Çekimleri Muğla'da devam eden "Dondurmam Gaymak: Gapital" filminin ekibi AA'ya konuştu
Yönetmen Eyüp Boz: - "Senaryosunu, hikayesini de kendim yazdığım için ikinci filmin benim için duygusal tarafı var. İnşallah filmin çok başarılı olacağına inanıyorum. İyi bir kadroyla, iyi bir hikaye çektik" - Oyuncu Cengiz Bozkurt: - "Umarız bizim filmimiz de bütün kuşaklara ulaşan bir film olur. Devam filmi gibi gözükse de biraz bu filme 'remake' de diyebiliriz. Birinciyi esas alan ama bu 20 yıl içinde olan tüm değişimleri de göz önünde bulunduran bir film"
Başrollerinde Cengiz Bozkurt, Okan Çabalar, Atakan Çelik ve Mehtap Bayri'nin rol aldığı "Dondurmam Gaymak: Gapital"in çekimleri Muğla'da gerçekleştiriliyor.
"Dondurmam Gaymak" filminden 20 yıl sonra çekimine başlanan filmin yapımcılığını Unik Film üstlenirken, yönetmen koltuğunda ise Eyüp Boz yer alıyor.
Yerel emeğin küresel sermaye düzeniyle çatışmasını konu alan film, ABD'den Muğla'ya uzanan bir hikayeyi izleyiciye sunuyor. Filmde Zehra Yılmaz, Abdullah Burak Kaya, Gülnihal Demir ve Yasin Çam gibi oyuncuların yanı sıra ilk filmde olduğu gibi bölge halkı da rol alıyor.
Muğla'da çekimleri devam eden filmin yönetmen ve oyuncuları, filmle ilgili görüşlerini AA muhabiriyle paylaştı.
"İyi bir kadroyla, iyi bir hikaye çektik"
Yönetmen Eyüp Boz, filmin devam yapımında ilk filmin atmosferini korumayı hedeflediklerini belirterek, 21 yıl sonra gelen devam hikayesinin riskli görüldüğünü, ancak projeyi uzun süredir hayata geçirmek istediğini söyledi.
İlk filmin yapımcılığı ve görüntü yönetmenliğini de üstlendiğini dile getiren Boz, yapımın ruhuna hakim olduğunu düşündüğü için senaryoyu yazmak istediğini ve Yüksel Aksu ile yaptığı görüşmenin ardından projeyi kendisinin yazıp, yönetmesine karar verildiğini anlattı.
Boz, "Dondurmam Gaymak: Gapital"in ilk uzun metraj filmi olacağına işaret ederek, "Senaryosunu, hikayesini de kendim yazdığım için ikinci filmin benim için duygusal tarafı var. İnşallah filmin çok başarılı olacağına inanıyorum. İyi bir kadroyla, iyi bir hikaye çektik." dedi.
Filmde önemli görüntü yönetmenlerinden Uğur İçbak ile çalıştıklarını dile getiren Boz, "İçbak ile mükemmel sonuç elde ediyoruz. O da 8 yıldır film kabul etmeyen birisi. Benim ve bu hikaye için işi kabul etti. Onun dışında bütün teknik ekibimiz hakikaten canla başla, özveriyle çalışıyorlar." diye konuştu.
"Umarız bizim filmimiz de bütün kuşaklara ulaşan bir film olur"
Oyuncu Cengiz Bozkurt, bu tür filmlerin yörenin dokusunu, insanını ve yaşam biçimini yansıttığını belirterek, bunun en iyi hissedilebildiği bölgelerden birinin Muğla olduğunu söyledi.
Bölge insanının samimi ve misafirperver olduğunu aktaran Bozkurt, set sürecinde kendilerine büyük destek verildiğini ifade etti.
Bozkurt, filmdeki şive çalışmaları için Yasin Çam'ın kendisine koçluk yaptığını ve bölge ağzının sevecen ve sıcak bir yapısı olduğundan bahsederek, bu projeyle ilk kez Muğla yöresinin ağzını canlandırdığını ve bunun kendisi için keyifli bir deneyim olduğunu dile getirdi.
Bu filmde de "Dondurmam Gaymak"ta olduğu gibi aynı başarıyı yakalayacaklarını düşündüklerini söyleyen Bozkurt, şöyle devam etti:
"Umarız bizim filmimiz de bütün kuşaklara ulaşan bir film olur. Devam filmi gibi gözükse de biraz bu filme 'remake' de diyebiliriz. Birinciyi esas alan ama bu 20 yıl içinde olan tüm değişimleri de göz önünde bulunduran bir film. Dondurma da önemli bir metafor gibi bir şey aslında burada. Keçi sütüyle yapılmış yöresel dondurmanın, çok büyük etiketlere karşı verdiği mücadele aslında yöre halkının burada verdiği yaşam tarzı mücadelesinin bir özeti gibi."
"Umarım aynı duyguyu seyirciye geçirebiliriz"
Oyuncu Atakan Çelik, filmin sıcak ve samimi bir atmosfer taşıdığına işaret ederek, ortaya çıkan işin izleyicide de karşılık bulacağına inandığını dile getirdi.
Filmde Kamil karakterini canlandıran Çelik, Muğla'da doğup büyüdükten sonra ABD'ye giden karakterin, oğlunun isteğiyle yeniden memleketine dönüşünü anlattığını ve hikayenin, ABD'nin yapay dünyası ile Muğla'nın sıcak yaşamı arasında kalan bir adamın içsel çatışmasına odaklandığını anlattı.
Çelik, filmin devam filmi niteliği olmasına karşın hikayenin farklı bir açıdan devam ettiğini vurgulayarak, "İlk filmin ardından 20 sene bir zaman geçti. Umarım aynı duyguyu seyirciye geçirebiliriz. Buranın insanı içi dışı bir topluluk ve Muğla'yı çok severim." dedi.
"Hepimizin temel hedefi, filmimizin, en az ilk film kadar ses getiriyor olması"
Oyunculardan Mehtap Bayri, ilk filmin çok güzel bir ses getirdiğini, dolayısıyla kendilerinde inanılmaz bir sorumluluk ve biraz tedirginlik olduğunu ifade ederek, "20 yıl sonra bu filmin yapılacağını söylediğimizde, seyirci müthiş bir heyecanla, mutlulukla, coşkuyla karşılıyor. Aynı şey bizde de var ama bir yandan da büyük bir sorumluluk. Hepimizin temel hedefi, filmimizin, en az ilk film kadar ses getiriyor olması. Müthiş bir ekip olduk. Bence seyirci filmden 20 yıl önceki kadar mutlu ayrılacak." şeklinde konuştu.
Filmde sıcak ve otoriter bir Ege kadını olan Aliye karakterini canlandıracağını belirten Bayri, daha önce farklı dizi projeleriyle de Yüksel Aksu'nun Muğla'nın sanatla buluşmasına önemli katkı sunduğunu ve bölge halkının projelere büyük destek verdiği görüşünü paylaştı.
"Önce seyirciyi güldürebilmek önemli"
Oyuncu Okan Çabalar, çok komik bir iş çıktığının altını çizerek, "Bu derdi olan bir film ama ondan önce seyirciyi güldürebilmek önemli. Onun hakkını verdiğimizi düşünüyorum. Ben filmde 'Tingoz'um. Dükkanına çok sahip çıkan, dükkanıyla kafayı yemiş bir adam. Çok tatlı, sevimli bir tip." dedi.
Filmin ilk yapımdan daha yüksek bir mizah temposuna sahip olduğunu belirten Çabalar, özellikle Cengiz Bozkurt'un katkısıyla komedi unsurunun bu filmde güçlendiğini söyledi.
