CHP Lideri Baykal: "İki Yüzlülükle Devlet Yönetilmez"
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP Hükümeti'nin Türbanla İlgili Girişimlerini Eleştirdi ve Başbakan Erdoğan'ı Bu Konuda "İki Yüzlülükle" Suçladı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP Hükümeti'nin türbanla ilgili girişimlerini eleştirdi ve Başbakan Erdoğan'ı bu konuda "iki yüzlülükle" suçladı. Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanlığı döneminde, türbanla ilgili olarak, "Türbanın Türkiye'deki laik demokratik rejimi ortadan kaldırmak isteyen siyasi bir görüşün simgesi haline geldiği açıktır. Bu sebeple yasaklanması gerekmektedir" şeklindeki savunmaya imza attığını hatırlattı. Baykal, "Avrupa'da böyle söylüyorlar, Türkiye'de başka. Bu sahtekarlığa son vermek lazım. Devlet böyle iki yüzlü bir anlayışla yönetilmez" dedi.Baykal partisinin grup toplantısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Grup toplantısı Baykal'ın gecikmesi nedeniyle yaklaşık yarım saat gecikmeyle başladı. Baykal, konuşmasının başında Muharrem ayı nedeniyle Kerbela olayının önemine dikkat çekti. Baykal, yarın CHP Genel Merkezi'nde düzenlenecek aşure törenine de yurttaşları davet etti.Türkiye'nin belli başlı 36 merkezinde düzenlenecek aşure törenlerine CHP'li milletvekillerinin katılacağını söyleyen Baykal, gazeteci Uğur Mumcu ve eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem'i de ölüm yıldönümlerinde saygıyla andıklarını ifade etti.-MERKEZ BANKASI TARTIŞMASI-Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısında yaptığı konuşmada Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması tartışmalarına ilişkin İş Bankası'na yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Türkiye'nin gündeminin türban ve Merkez Bankası'nın taşınmasına kilitlendiğini anlatan Baykal, bu iki tartışmanın da aynı kaynaktan beslendiğini söyledi.Merkez Bankası ile İş Bankası'nın farklı iki kurum olduğunu vurgulayan Baykal, İş Bankası'nın özel bir banka olduğuna işaret etti. Baykal, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın taşınma gerekçesi olarak "İstanbul'da havalar daha yumuşak" şeklindeki açıklamalarını da eleştirdi. Merkez Bankası'nın kanunla kurulduğunu anlatan Baykal, İş Bankası'nın devletin egemenlik göstergelerinden biri olan para basma yetkisi bulunmadığını ifade etti. Baykal, İş Bankası'nın faiz oranlarını da belirlemediğini belirterek, Merkez Bankası ve İş Bankası'nın kıyaslanmasının doğru olmadığını söyledi. Baykal, bankanın taşınmanın da maliyetinin 100 milyon doları aşacağını ifade etti.-ATATÜRK MUHABBETTİ-Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, kendisine yönelttiği "Benim Atatürk muhabbetimi ölçecek bir alet mi var elinizde?" şeklindeki ifadelerine de yanıt verdi. Baykal, şunları söyledi:"Başbakanın Atatürk muhabbetini ölçecek bir alet benim elimde yok. Ama Başbakanın kendi sözlerinden o muhabbeti ölçmemiz mümkün. Bu konuda benim tanığım kendisi. Başbakanın kendisini çıkıp demiyor muydu ki 'sap gibi gidiyorlar Anıtkabir'de Atatürk'ün önünde duruyorlar" diye. Bu Atatürk muhabbetinin bir ifadesi değil mi? Bunun yansıması değil mi? 10 Kasım'da yaygara koparılıyor diyen insan değil mi? Atatürk'ün temel ilkelerine başından karşı çıkmayı, hepsi için siyasi dayanak haline getirmiş olan bir Başbakanın Atatürk muhabbetini sorgulamak dünyanın en doğal işidir."Baykal, Başbakan Erdoğan'ın geçmişte yaptığı ve Atatürk ve Laik Cumhuriyeti eleştiren konuşmalarından da örnekler verdi. Baykal şöyle dedi:"21 Kasım 1994'te diyor ki 'elhamdülillah şeriatçıyım'. 'Ben İstanbul'un imamıyım' diyor. 'Tutturmuşlar, laiklik elden gidiyor diye. Yahu millet isterse tabi elden gidecek'. Bunu söyleyen Başbakan. 'Hem laik hem Müslüman olunmaz, ya Müslüman olacaksın ya laik. İkisi bir arada olursa ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz'. Bütün dünya bizi laiklik ve İslamiyet'i bir arada yaşattığımız için kutluyor, ama Başbakan diyor ki, laiklik ve Müslümanlık bir arada olmaz' diyor. 'Demokrasi tramvay gibidir, gideceğiniz yere kadar biner, Orada ineriz' diyor. 'Elhamdüllilah Müslümanım diyenler şeriatçıyım da demelidirler'. Bunu diyen gene Başbakan değil mi: 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözü koskoca bir yalandır. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır."-DAVA AÇ-Baykal, "Atatürk muhabbeti" ile ilgili eleştirileri nedeniyle Başbakan Erdoğan'ın kendisine dava açacağını söylediğini belirtirken, "Lütfen mahkemeye verin. Hem senin Atatürk muhabbeti düzeyini yargı kararına bağlayalım, hem de kimin söylediğinin haklı olup olmadığını tescil ettirelim. Böylece seninle ilgili düşüncelerimizin ikincisini de bana vermiş olursun" dedi.-YARGITAY BAŞKANINA DESTEK-Başbakan Erdoğan'ın kafasında çok farklı kavramlar bulunduğunu belirten Baykal, Erdoğan'ı, Anayasal sistemin kendine özgü kurumlarını "emir ve kumanda" altına almaya çalışmakla suçladı. Erdoğan'ın yargı organlarına dönük yaptığı açıklamalara sert çıkan Baykal, "Sen kim oluyorsun, haddini bil" ifadelerinin ise bir Başbakana yakışmadığını söyledi.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın "türban" açıklamasını hatırlatan Baykal, "Anayasa Mahkemesi de görevini yapıyor, Danıştay da görevini yapıyor, Yargıtay da görevini yapıyor. Başsavcı da görevini yapıyor. 'Sen kim oluyorsun, haddini bil' yaklaşımı yakışıyor mu Başbakanın ağzına. Başsavcı iddia makamı. Seni uyarıyor. Bunu değerlendir" diye konuştu.-İKİ YÜZLÜLÜKLE DEVLET YÖNETİLMEZ-Türbanın üniversitelerde serbest bırakılması durumunda diğer eğitim kurumlarına da sıçramasının önlenemeyeceğini ifade eden Baykal, AKP ve MHP'nin bu konudaki arayışlarını eleştirdi. Baykal değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:"Yeni bir Anayasa yapalım. Anayasa'da laiklik devam ediyor aldatmacasına bir son verelim, dürüst olalım. Laiklik bize uymuyor. Sayın Başbakanın dediği gibi hem Laik hem Müslüman olunmaz ise, gereğini yapalım. Ya da bu istismarlara son verip, 'Herkesin inancına saygılıyız, herkesin dinine inancına saygılıyız. Ama bizim anlayışımı içinde devletin hukuku budur, devletin kuralları budur'. Bunu söyleyin ve bunun gereğini hep beraber yapmanın yollarını arayalımÂ…"Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, Leyla Şahin davasına ilişkin gönderilen savunmayı da hatırlattı. Baykal, Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gönderdiği ve altında Gül ile Erdoğan'ın imzasının bulunduğu savunmada, "Türbanın Türkiye'deki laik demokratik rejimi ortadan kaldırmak isteyen siyasi bir görüşün simgesi haline geldiği açıktır. Bu sebeple yasaklanması gerekmektedir" denildiğini belirtti. Baykal, şöyle devam etti:"Bunu söyleyen bu hükümettir. Tayyip Erdoğan'dır. Sayın Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanlığı zamanında Türkiye bu görüşü uluslar arası platforma resmi hükümet görüşürü olarak koymuştur. Avrupa'da böyle söylüyorlar. Bu sahtekarlığa son vermek lazım. Devlet böyle iki yüzlü bir anlayışla yönetilmez." (ANKA)(ÇAĞ/ZG)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA