Buluşma Noktası Lucca…

Magazin Haberleri

Bebek'te Hizmet Veren ve İstanbul'un En Gözde Mekanlarından Biri Olan Lucca, Popülerliğini Gün Geçtikçe Arttırmaya Devam Ediyor.

BEBEK'TE HİZMET VEREN VE İSTANBUL'UN EN GÖZDE MEKANLARINDAN BİRİ OLAN LUCCA, POPÜLERLİĞİNİ GÜN GEÇTİKÇE ARTTIRMAYA DEVAM EDİYOR.

Rahat lokasyonu, günün her saatinde ayrıcalık taşıyan yemekleri ve içecekleriyle şıklık ve sosyalliğin rahatlık ve samimilikle birarada olduğu Lucca, son yıllarda İstanbul'un en popüler mekanı haline geldi.

Genellikle mekana gelen ünlü müşterileri dolayısıyla magazin basınında sıkça yer alan Lucca, aslında sadece ünlü müşterileriyle basında yer almayı hak etmiyor. Zira mekanın dekorasyonundan mönüsüne, hizmet anlayışından başarılı fotoğrafçıların fotoğraflarıyla süslü duvarlarına kadar her şeyi çok kaliteli…. Ben de bu popüler mekanı daha yakından tanıyabilmek için mekanın sahibi ve işletmecisi Cem Mirap'a Lucca'yla ilgili sorular yönelttim ve kendisiyle keyifli bir röportaj yaptım…



Cem Bey, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Memnuniyetle. 1974 doğumluyum. Liseyi Ankara kolejinde okudum. Bilkent Üniversitesi'nde İşletme okudum. Yüksek lisansımı Amerika'da reklam üzerine yaptım. Amerika'da yedi yıl kaldım. Orada reklam sektöründe çalıştım. Kıyısından köşesinden de restoran işine girdim. Üç yıl önce de Türkiye döndüm.

Peki Türkiye'ye döndükten sonra Lucca'yı açma fikri nereden doğdu?

Ben Türkiye'ye döndüğümde burada kalıplaşmış bir eğlence anlayışı olduğunu gördüm. Ve kafamda Amerika'da gördüğüm mekanlara benzeyen bir mekan açma projesi doğdu.

Amerika'daki ve Türkiye'deki eğlence anlayışı arasındaki farklar nelerdi peki?

Şöyle ifade edeyim; Türkiye'de insanlar yemek yemeğe başka bir mekana, eğlenmeye başka bir mekana gidiyorlardı. Üstelik mekanlarda insanlar çok kasıyorlardı kendilerini. Oysa ben hayalimde hem şık hem insanların kendilerini rahat hissedebilecekleri, kendilerini kasmayacakları bir mekan yaratmıştım. Üstelik öyle bir yer açacaktım ki; insanlar aynı mekana hem kahvaltı etmeye, hem işlerinden çıktıklarında streslerini atmak için gelsinler, hem de gecce eğlencesine gelsinler. Yani Lucca hem cafe, hem bistro, hem de bar olacaktı. Bizi diğer mekanlardan ayıran en önemli fark da bu oldu zaten. İnsanlar mekan mekan dolaşmaktan kurtuldular. Ayrıca Lucca'da herkes herkesi tanıyor, insanlar kendilerini rahat hissediyorlar.

Bir de metropolde yaşayan insanların sosyalleşebilecekleri, uzun zamandır göremedikleri arkadaşlarını görüp sohbet edebilecekleri böyle kamusal bir mekana ihtiyaçları vardı, değil mi?

Kesinlikle Aslı hanım. Ben de mekanı bu amaçla açtım zaten. İnsanlar rahatça kahvaltıların etsinler, iş çıkışı burada buluşup sohbet etsinler, akşam da yemeklerini yesinler, müzik dinlesinler, dans etsinler. Artık metropol kültürü böyle mekanları gerektiriyor çünkü. İnsanlar evde değil de dışarıda buluşabilecekleri bir mekan istiyorlar; hem ev sıcaklığında hem de şık. İşte Lucca'da böyle bir mekan oldu.

Üstelik Lucca tek başına bir kadının gelip rahatça yemek yiyip içkisini içebileceği bir mekan. değil mi? Bunu şunun için vurgulamamız gerekiyor diye düşünüyorum; bırakın kadınların bir mekanda tek başına yemek yemeği, tek başına sokakta bile rahatça dolaşamadıkları bir ülke Türkiye. O erkek egemen, maskülen yapıyı maalesef aşamadık.

Size katılıyorum kesinlikle. Kadın, tek başına bir mekana gittiğinde hemen aranıyor diye düşünülüyor maalesef. Lucca'ya bu yüzden çok önyargılı bakılıyor. Sadece kadınlar değil, erkekler de iş çıkışı bir duble içtiklerinde onlara da alkolik gözüyle bakılıyor. Yani ben bu önyargılardan çok sıkıldım artık. Bir de biz genelde tam kapasite dolu oluyoruz. Sanki dolu olmamız da bir kabahat. Lucca'ya hiç gelmeyenler, mekanın havasını hiç solumamış insanlar yapıyorlar bir de bu eleştirileri. Arabalarıyla geçerken bakıyorlar, mekan dolu hemen eleştiri yapmaya başlıyorlar. Bu eleştirilerin hiçbirinin de ayağı yere basmıyor tabii, çünkü buraya gelip hiç vakit geçirmemiş bir insan nasıl karşıdan bakarak eleştiri yapabilir ki?

Bir de Lucca'ya gelen ünlü müşterilerinizden dolayı magazin basınında çok yer alıyorsunuz;. Basında sıkça yer almanız da olumsuz eleştirilere neden oluyordur belki?

Kesinlikle. İnsanlar burayı sosyetik, sadece ünlü insanların gelip yemek yedikleri bir mekan zannediyorlar. Oysa Lucca'nın kosmopolit bir müşteri rengi var. Burada herkes gelip yemek yiyebilir, içki içebilir, eğlenebilir. Biz müşteri ayırmıyoruz ki. Ayrıca bir mekana ünlü insanların gelip eğlenmesi niye kötü bir şey olsun ki. Dediğim gibi Lucca'da herkes gelip eğlenebilir. Ayrıca burası insanların popüler olmak için geldikleri bir mekan değil ki. Buraya gerçekten ününü hak eden insanlar geliyor, balon şöhretler değil.

Lucca, çok tanılan bir mekan ancak Lucca'nın konseptini mekana hiç gelmeyenler için biraz daha ayrıntılı olarak anlatabilir misiniz?

Memnuniyetle. Lucca, günün her saatine hitap eden, sabahları gazete okuyup espresso veya hot chocolate içebileceğiniz, günlük taze patisserieler ve özel çay ve kahve listesinden yararlanabileceğiniz, işten ara verip öğlen çok şık bir yemek yiyebileceğiniz, akşam yemek yiyip, değişik kokteyller ve şaraplar içebileceğiniz, barda çene çalabileceğiniz asil hedefi insanlara iyi vakit ve kalite sunmak olan şık bir Cafe-Bistro… Mönü ve konsept, benim New York'ta yaşadığı yıllarda etkileşimlerim ve Türkiye'ye dönmeden önce yaptığım dünya turu sırasında aldığım notlarla ve mobilyalarla bir araya geldi. Mekanı ya Tünel'de, ya Nişantaşı'nda ya da Bebek'te açacaktım. Bebek'te daha fazla müşteri potansiyeli gördüğüm için mekanı burada açtım. Bebek'in 50li yıllarda en şık lokali ve daha sonra banka olan bu eski mekan restore edildi. Ve Lucca açıldı.

Lucca'nın kelime anlamı ne peki?

Latince'de 'Işık' anlamına geliyor. Ayrıca Lucca, İngilizce'de 'Şans' (Luck) kelimesinden türedi.. Aynı zaman Lucca İtalya'da bir şehir ismi.

Bildiğim kadarıyla Lucca'da yapılan özel kokteyller çok popüler oldu?

