Soğan İthalatı Tepki Çekti: 'Kendi Tarlamız Yok Mu?'

Güncel Haberler

Kuru soğan fiyatlarındaki artışın ardından hükümetin ithalat vergisini düşürüp yıl sonuna kadar uzatması, İstanbul'daki pazarda satıcı ve alıcıların tepkisini çekti. Vatandaşlar yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini belirtirken, pazarcı esnafı geçen yıl soğanın 10 liraya düşmesi nedeniyle çiftçilerin ekim yapmadığını ve ithalatın yerli üreticiyi mağdur edeceğini söyledi.

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) Geçtiğimiz haftalarda 70-75 liraya kadar çıkan kuru soğanda ithalat kapısı yıl sonuna kadar aralandı. İthal mercimek, nohut, fasulye derken soğanın da yurt dışından getirilmesi çarşı pazarda hem satıcıların hem alıcıların aklına yatmadı. Vatandaşlar, "Bizim tarlamız, köylümüz yok mu?" diye sorarken bir pazarcı esnafı, "Geçen sene de soğan 10 liraydı. Çok zarar eden oldu, bu sene ekmediler... Bu sene eken az. (para ediyor) Yani eken az, çiftçi para kazanacak; devlet yurt dışından soğan getiriyor. Bir sene de çiftçi kazansın. Kendi çiftçimiz de hep ölüyor. Bu sefer soğan yine para etmezse adam seneye de ekmeyecek" dedi.
Geçen hafta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kuru soğan ve yağlık ayçiçeği tohumu ithalatındaki vergi oranları ve uygulama dönemleri yeniden belirlendi. Kuru soğanda yüzde 49,5 olan ve 31 Ağustos 2026'ya kadar yüzde 5'e düşürülen gümrük vergisi yeni kararla 31 Ocak 2027'ye kadar geçerli olacak.
Halkın sofrasında patatesle birlikte ilk sırada yer alan soğanda yaşanan fiyat dalgalanması ve daha çok İran ve Mısır'dan yapılan ithalatla ilgili görüşlerine başvurduğumuz vatandaşlar, "Kendi toprağımız varken, neden ithalat?" sorusunu yönelttiler. Yerli ürünün de bollaşmasıyla fiyatlarda bir miktar düşüş gözlenirken Yeşilpınar Pazarı'ndaki vatandaşların soğan ithalatına ilişkin görüşleri şöyle:
"TARLAMIZ YOK MU?"
"Neden kendimiz yapmayalım ki? Yani yerimiz mi yok ülkemizde, tarlamız mı yok? Üretim yok işte demek ki; köylü memnun olmadığı için..."
"Kendi toprağımız var iken niye ithalat olsun? Kendi her şeyimizi, bütün topraklarımızı mahvettiler. Ne ekiyorlar? Hiçbir şey. Ne kazanıyorlar? Benim arkadaşım Mersin'li mesela, kadın limonunu kaldıramamış bile. Ben diyorum limonun kilosunu şu kadara alıyorum diyorum mesela, orada '10 liraya bile satamıyoruz kilosunu' diyor."
"Çözüm değil tabii ki. Yerli üretime dönmemiz gerekiyor. Tarımın, çiftçinin devlet tarafından mutlaka ama mutlaka desteklenmesi gerekiyor. Biz kendimiz köylüyüz. Kendimiz ekip dikiyorduk soğanımızı, patatesimizi, biberimizi, domatesimizi. Maalesef şimdi artık o imkanlar kalmadı. Hem tohumdan dolayı kalmadı, çünkü tohum alamıyoruz. Çünkü ithal tohumlar kullanıyoruz ve ithal tohumdan tohum olmuyor. Üretim yapamıyoruz maalesef. Tekrar seneye o tohumu tekrardan satın almamız gerekiyor."
"KENDİ KÖYLERİMİZİ KALKINDIRSAK DAHA GÜZEL OLUR"
"Kendi köylerimizi kalkındırsak daha güzel olur. İthalattan ne fayda olur ki? Hiçbir şey olmaz. Fark eden bir şey yok ki; pazar yine hep aynı, her şey aynı şekilde pahalı. Ağustos ayı bitti, domatesin kilosu 50 lira, üzümün kilosu 70-80 lira. Nasıl olacak bu iş?"
"Bizim memleketimizde zaten soğan üretiliyor. Niye yani memleketimizde üretilirken neden ithalat yapalım? Üreticiye daha çok destek olunursa bence daha ucuza gelir Türkiye'de üretildiği zaman diye düşünüyorum. Ben de bir çiftçi kızıyım, Amasya'dan. Bizim memleketimizde onca soğan üretiliyor. Üreticinin elinde kalıyor çoğu. Karşılayamıyorlar ki masraflarını..."
"SOĞAN GEÇEN SENE 10 LİRAYDI"
Pazarcı esnafı: "Bizim soğanımız, mesela bunlar Çorum tarafından, yerli soğan. Biraz fiyat farkı oluyor. Bunlar kışlık soğan. Şu anda kabağa girdiği için marketlerin çoğuna şu an ithal soğan geliyor. İthal soğanla yerli soğan arasında halde en kötü 10 lira, 15 lira bandında bir para oynuyor. İthal ucuz, çünkü bol geldi. Devlet vergiyi düşürdüğü için bol getirdiler, bol geldiği için fiyata düştü. Geçen sene de soğan 10 liraydı. Geçen sene çok zarar eden oldu, bu sene ekmediler. Hastalık olduğu için değil yani soğanın para etme sebebi. Şu yüzden para ediyor; bu sene eken az. Yani eken az, çiftçi para kazanacak; devlet yurt dışından soğan getiriyor. Bir sene de çiftçi kazansın. Kendi çiftçimiz de hep ölüyor. Bu sefer soğan yine para etmezse adam seneye de ekmeyecek. Müşterilerimiz var mesela Afyonlu, patates yetiştiriyor. Kadın köye gitmiş, diyor ki '100 tane hane var, 95 tanesi ekmemiş'. Geçen sene hepsi ekmişti diyor. Düşünebiliyor musunuz? Çiftçi bu hale gelmiş yani. İyice bitirdiler tarımı... İthal soğanla yerli soğan arasında bize göre fark var. Mesela en basiti, bir hafta sıcakta gümrükte bekliyor (ithal) soğan. Soğan sıcak havada bekleyecek bir şey değil.  Bunların soğuk hava depolarında muhafaza edilmesi lazım. Yani bir de yabancı ülkeden geliyor yani ne kadar güvenilir olabilir?"