"Güzel bir iş çıkarmaya çalışıyoruz"
Oyuncu Zehra Yılmaz, filmin izleyiciye aile sıcaklığı ve samimi bir komedi sunacağına işaret ederek, öğretmen Zeynep karakteriyle Muğla'ya bağlı genç bir kadını canlandırdığını aktardı.
Set ortamının oldukça keyifli geçtiğini ifade eden Yılmaz, "İnsanlar çok tatlı, sıcaklar. Bize çok sahip çıkıyorlar. İstanbul'da bulamadığımız, aradığımız şeyi burada gördüm. Güzel bir iş çıkarmaya çalışıyoruz. İlk filmi çocukken izlemiştim. Çocukken izlediğim bir filmin şu an içerisinde olmak, bir de o çocukların büyümüş halini oynamak güzel bir şey." diye konuştu.
"Özellikle de çocuklarınızı alın gelin"
Oyunculardan Yasin Çam, ilk film "Dondurmam Gaymak"ın üniversite yıllarında kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirterek, Milas şivesi nedeniyle yaşadıkları kültürel çatışma döneminde filmi sahiplenerek defalarca izlediklerini söyledi.
Bu yapımın kendileri için aidiyet duygusu oluşturduğunu dile getiren Çam, "İlk olarak aslında bana şive koçluğu için gelinmişti. Sonra bazı değişiklikler oldu ve şu anda oynadığım rol de hoşuma gidiyor. Bir yandan çok duygusal, bir yandan çok eğlenceli, bir yandan da aşırı sahiplenmem olduğu için hafif kaygılanıyorum." dedi.
Çam, izleyicilere mesaj göndererek, "Gelin, izleyin, beğeneceğinizi düşünüyorum. Biz hoşumuza giderek çalışıyoruz. Güzel bir şeyler çıkacak. Özellikle de çocuklarınızı alın gelin." ifadelerini kullandı.
Çocuk oyuncu Abdullah Burak Kaya ise daha önce başka filmlerde de oynadığını, onlardan bazılarının biraz yorucu olduğunu fakat bu filmde hiç yorulmadığını çünkü çok eğlendiklerini anlattı.
Filmde afacan ve yaramaz "Ali" karakterini canlandırdığını belirten Kaya, Muğla'daki insanların sakin ve samimi yapısından etkilendiğini söyledi.
Kaya, set ekibinin uyumuna da dikkati çekerek, filmin bol kahkahalı ve güçlü bir komedi olduğunu ve izleyicilerin yapımı seveceğine inandığını sözlerine ekledi.
"Dondurmam Gaymak" filminden 20 yıl sonra çekimine başlanan filmin yapımcılığını Unik Film üstlenirken, yönetmen koltuğunda ise Eyüp Boz yer alıyor.
Yerel emeğin küresel sermaye düzeniyle çatışmasını konu alan film, ABD'den Muğla'ya uzanan bir hikayeyi izleyiciye sunuyor. Filmde Zehra Yılmaz, Abdullah Burak Kaya, Gülnihal Demir ve Yasin Çam gibi oyuncuların yanı sıra ilk filmde olduğu gibi bölge halkı da rol alıyor.
Muğla'da çekimleri devam eden filmin yönetmen ve oyuncuları, filmle ilgili görüşlerini AA muhabiriyle paylaştı.
"İyi bir kadroyla, iyi bir hikaye çektik"
Yönetmen Eyüp Boz, filmin devam yapımında ilk filmin atmosferini korumayı hedeflediklerini belirterek, 21 yıl sonra gelen devam hikayesinin riskli görüldüğünü, ancak projeyi uzun süredir hayata geçirmek istediğini söyledi.
İlk filmin yapımcılığı ve görüntü yönetmenliğini de üstlendiğini dile getiren Boz, yapımın ruhuna hakim olduğunu düşündüğü için senaryoyu yazmak istediğini ve Yüksel Aksu ile yaptığı görüşmenin ardından projeyi kendisinin yazıp, yönetmesine karar verildiğini anlattı.
Boz, "Dondurmam Gaymak: Gapital"in ilk uzun metraj filmi olacağına işaret ederek, "Senaryosunu, hikayesini de kendim yazdığım için ikinci filmin benim için duygusal tarafı var. İnşallah filmin çok başarılı olacağına inanıyorum. İyi bir kadroyla, iyi bir hikaye çektik." dedi.
Filmde önemli görüntü yönetmenlerinden Uğur İçbak ile çalıştıklarını dile getiren Boz, "İçbak ile mükemmel sonuç elde ediyoruz. O da 8 yıldır film kabul etmeyen birisi. Benim ve bu hikaye için işi kabul etti. Onun dışında bütün teknik ekibimiz hakikaten canla başla, özveriyle çalışıyorlar." diye konuştu.
"Umarız bizim filmimiz de bütün kuşaklara ulaşan bir film olur"
Oyuncu Cengiz Bozkurt, bu tür filmlerin yörenin dokusunu, insanını ve yaşam biçimini yansıttığını belirterek, bunun en iyi hissedilebildiği bölgelerden birinin Muğla olduğunu söyledi.
Bölge insanının samimi ve misafirperver olduğunu aktaran Bozkurt, set sürecinde kendilerine büyük destek verildiğini ifade etti.
Bozkurt, filmdeki şive çalışmaları için Yasin Çam'ın kendisine koçluk yaptığını ve bölge ağzının sevecen ve sıcak bir yapısı olduğundan bahsederek, bu projeyle ilk kez Muğla yöresinin ağzını canlandırdığını ve bunun kendisi için keyifli bir deneyim olduğunu dile getirdi.
Bu filmde de "Dondurmam Gaymak"ta olduğu gibi aynı başarıyı yakalayacaklarını düşündüklerini söyleyen Bozkurt, şöyle devam etti:
"Umarız bizim filmimiz de bütün kuşaklara ulaşan bir film olur. Devam filmi gibi gözükse de biraz bu filme 'remake' de diyebiliriz. Birinciyi esas alan ama bu 20 yıl içinde olan tüm değişimleri de göz önünde bulunduran bir film. Dondurma da önemli bir metafor gibi bir şey aslında burada. Keçi sütüyle yapılmış yöresel dondurmanın, çok büyük etiketlere karşı verdiği mücadele aslında yöre halkının burada verdiği yaşam tarzı mücadelesinin bir özeti gibi."
"Umarım aynı duyguyu seyirciye geçirebiliriz"
Oyuncu Atakan Çelik, filmin sıcak ve samimi bir atmosfer taşıdığına işaret ederek, ortaya çıkan işin izleyicide de karşılık bulacağına inandığını dile getirdi.
Filmde Kamil karakterini canlandıran Çelik, Muğla'da doğup büyüdükten sonra ABD'ye giden karakterin, oğlunun isteğiyle yeniden memleketine dönüşünü anlattığını ve hikayenin, ABD'nin yapay dünyası ile Muğla'nın sıcak yaşamı arasında kalan bir adamın içsel çatışmasına odaklandığını anlattı.
Çelik, filmin devam filmi niteliği olmasına karşın hikayenin farklı bir açıdan devam ettiğini vurgulayarak, "İlk filmin ardından 20 sene bir zaman geçti. Umarım aynı duyguyu seyirciye geçirebiliriz. Buranın insanı içi dışı bir topluluk ve Muğla'yı çok severim." dedi.
"Hepimizin temel hedefi, filmimizin, en az ilk film kadar ses getiriyor olması"
Oyunculardan Mehtap Bayri, ilk filmin çok güzel bir ses getirdiğini, dolayısıyla kendilerinde inanılmaz bir sorumluluk ve biraz tedirginlik olduğunu ifade ederek, "20 yıl sonra bu filmin yapılacağını söylediğimizde, seyirci müthiş bir heyecanla, mutlulukla, coşkuyla karşılıyor. Aynı şey bizde de var ama bir yandan da büyük bir sorumluluk. Hepimizin temel hedefi, filmimizin, en az ilk film kadar ses getiriyor olması. Müthiş bir ekip olduk. Bence seyirci filmden 20 yıl önceki kadar mutlu ayrılacak." şeklinde konuştu.
