CHP'li Kart: Cumhurbaşkanı'nın Yargılanması Kaçınılmaz
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Kayıp Trilyon Davasında Tablonun Gayet Net Olduğunu Belirterek, "Cumhurbaşkanının Yargılanması Kaçınılmaz" Dedi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, kayıp trilyon davasında tablonun gayet net olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanının yargılanması kaçınılmaz" dedi. Hukukta esas olanın herkesin yargılanması olduğunu, kişisel suçlardan dolayı cumhurbaşkanının yargılanamayacağının düşünülemeyeceğini kaydeden Kart, Çankaya Köşkü'nden Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına ilişkin yapılan açıklamayı "talihsiz" olarak değerlendirdi. Kart "Sayın Cumhurbaşkanı'nın yargılama sonucunda aklanacağı kanaatindeyim" dedi. Kart, bazı DTP'li milletvekillerinin durumuyla ilgili çözümün dokunulmazlık kurumunun yeniden düzenlenmesi ve 76, 83 ve 14'ncü maddeyi kapsayacak bir anayasa değişikliği olduğunu söyledi. Kart Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen "yargılanabilir" kararı ile bazı DTP milletvekillerinin ifade vermesiyle ilgili tartışmaları değerlendirdi. Gül ile ilgili Kayıp Trilyon fezlekesinin, Gül'ün 28 Ağustos 2007 tarihinde Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi üzerine Meclis Başkanlığı tarafından Başbakanlığa 4 Eylül 2007 tarihinde gönderildiğini ancak dosyanın daha sonra Adalet Bakanlığı'nda "sümenaltı' edildiğinin ortaya çıktığını söyledi. Bakanlığının ısrarlı takipler üzerine Gül'le ilgili dosyaya daha fazla gizleyemediğini ve ortaya çıkarmak zorunda kaldığını vurgulayan Kart "Adalet bakanlığı benzeri başarıyı Meclis başkanvekili Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil, İstanbul Milletvekili Hüseyin Belsi ve Sivas Milletvekili Mustafa Açıkalın'ın dosyalarında da göstermiştir. Bu milletvekilleriyle ilgili dosyalar zimmet ve nitelikli zimmet niteliğinde olan dosyalardır. Adalet Bakanlığı sorularımıza, 8 Ocak 2009 tarihli cevabıyla bu dosyaların akıbetinin araştırıldığı ifade etmiş, ancak bu araştırmaların cevabı tarafımıza henüz ulaşmamıştır. Adalet Bakanlığının kapsamlı araştırmasının devam ettiği anlaşılmaktadır" dedi.Kart, dokunulmazlık kurum ve kavramının amacı dışında kullanıldığında ne kadar vahim ve kompleks sonuçların ortaya çıktığının gerek Kayıp Trilyon gerekse söz edilen milletvekillerinin dosyaları ve DTP'li milletvekillerinin durumuyla daha iyi anlaşıldığını söyledi. Kart, şöyle konuştu:"Sorun şudur; suç dosyalarını gizleyenler, bu dosyaları sümenaltı edenler ve bunların hesabını vermeyenlerin bu ülkeye hizmet etme amaçlarından ve siyaseten dürüst olmalarından söz edilemez. Türkiye'nin artık bu kimliği ve karakteristiği tanıması gerekmektedir. Tam anlamıyla bir sorumsuzluk, keyfilik ve karartma hali sözkonusudur. Kendi dönemlerinde artık herkese dokunulduğunu ifade eden AKP iktidarının gerçek kimliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Dokunulmazlık zırhına bürünenler ve kanun kaçaklarını TBMM'nde barındıranlar, bununla da yetinmemiş, mevcut yargılama dosyalarını nüfuz suistimali yoluyla ortadan kaldırmak ya da sümenaltı etmek cesaretini göstermeye başlamışlardır. Yargılamayı engellemekten öte, yargılama dosyalarını ortadan kaldırmaya yönelik bir bürokratik ve siyasi iradeden söz ediyorum." Kayıp Trilyon davasıyla ilgili Hazine zararının 11 trilyona ulaştığını ve bugüne kadar 5 kuruşluk tahsilat yapılmadığını belirten Kart, Hazine'nin zararının "karambol ilişkiler' içinde görmezden gelindiğini kaydetti. -"BÖYLE BİR TRAVMAYI KALDIRMAZ"-Basın toplantısında bazı DTP milletvekillerinin durumunu da değerlendiren Kart, bir taraftan temel cezası 1.5 yıl olan suç ve suçluyu övmek fiilinden dönem sonu beklenmeden infazın gerçekleşmesi bir taraftan ise 7-8 yıl cezası olan dosyalara el sürülmemesi durumunun sözkonusu olduğunu söyledi. Bu durumun Türkiye'nin 1991-1994 döneminde yaşadığı toplumsal ve siyasal travmayı daha ağır şekilde yaşaması anlamına geldiğini kaydeden Kart, "Türkiye, Güneydoğu ya da Kürt sorunu konusunda, böylesine belli bir olgunluk döneminin yakalandığı bir iklimde, böyle bir travmayı kaldıramaz" dedi. Kart, DTP'lilerin durumuyla ilgili çözümün dokunulmazlık kurumunun yeniden düzenlenmesi, Anayasa'nın 14, 76 ve 83. maddelerini kapsayacak şekilde bir düzenleme yapılması olduğunu kaydetti. -"CUMHURBAŞKANININ AKLANACAĞI KANISIYDAYIM"-Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'nin Kayıp Trilyon davasıyla ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında verdiği kararı da değerlendiren Atilla Kart, Cumhurbaşkanının kişisel suçlamalardan dolayı yargılanamayacağının düşünülemeyeceğini belirterek şöyle konuştu:"Hukuk devletinde esas olan, herkesin yargılanmasıdır. Sincan Ağır Ceza Mahkemesi, hukukun o bilinen, evrensel kavramından söz ediyor. Bu kavramı başka türlü yorumlamak, ancak AKP iktidarının başarabileceği bir yaklaşım olabilir. Cumhurbaşkanlığı, talihsiz bir açıklama yapmıştır. İlgili mahkeme kararında 'şüpheli' sıfatının kullanılmasına saplanıp kalmıştır. 'Şüpheli' ifadesi, kaçınılmaz olarak kullanılacaktır, ceza muhakemesinde, hukuki, teknik bir kavramdır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın yargılama sonucunda aklanacağı kanısındayım. Sayın Cumhurbaşkanı'nın, beraat edeceğinin ifade edilmesi, Sayın Cumhurbaşkanı hakkındaki davanın görülmemesinin bir gerekçesi olamaz. Sayın Cumhurbaşkanı'nın aklanmasını diliyorum." (ANKA)(EG/BÜN)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA