CHP Grup Başkanvekili Günaydın, Samsun'un Havza ilçesinde sel bölgesinde incelemelerde bulundu Açıklaması

Politika Haberleri

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Samsun'un Havza ilçesinde 12 Mayıs'ta yaşanan sel felaketinin ardından bölgede incelemelerde bulundu. Esnaf ve vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Günaydın, kent planlamasındaki eksiklikler ve yutak alanların amaç dışı kullanımının sel riskini artırdığını belirterek, derelerin üzerinin kapatılması alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, derelerin taşması sonucu sel yaşanan Samsun'un Havza ilçesinde incelemelerde bulundu.
Günaydın, 12 Mayıs'ta selin yaşandığı Havza'da incelemelerde bulunarak esnaf ve vatandaşlara "geçmiş olsun" dileklerini iletti.
Günaydın, gazetecilere, Havza'da 3 gün önce yaşanan sel felaketinin izlerini hala geniş ölçüde hissettirdiğini söyledi.
Yağışların halen devam ettiğine dikkati çeken Günaydın, "Üstelik devam eden yağışın benzer bir risk oluşturup oluşturmadığı konusu henüz tam olarak belli değil. Türkiye'de kent planlamasının yeterince uygun yapılmamış olması, ayrıca çayır ve meralar başta olmak üzere yutak alanlarımıza yapılan amaç dışı kullanımlar, yağmurların maalesef kentleri tehdit etmesine neden oluyor. Üçüncü gündeyiz ama hala dükkanların içerisinde balçık var, su var." dedi.
Çevredeki tüm belediyelerin Havza'ya yardım etmeye gayret gösterdiğini vurgulayan Günaydın, şöyle konuştu:
"Vidanjörler gönderilmiş, önce su indirilmiş, sonra balçık temizlenmeye çalışılmış. 400'den fazla yediemine teslim edilmiş araç hasarı olduğundan söz ediliyor. Apartmanların, sitelerin alt katlarında bulunan ve su altında bulunan araç varlığıyla beraber bu sayının bine kadar çıkabileceği öngörülüyor. Buraya acil müdahale lazım. Yeni bir sel riskinin halen devam ediyor olması en büyük endişemiz. Ayrıca başta esnaf ve yurttaşlar olmak üzere çok sayıda zarar gören vatandaşımız var. Can kaybının olmaması kuşkusuz en büyük tesellimizdir ancak mal kayıplarının da bir an evvel tazmin edilmesi lazım."
Vatandaşlarla dayanışma içinde olduklarını dile getiren Günaydın, şunları kaydetti:
"Allah beterinden korusun. Hem 1998'deki sel felaketinde hem de 12 Mayıs'taki felakette gözlemler aynı. Aslında kent merkezine inen çok büyük yağış yok. O yağış yukarıya çok fazla iniyor ve tutulamadan aşağıya doğru geliyor. O halde bakmalıyız. Yani biz yukarıda ormanlarımızı, çayırlarımızı amaç dışı kullanımlarla o suyu çekemez hale getirdik mi, getirmedik mi? İlk bakmamız gereken bu. İkincisi, Türkiye'nin her tarafını gezdiğimiz gibi Avrupa'yı da geziyoruz. Artık memleketin şu derelerin, nehirlerin üzerini kapatma alışkanlığından vazgeçmesi lazım. Dereler, nehirler kapatılması gereken yerler değildir. Tam tersine o kente güzellik katan, hatta bazı fonksiyonlarla kente iktisadi varlık da katabilen yerlerdir. Yıllarca evvel kapatılmış, sel gelmiş, her tarafı basmış. Bugün kapatılan derenin üstünü kırıyorsunuz. Bugün kırsan ne olacak, kırmasan ne olacak? Türkiye'nin bunları öğrenecek kadar ders çıkartacak zamanı oldu bugüne kadar. Dolayısıyla dikkatli olmalıyız."