CHP Kurultayı İptal Kararına Hukukçulardan Tepki

Güncel Haberler

CHP’nin 38. Kurultayı’nın iptal kararını değerlendiren Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, “Burada açıkça yargı eliyle aslında demokratik siyasete, siyasi partiler arasındaki rekabet kültürüne bir müdahale var. Çoğulcu demokrasi yapıya bir müdahale olarak değerlendiriyorum. Yani bir yerel mahkeme iktidara talip olan bir siyasi partinin olağan seçimli genel kurul kararını iptal edemez” dedi.

Haber : Ahmet ÜN – Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) - CHP'nin 38. Kurultayı'nın iptal kararını değerlendiren Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, "Burada açıkça yargı eliyle aslında demokratik siyasete, siyasi partiler arasındaki rekabet kültürüne bir müdahale var. Çoğulcu demokrasi yapıya bir müdahale olarak değerlendiriyorum. Yani bir yerel mahkeme iktidara talip olan bir siyasi partinin olağan seçimli genel kurul kararını iptal edemez" dedi.

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği "mutlak butlan ve ihtiyati tedbir" kararına tepkiler sürüyor.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, böyle bir karar beklemediklerini söyledi. Mahkemenin hukuki olarak kararı bozması gerektiğini dile getiren Güleç, "Tabii bu kamuoyunda çok tartışıldı. İşin doğrusu ben hukuki bir karar verileceğini düşünüyordum. En azından Bölge Adliye Hukuk Dairesi böyle bir karar verir diye düşünüyordum. Yani mutlak butlan değil de bu davayı yerel mahkemenin davasını kararını bozacağını düşünüyordum. Maalesef böyle olmadı" dedi.

"YEREL MAHKEME BU KONUDA YETKİLİ DEĞİL"

Davanın seçim hukukunu ilgilendiren bir konu olduğuna işaret eden Güleç, "Bu aslında seçim hukukunu ilgilendiren bir konu. Büyük bir partinin ana muhalefet partisinin olağan kurultayının, seçimli kurultayının, mutlak butlanın hükümsüz hale getirilmesi bir yerel mahkemenin işi olmasa gerek. Bu yönüyle hukuka aykırı. Yerel mahkeme bu konuda yetkili değil. İkincisi bununla ilgili eğer bir hukuksuzluk varsa ya da mutlak butlan ilgili bir karar verilecekse bu tamamen Yüksek Seçim Kurulu'nun görevi olmalı" ifadelerini kullandı.

"HUKUKSUZ BİR KARAR VE SİYASETE BİR MÜDAHALEDİR"

Yüksek Seçim Kurulu'na gidilmeden yerel mahkeme mutlak butlanla ilgili bir karar verdiğini dile getiren Güleç, şöyle devam etti:

"Ama Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi ile bu kararı onuyor. Onamakla da yetinmiyor. Kesin hüküm doğuracak şekilde tedbir kararı alıyor. Her iki karar da yanlış. Burada açıkça yargı eliyle aslında demokratik siyasete siyasi partiler arasındaki rekabet kültürüne bir müdahale var. Çoğulcu demokrasi yapıya bir müdahale olarak değerlendiriyorum. En azından ortaya çıkan görüntü bu. Yani bir yerel mahkeme iktidara talip olan bir siyasi partinin olağan seçimli genel kurul kararını iptal edemez. Kesin hüküm sonucunu doğuracak şekilde Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi de hukuk dairesi de böyle bir tedbir bir kararı veremez. Hukuksuz bir karar ve siyasete bir müdahaledir. Yargının araçsallaştırılarak bunun yapılması çok daha trajik bir durumdur, vahim bir durumdur."

"HUKUKEN EĞER BİR İNCELEME YAPILACAKSA SONUCUN DEĞİŞME İHTİMALİ ÇOK ÇOK YÜKSEKTİR"

CHP'nin Yüksek Seçim Kurulu'na ve Yargıtay'a yapacağı itirazın sonucu değiştirebileceğini aktaran Güleç, "Şimdi normalde hukuken eğer bir inceleme yapılacaksa sonucun değişme ihtimali çok çok yüksektir. Ama böyle bir tedbir kararı bir kere sanki esastan da hüküm doğurmuş gibi uygulanması kabul edilecek bir durum değil. Dolayısıyla şu an şekli ve biçimsel olarak mahkeme kararının tedbir kararı vermesi aslında mevcut aslında meşru hukuki bir yönetim olan şu anki CHP merkez yönetiminin bu şartlarda tırnak içinde söylüyorum mahkeme kararına göre görevine devam etmesi mümkün değil. Yani hukuksuzluk tam da burada. Evet, belki Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi böyle bir karar verse bile bunun bir Yargıtay denetimi var. Ama öyle bir hüküm kuruyor ki tedbir kararıyla birlikte yerel mahkemenin kararını tabii önünü kesiyor, onuyor. Dolayısıyla Yargıtay'a gitmesi umarım sonucu değiştirir ve Yargıtay ilgili dairesi de bunu çok böyle öncelikli bir iş olarak ele alır ve hüküm verir."

"CHP'NİN ALDIĞI KARARI DOĞRU BULUYORUM"

Kararın değişeceğine dair umutlu olduğunu söyleyen Güleç, "Hukuktan, mahkemelerden elbette ki umudumuzu kesmeyeceğiz. Doğru olan da yargı mekanizmalarını tüketmektir. CHP'nin almış olduğu merkez yönetiminin Sayın Genel Başkanının aldığı bu kararı doğru buluyorum. Doğrusu Anayasa Mahkemesi'ne gitmektir, Yargıtay'a gitmektir. İç hukuk yollarına başvurmaktır. Ama yerel mahkeme kararı da Bölge Adliye 36. Hukuk Dairesi'nin kararı da bana göre hukuka uygun değil" ifadelerini kullandı.

"İKTİDARIN KENDİSİNE ALTERNATİF OLABİLECEK BİR MUHALEFETİ GÜÇTEN DÜŞÜRMEYE DÖNÜK BİR KARAR"

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği kararın siyasi olduğu tartışmalarına da değinen Güleç, "Toplum da böyle düşünüyor. Yaratılan algı da böyle yani. Yani şimdi tabii demokratik rejimlerde siyasi partiler demokratik rekabetle iktidar olur ya da muhalefet olur ya seçimi kazanır ya da seçimi kazanmaz. Parlamentoya yine bu yollarla kendini taşıyabilir, siyasetini taşıyabilir. İktidarın kendisine alternatif olabilecek bir muhalefeti ve yargının bağımsız ile ilgili tartışmanın olduğu böyle bir dönemde böyle bir kararla aslında ana muhalefet partisini bölmeye, tasfiye etmeye, en azından güçten düşürmeye dönük bir karar olarak görüyorum. Bu demokratik siyasete de siyasetçilere de siyasi partiler arasındaki rekabete de bir müdahaledir. Ortaya çıkan tablo bu" şeklinde konuştu.

Kaynak: ANKA / Güncel

Güncel, Güncel, Haberler