Evet. Bizim özel olarak hazırladığımız satsumalı votka ve elma votkası gerçekten de çok popüler oldu. Başka mekanlar da da görüyorum bizim içkilerimizi. Ama başka mekanlardaki kokteyller, Lucca'nın kokteylleriyle aynı lezzette olmuyor!

Biraz da mönüden bahsedebilir misiniz?

Tabii. Lucca'da fusion yemekler var. Bonfilemiz, portakal soslu somonumuz, ördekli pappardellemiz çok meşhur. Mönümüzü yeniledik. Brunch ve yemek konusundaki başarımızı mönümüze kattığımız yeni lezzetlerle sürdürüyoruz. Akdeniz-Amerikan tarzı mönüsü ile rezervasyon almaya başladık. Asma yaprağına sarılı sardalya, ördek roll, cajun karides, erik ekşili avakado mozzarella salatası ile atıştırmalık mini tabaklar Lucca lezzet yolculuğunun başlangıcını oluşturuyor.

Lucca'nın yeni mönüsünde İstanbul'un en iyisi olma iddiasını taşıyan şef Luici Fracella'nın hazırladığı Panini çeşitleri, gelincik soslu Lucca salata, 250 gramlık Newyork steak, sashimi,ispanyol salsa sos ile enginar kalbi, yaban mantarı ve acılı soya sosu ile ördekli pappardelle, naneli risotto ile limonlu levrek ve vejetaryenlerin gözdesi tamamen organik yeşilliklerle hazırlanan Akdeniz salatası gibi çok lezzetli yemekler var.

Taze meyveler ile panna cotta, tiramisu, saboyan soslu meyveler, çikolatalı cheesecake gibi alternatiflerin arasından müşteriler keyiflerine en uygunu ile yemeklerine tatlı bir son verebilirler. Tabii, satsumalı votka ve elma votkayı da mutlaka denesinler.

Mekanın dekorasyonu kime ait?

Lucca'nın dekorasyonu Mimar Emir Uras'a ait. Ama dekorasyonu yeniledik. Yenilenen dekorasyon, benim tasarladığım konsept ve rahatlık duygusunu korumaya devam ediyor. Lucca'nın Latince anlamından esinlenerek tasarlanan şık mönüler, Derin Sarıyer imzalı sandalyeler, İspanya'dan getirilen özel tasarım Santa&Cole imzalı aydınlatmalar ve bar sandalyeleri mekana yeni bir soluk getirdi. Kısaca; şıklık ve rahatlığı buluşturan bir mekan Lucca…

Siz aynı zamanda Lucca'nın duvarlarını ünlü fotoğrafçılara açıyosunuz; bildiğim kadarıyla?

Evet. Londra'da yaşayan fotoğrafçı Arslan Sükan'ın Alexander Mc Queen, Galliano, Dior gibi dünyaca ünlü modacıların defilelerinde çektiği 'backstage' fotoğrafları Ekim ayı boyunca Lucca'nın duvarlarını süsledi. İstanbul'da ilk kez Lucca'da sergilenen fotoğraflar yurtdışında I'uomo Vogue, Crash, Faces gibi dergilerde yayınlanmıştı. Gelecek hafta ayın yirmibirinde başarılı fotoğrafçı Mehmet Mutaf'ın sergisi başlıyor. Lucca'nın duvarları onun güzel fotoğraflarıyla süslenecek. Bir de Beşiktaş Belediyesi'nin her yıl düzenlediği Bebek festivalinin organizasyon komitesindeyim. Her yıl Bebek'i hareketlendirebilmek ve renklendirebilmek için Bebek festivali düzenliyoruz. Festival kapsamında Bebek'e ünlü sanatçılar geliyor. İkinci el kıyafetlerin satıldığı bir pazar kuruluyor ve festival çok eğlenceli geçiyor.

Cem Bey, İstanbul'a Lucca gibi; insanların rahatlıkla eğlenip yemek yiyebilecekleri, tanıdıklarını görüp sohbet edebilecekleri; metropol kültürünün somut bir göstergesi olan kamusal bir mekan kazandırdığınız için sizi kutlarım ve keyifli sohbetiniz için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.



ASLI ARIKAN
Kaynak: Gecce / Magazin

, Haberler