"Casusluk" Davasında İlk Duruşma... Tip'li Sera Kadıgil: "20 Yıldır Avukatım, 15 Yıldır Siyasetçiyim Hayatımda Gördüğüm En Saçma Dava Olabilir"
Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davaya ilişkin, "20 yıldır avukatım, 15 yıldır siyasetçiyim hayatımda gördüğüm en saçma dava olabilir. Emeği geçenlere yazıklar olsun diyorum bunu da siyasetçi olarak değil, hukuk mezunu olarak söylüyorum hakikaten aptallık izliyoruz" diye tepki gösterdi.
(İSTANBUL) - Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davaya ilişkin, "20 yıldır avukatım, 15 yıldır siyasetçiyim hayatımda gördüğüm en saçma dava olabilir. Emeği geçenlere yazıklar olsun diyorum bunu da siyasetçi olarak değil, hukuk mezunu olarak söylüyorum hakikaten aptallık izliyoruz" diye tepki gösterdi.
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.
Duruşmaları izleyen Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, ANKA Haber Ajansı'na konuştu. Kadıgil, şunları söyledi:
"20 yıldır avukatım, 15 yıldır siyasetçiyim hemen hemen bütün toplumsal davaları takip etmeye çalışıyorum hayatımda gördüğüm en saçma dava olabilir. Öyle bir yerde listeden 1. sıradan giriş yaptı gerçekten hani emeği geçenlere yazıklar olsun diyorum bunu da bir siyasetçi olarak değil, bir avukat olarak, utanç içinde olan bir hukuk mezunu olarak söylüyorum hakikaten bir bir aptallık izliyoruz. Hukukun 'h'si ile alakası olmayan bir saçmalıklar manzumesi izletiyorlar bize. İçeride casusluktan şu anda sadece Ekrem İmamoğlu bir salonda değil her iki salonda yargılanıyor, bir salonda İBB duruşması devam ederken bugün diğer salonda da Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ'ın birlikte yargılandığı sözde casusluk davası var."
"MERDAN YANARDAĞ GİBİ BİR SOSYALİSTİ CASUS ADI ALTINDA YARGILAMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Hüseyin Gün, özetle şunu söylüyor, 'Kardeşim zaten bizim kullandığımız bütün bilgiler daha önce internete yüklenmiş bilgilerdi açık kaynakta olan bilgilerdi aha bunu zaten bir tek ben söylemiyorum senin dosyada atadığın bilir kişi de söylüyor bu kapsamda ben nasıl casusluk yapmış olabilirim?' İkincisi, 'sosyal medya analizi yapmak için benim bu iddia ettiğiniz bilgilere zaten hiç ihtiyacım yok' üçüncüsü Merdan abiyi ilgilendiren kısmına geleceğim çünkü aslında 'aman Ekrem İmamoğlu'nun bu ilk saçma davası patlarsa bir tane daha elimizde davası olsun' böyle yedekli gidiyorlar.
Ve ikinci kısmı da tabii ki Tele1'e çökebilmek, baktılar susturamıyorlar, korkutamıyorlar, o diğer muhalif görünümlü patronlar gibi istedikleri çizgiye çekemiyorlar ne yaptılar? Merdan Yanardağ gibi bir sosyalisti casus adı altında şu anda burada yargılamaya kalkıyorlar. Dediğim gibi, Hüseyin Gün'ün ifadesi bitti duruşma başkanı cuma gününe kadar dosyanın devam edeceğini söyledi. Şöyle de ilginç bir bilgi var Hüseyin Gün özetle şunu söylüyor, 'Ben devlete çalışıyordum. Fuat Oktay imzasıyla ben yetkilendirdim ve döneminde ben işte FETÖ'cüleri bulmak, ayıklamak için devlete çalışan bir insanım'. Niye şimdi bana bunu yapıyorsunuza getiriyor aslında böyle de bir görünümü var orada ve ısrarla sordu avukatlar, 'sen mi istedin kardeşim etkin pişmanlıktan faydalanmak? Savcılık mı bunu sana söyledi?' 'Hatırlamıyorum' diyor 'Suç örgütü üyesi misin?' diye soruyor, sessiz kalma hakkını kullanıyor. Bunun da sebebi ne? etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için bir örgütün üyesi olmak gerekiyor sanıyorum o konuda biraz kararsızlık yaşandığı için de böyle ikircikli cevaplar duyduk kendisinden."
"SİLİVRİ BİR DURUŞMA YERİ DEĞİLDİR, ÇAĞLAYAN ADLİYESİ DURUŞMA YERİDİR"
Kadıgil, mahkeme salonunda yaşanan yer sıkıntılarına ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hala içeri giremeyen çok sayıda basın mensubu ve çok sayıda avukat var çünkü bu çapta bir dosya için yine görece çok küçük bir salondayız. Burada şunu da sormak lazım, 'Madem bu kadar küçük bir salonda olacağız neden buradayız? Biz neden bugün yine Silivri'deyiz? Silivri bir duruşma yeri değildir, Çağlayan Adliyesi duruşma yeridir ve zaten burada avuç içi kadar bir salonda yapacak iseniz bu duruşmayı niye bu kadar aileye avukata zulmediyorsunuz da ta Silivri'ye getiriyorsunuz?' Bunu anlamak mümkün değil ama daha sonra içeride belli bir düzene oturdu."
Şunu da gururla söyleyeceğim, Türkiye'de hala kendisine 'ben gazeteciyim diyebilen' tanıdığımız hemen her kim varsa sevgili Merdan Yanardağ'a destek olmak için de o salonda ya da giremediği dışında yerini almış durumda. Bu da bize şunu söylüyor aslında, gerçekten onuruyla iş yapan 'muhalif gazeteci' diyorlar bazıları uyuz oluyorum o tabiri de yandaşları temize çeken bir şey. Yandaş gazeteci diye bir şey olmaz biri yandaşsa yandaştır gazeteci değildir. ya da biri gazeteciyse zaten doğası gereği muhaliftir. O yüzden de bunca baskıya rağmen onuruyla hala mesleğini yapmaya çalışan gazetecinin varlığı da beni mutlu etmedi desem yalan olur."
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA