Chavez Referandumu Gerçekten Kaybetti mi

Dünya Haberleri

Venezüela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in "Anayasal Diktatörlük" Hevesi, Kılpayıyla Halk Oyuna Takıldı; Ama Bu Noktada Sezar'ın Hakkını Sezar'a Vermek ve Latin Amerikalı Liderin Görece Demokratik Bir Tavır Takındığını Söylemek Gerekiyor. Chavez, En Azından Bir Putin Değil!

Venezüela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in "anayasal diktatörlük" hevesi, kılpayıyla halk oyuna takıldı; ama bu noktada Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek ve Latin Amerikalı liderin görece demokratik bir tavır takındığını söylemek gerekiyor. Chavez, en azından bir Putin değil!

Yüzde 49'a karşı yüzde 51 oyla reddedilen anayasa değişikliğinde alınan bu sonucu Chavez'in bozgunu olarak yorumlayanlar çoğunlukta olsa da, aslında Venezüela liderinin krizi bir avantaja dönüştürdüğü ortada.

ABD başta olmak üzere kendisine antipatik bakanların "diktatör", sol cenah başta olmak üzere kendisine sempatik bakanların ise "Bilge Kral" gibi sunmaya çalıştığı Chavez, sadece yüzde 1'lik bir oy manipülasyonuyla koltuğuna ebediyen yapışabilecekken, bunu yapmadı.

Venezüela lideri, sandıkta hile yapmak bir yana, oradan çıkan utandırıcı sonucu da bir demokrat edasıyla kabul etti.

Aslında bu referandum sonucunu Chavez ne kadar beklemiyorsa, ABD de o kadar beklemiyordu; ama krize tepki vererek havayı kendi lehine değiştirmek açısından Venezüela lideri, Beyaz Saray'ın bir adım önüne geçti.

Hemen herkesin şaşırdığı bu ortamda Chavez'e en sert tepki kimden geldi biliyor musunuz? Avrupalı solculardan.

SOLCULAR KIZDI

Örneğin, İngiliz Marksist yazar Alan Woods, Chavez'i muhalefete fazla söz hakkı tanıdığı, aşırı centilmen davrandığı gerekçesiyle suçladı.

Muhalefetin son 9 yılda oylarını sadece 100 bin artırmasına karşın, Chavez'in 2.8 milyon oy kaybetmesi, referandum sonuçlarında oy kullanmayanların belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Woods'a göre bu yorgun kitle, siyasi kavgalardan bıktı ve bu noktada Chavez'in işi şansa bırakmadan ipleri iyice eline alması gerekiyor.

Son referandum sonuçlarına dek Avrupalı sosyalistlerin övgülerini alan Venezüela lideri onların referandum sonrası için önerdiklerini de dikkate alırsa, bu defa verdiği demokrasi mesajı havada kalmış olacak.

Eğer bunu yapmayıp, muhalefet için özellikle medya alanında mevcut demokratik zemini yıpratmamayı, herkese söz hakkı vermeyi sürdürürse, bu kez genel anlamda uluslararası imajı düzelecek, ama dünya çapında sol çevrelerdeki itibarı sarsılacak.

PUTİN'DEN FARKLI

Kısacası Chavez, seçimlerde hile yapan, muhalefete soluk aldırmayan Rus lideri Vladimir Putin'in totalitarizme kayan otoriter tarzı ile Avrupa ülkelerinde yıllarca izlediğimiz karizmatik sosyal demokrat liderlerin üslubu arasında bir tercih yapmak zorunda.

Chavez'in dün muhalif liderlere yönelik hakaret dolu ifadeler kullanması, hangi yolu seçeceğine dair bize ipucu vermiş sayılmaz. Çünkü kendisi daha önce de benzer sertlikte bir söylem kullanıyor, ancak eylemlerinde, özellikle ordunun da etkisiyle muhaliflere prim tanıyordu.

Venezüela liderinin referandum bozgununa uzun vaade nasıl bir fiili tepki vereceğini hep birlikte göreceğiz, ki onun seçiminin Güney Amerika'dan Ortadoğu'ya dek önemli etkileri olacaktır.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Dünya

, Haberler