Filmde sıcak ve otoriter bir Ege kadını olan Aliye karakterini canlandıracağını belirten Bayri, daha önce farklı dizi projeleriyle de Yüksel Aksu'nun Muğla'nın sanatla buluşmasına önemli katkı sunduğunu ve bölge halkının projelere büyük destek verdiği görüşünü paylaştı.
"Önce seyirciyi güldürebilmek önemli"
Oyuncu Okan Çabalar, çok komik bir iş çıktığının altını çizerek, "Bu derdi olan bir film ama ondan önce seyirciyi güldürebilmek önemli. Onun hakkını verdiğimizi düşünüyorum. Ben filmde 'Tingoz'um. Dükkanına çok sahip çıkan, dükkanıyla kafayı yemiş bir adam. Çok tatlı, sevimli bir tip." dedi.
Filmin ilk yapımdan daha yüksek bir mizah temposuna sahip olduğunu belirten Çabalar, özellikle Cengiz Bozkurt'un katkısıyla komedi unsurunun bu filmde güçlendiğini söyledi.
"Güzel bir iş çıkarmaya çalışıyoruz"
Oyuncu Zehra Yılmaz, filmin izleyiciye aile sıcaklığı ve samimi bir komedi sunacağına işaret ederek, öğretmen Zeynep karakteriyle Muğla'ya bağlı genç bir kadını canlandırdığını aktardı.
Set ortamının oldukça keyifli geçtiğini ifade eden Yılmaz, "İnsanlar çok tatlı, sıcaklar. Bize çok sahip çıkıyorlar. İstanbul'da bulamadığımız, aradığımız şeyi burada gördüm. Güzel bir iş çıkarmaya çalışıyoruz. İlk filmi çocukken izlemiştim. Çocukken izlediğim bir filmin şu an içerisinde olmak, bir de o çocukların büyümüş halini oynamak güzel bir şey." diye konuştu.
"Özellikle de çocuklarınızı alın gelin"
Oyunculardan Yasin Çam, ilk film "Dondurmam Gaymak"ın üniversite yıllarında kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirterek, Milas şivesi nedeniyle yaşadıkları kültürel çatışma döneminde filmi sahiplenerek defalarca izlediklerini söyledi.
Bu yapımın kendileri için aidiyet duygusu oluşturduğunu dile getiren Çam, "İlk olarak aslında bana şive koçluğu için gelinmişti. Sonra bazı değişiklikler oldu ve şu anda oynadığım rol de hoşuma gidiyor. Bir yandan çok duygusal, bir yandan çok eğlenceli, bir yandan da aşırı sahiplenmem olduğu için hafif kaygılanıyorum." dedi.
Çam, izleyicilere mesaj göndererek, "Gelin, izleyin, beğeneceğinizi düşünüyorum. Biz hoşumuza giderek çalışıyoruz. Güzel bir şeyler çıkacak. Özellikle de çocuklarınızı alın gelin." ifadelerini kullandı.
Çocuk oyuncu Abdullah Burak Kaya ise daha önce başka filmlerde de oynadığını, onlardan bazılarının biraz yorucu olduğunu fakat bu filmde hiç yorulmadığını çünkü çok eğlendiklerini anlattı.
Filmde afacan ve yaramaz "Ali" karakterini canlandırdığını belirten Kaya, Muğla'daki insanların sakin ve samimi yapısından etkilendiğini söyledi.
Kaya, set ekibinin uyumuna da dikkati çekerek, filmin bol kahkahalı ve güçlü bir komedi olduğunu ve izleyicilerin yapımı seveceğine inandığını sözlerine ekledi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA