Bu Fransa Ligi'nde 'umut' Var
Fransa'da futbol, ülkemizdeki gibi coğrafyanın genelinde her zaman bir numaralı spor değildir.
Fransa'da futbol, ülkemizdeki gibi coğrafyanın genelinde her zaman bir numaralı spor değildir. Osmanlı'dan kalma algılımızın da bize hatırlatacağı üzere frankofon (yani fransız kökenli manasında) olan şeyler genelde elit algısı yaratır ve dünyada icra edilen sporlar arasında elitliği su götürmez gerçek olan bisiklet de bu ülkenin en ilgi çeken spor faaliyetidir. Bunda Tour de France'ın (Fransa Bisiklet Turu) öneminin de etkisi büyük olmakla beraber futbol da tabii ki yadsınamaz düzeyde önemli bir spordur. Futbol, doğuşunda var olan kaynaklardan ötürü genellikle meşhur Fransız banliyöleri ve göçmen halkın yaşadığı bölgelerde itibar görmektedir. İşçinin ve emekçinin güzel oyununda özellikle Fransa, '...kökenli Fransız oyuncu' ile başarı yakalamıştır yıllardır. Fazlaca bir Türk göçmen de yaşamasına rağmen Grenoble'da yetişip Sporting'e kiralanan Atilla Turan dışında pek bir Türk oyuncu çıkaramadılar. Ancak devşirme olayını ise futbolumuzun ilk dönemlerinin arından özellikle son yıllarda sıkça kullanmaya başladılar. FRANSIZ SPİKERİ BİLE ÇILDIRTTI; "ÜMÜÜÜT LE BÜÜÜT" UEFA Kupası'nda Trabzonspor ile eşleşmesinin ardından Türkiye pazarına bir açılma girişiminde bulunan Toulouse Colin Kazım'ın kiralık serüveni dışında Umut Bulut transferinden oldukça verim almayı başardı. 28 yaşındaki oyuncu bu sezon takımının oynadığı 19 lig maçının 18'inde forma şansı buldu. Bu 18 karşılaşmanın 14 tanesine ilk 11 başlayan Umut, dört kere hem de önemli gollere imza attı. Hadi bir tanesi çok önemli olmasa da estetik olarak harikaydı diyelim (Hani şu Lyon'a attığı gol). Sadece beş karşılaşma yedek kulübesinde başladı ve bir kez de sahaya adım atamadı, maçı kulübede tamamladı. Umut, Toulouse'da hocasının onda en beğendiği özelliğinin mücadeleci yapısı olduğunu söylerken özellikle fiziksel dayanıklılığın ön planda olduğu Fransa Ligi'nde başarılı olmasındaki en büyük etkenin de fizik yapısı olduğunu dile getirmek gerekiyor. Milli Takımımızın en büyük sıkıntılarından birisi olan forvet açığını Umut-Burak ikilisi ile kapatmanın zamanı artık geldi de geçiyor derken bir dönem yine Fransa'da adından sıkça söz ettiren Türk forvetlerden Mevlüt Erdinç geliyor aklıma... PARAYLA SAADET OLMAZ DEDİLER; PSG YAPTI, OLDU! Yeni sezon öncesi Katarlı bir iş adamı olan Nasser Al-Khelaifi'nin satın almasıyla Fransa'nın Manchester City'si rolüne bürünen Paris Saint-Germain'de işler ilk 19 maç sonunda planlandığı şekilde gitti. Bunda yapılan transferlerin sadece isim yapmak adına değil mevkilerin ihtiyacı doğrultusunda yapılmasının da payı büyük. Diego Lugano, Javier Pastore, Jeremy Menez, Salvatore Sirigu, Mohamed Sissoko, Matuidi ve Kevin Gamiero transferleri ilk devre içerisinde takıma oldukça faydalı olmayı başardılar. Şike soruşturması nedeniyle sanki kaçarcasına Fenerbahçe'den ayrılan Lugano'yu belki bu grubun dışında tutarsak daha iyi olacak. Sadece altı maçta 511 dakika takımına fayda sağlamaya çalışan 31 yaşındaki Uruguay'lı bu dakikalar içerisnde dört de sarı kart görmeyi ihmal etmedi! PSG'de Kevin Gamiero'nun yükselen form grafiği (19 maçta 9 gol) ise Parisli taraftarları mutlu etse de aynı bölgenin oyuncusu Mevlüt Erdinç'i yedek kulübesine mahkum etti. 19 lig maçının 19'unda da kadroda kendisine yer bulan ancak hiçbir maça ilk 11 başlayamayan Mevlüt sadece bir gol kaydedebildi. Rakam olarak bakında 19'da 11 iyi gibi görünse de toplamda sadece 131 dakika sahada kalabildi. Bir kere de PSG Rezerv takımında maça çıktığını hatırlatmak gerekiyor. PSG 40 puanla ligin ilk yarısını lider tamamlarken liderliği yükseldiği son maçın ardından teknik direktör Antoine Kombouare'nin görevine son verildi. Devre arasında büyük ihtimalle Carlo Ancellotti'yi takımın başına getirecek Katarlı 'büyük patron' aralarında Kaka, Tevez, Hazar, Hulk gibi dünyaca ünlü isimlerden birisini de transfer ederse o zaman işte tam anlamıyla bir Midnight in Paris... AH ŞU GİROUD OLMASAYDI... Paris zirvenin tahtına kurulmuşken Fransa Birinci Ligi'nde o tahtı uzunca bir süre meşgul eden ve kimsenin tahmin etmediği bir takım vardı: Montpellier. Kadrosunda yakından takip etmeyenlerin uzunca bir süre Premier Lig'de forma giyen John Utaka dışında tanıyabileceği kimse olmayan Montpellier, geçen sezon ligi 14. sırada bitirmişti. Bu sezona çok iyi bir başlangıç yaptılar. Özellikle iç saha maçlarında gösterdikleri performans sayesinde 37 puanla ikinci sıraya yerleşen Montpellier, sahasında sadece lider PSG'ye yenildiler ve üçü bu takımdan olmak üzere sadece yedi gol yediler. Yedikleri yedi golün üç tanesini kalelerinde gördükleri Dijon maçında da beş gol atmaktan geri kalmadılar. Geçtiğimiz sezon takımıyla beraber 22 maça çıkan ve 16 gol atmayı başaran Hasan Kabze, bu sezon yaşadığı ciddi sakatlık nedeniyle sadece bir maçta dört dakika süre alabildi. Takım arkadaşları ve hocası tarafından çok sevildiği bilinen Kabze'nin sakatlık sonrası forma şansı bulma şansı ise oldukça düşük görünüyor. Bunun nedeni ise 18 maçta attığı 13 golle gol krallığına kurulan Olivier Giroud'un gösterdiği yüksek performans. Fransız oyuncu Fransa liginin tozunu attırırken devlerin de transfer listesine gitmeyi başardı. Belki eski Galatasaraylı oyuncunun tek umudu, para saçma konusunda cömert davranan PSG'nin en yakın rakibinin forvetini transfer etmesi olacaktır.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA