Çankaya Affı Böyle Savundu

Güncel Haberler

Necmettin Erbakan'ın "Kayıp Trilyon" Davasından Aldığı Ev Hapsi Cezasını Affeden Cumhurbaşkanı Gül Eleştirilere Yazılı Açıklamayla Yanıt Verdi. Açıklamada Gül'ün "Kayıp Trilyon" Davasında Sanık Olmadığı Belirtildi ve Affın Sadece Ev Hapsini Kapsadığı, Hazine Alacağının Affının İse Söz Konusu Olmadığı İfade Edildi.

Necmettin Erbakan’ın "kayıp trilyon" davasından aldığı ev hapsi cezasını affeden Cumhurbaşkanı Gül eleştirilere yazılı açıklamayla yanıt verdi. Açıklamada Gül’ün "kayıp trilyon" davasında sanık olmadığı belirtildi ve affın sadece ev hapsini kapsadığı, hazine alacağının affının ise söz konusu olmadığı ifade edildi.

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, aynı davada birlikte yargılandığı Necmettin Erbakan’ın ev hapsine dönüştürülen hapis cezasını ortadan kaldırarak "kendisini de affettiği" eleştirilerine tepki gösterdi. Cumhurbaşkanlığı’ndan dün yapılan yazılı açıklamada, Gül’ün, Erbakan’ın yargılandığı kapatılan RP’nin kayıp trilyonuyla ilgili ceza davasının hiç sanığı olmadığı, bununla ilgili tazminat davasından ise Cumhurbaşkanı seçilmeden önce aklandığı belirtildi.

Açıklamada, Cumhurbaşkanının yetkisini, Devlet hastanesince verilen sağlık kurulu raporu ve bunu teyid eden Adli Tıp Kurumu raporlarına dayanan Adalet Bakanlığı dosyasını Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne sunması üzerine kullandığına dikkat çekildi. Af ile ilgili yasal sürecin ayrıntılı biçimde anlatıldığı açıklamada, affın sadece Erbakan’ın ev hapsini kapsadığı, hazine alacağının affının sözkonusu olmadığı kaydedildi. Açıklamada şöyle denildi:

Davanın sanığı değil

"Cumhurbaşkanımızın Anayasa’dan kaynaklanan söz konusu yetkisini kullanması dolayısıyla yapılan bazı değerlendirmelerde, ’aynı davada yargılandığı’ veya ’sanık olduğu davadaki’ hükümlüyü ya da kendisini affettiği gibi, tamamen gerçek dışı, mesnetsiz ve hukuka aykırı iddialara yer verilmektedir. Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımız bu göreve seçilmelerinden önce de söz konusu ceza davasının sanığı değildir. Anılan dava, kapatılan partinin Genel Başkanı, iki Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Muhasibi ile 71 il yöneticisi hakkında açılmıştır. Üstelik dava neticesinde, Genel Başkan Yardımcıları ile Genel Muhasibin suça konu herhangi bir eylemlerinin olmaması sebebiyle beraatlerine karar verilmiştir. Bu itibarla, o tarihte dış ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı olan, malî konularla hiçbir ilgisi bulunmayan ve beraat eden bu kişilerden farklı bir durumda olmayan bir kişinin, sanığı olmadığı ve yargılanmadığı bir davadan dolayı suçlu gibi gösterilmeye çalışılması hiçbir hukukî ve ahlákî ilkeyle bağdaşmamaktadır.

Tazminat reddedildi

Kaldı ki, Cumhurbaşkanımızın milletvekili olarak görev yaptığı dönemde, dokunulmazlığının hukuk davası açılmasına engel olmaması sebebiyle Maliye Bakanlığı, Hazine alacağının tahsili için diğer kişilerle birlikte hakkında tazminat davası açmış; Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla görevinin sınırları gözönünde bulundurularak, malî konularda sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine 19 Nisan 2007’de yani Cumhurbaşkanı seçilmeden önce karar verilmiştir.

Dosyalar gelmedi

Basın ve yayın organlarında isimleri geçen, ancak yukarıda belirtilen işlemleri tamamlanmadığı ve dosyaları Cumhurbaşkanlığına intikal ettirilemediği için durumları Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından değerlendirilemeyen bazı kişilerden söz ederek çifte standart iddiasında bulunmak iyi niyetten uzaktır ve bu ithamlar kamuoyunu bilinçli olarak yanıltmayı amaçlamaktadır."

Gül sanık değil şüpheli

CUMHURBAŞKANI Gül’ün, "Ben kayıp trilyon davasının hiç sanığı olmadım" açıklaması, gözleri davanın yargılama sürecine çevirdi. O dönemde milletvekili dokunulmazlığı olan Gül’e fezleke hazırlanmış TBMM’ye gönderilmişti. Gül’ün malvarlığına başta tedbir konulmuş, ancak tedbir 19 Ocak 2004’te kaldırılmıştı. Gül, Köşk’e çıkınca, milletvekili dokunulmazlığının kalktığı ve kişisel suçundan yargılanabileceği tartışılmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da sürpriz bir şekilde, Gül hakkında, "Yasal imkansızlık nedeniyle soruşturma yapılmasına gerek olmadığı" kararı vermişti. Karara Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde itiraz edilmişti. Sincan, itirazı iade etmiş ve "Suçtan zarar gören Maliye. Gül’e takipsizlik kararına Maliye itiraz etsin" demişti. Gül dosyası yeniden Maliye’ye gönderilecek. Maliye takipsizliğe itiraz etmezse, bu kez müştekilerin itirazı yine Sincan Ağır Ceza’da sonuçlandırılacak. Davanın, diğer bir yönü ise zamanaşımı. Dosyanın dayandığı Erbakan’ın mahkum olduğu eski TCK’nın 345. maddesindeki "özel belgede sahtecilik" suçunun zamanaşımı süresi 7.5 yıl. Gül, dava açıldığında milletvekili sıfatı taşıdığından zamanaşımı işlemedi. Ancak, cumhurbaşkanlığı makamı için böyle bir düzenleme yok ve zamanaşımı işleyecek. Gül’ün 7 yıllık görev süresinin sonunda, davanın düşmesi için 6 ay kalacak. Büyük ihtimalle Gül’ün "Kayıp trilyon" davası ya "takipsizlikle" kalkacak ya da "zamanaşımından" düşecek. Gül için yeni mevzuata göre sanık yerine şüpheli ifadesi kullanılması gerektiği bildirildi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

, Haberler