'nde tek yönü, çift yöne çevirmek için çalışacaklarını da açıklayan Tanık, ilçe Belediyesi olmalarına rağmen bu uygulamalara "dur' diyebilmek için, hukuksal zemin de hazır olduğunun altını çizerek, mevcut mevzuat yetmezse bile onu zorlayacak hukuk normlarını bulup, geliştirme imkanına sahip olduklarını söyledi. Tanık, "Gerekirse Çankayalının gücünü bu işi değiştirmek üzere aktif hale getirerek, bu mücadeleyi vereceğiz" dedi.

-"VARLIĞIM, SOSYAL SERMAYEM"

Tanık, mal varlığını açıklayıp açıklamayacağının sorusunu da, "Çok zengin değilim, ancak mal varlığımı ben de açık şekilde ortaya koyacağım. Benim esas varlığım, hep söylüyorum sosyal sermayemdir" şeklinde yanıtladı. (ANKA)

(GO/BÜN)
Kaynak: ANKA / Politika

, Haberler