Btk, Telekomünikasyonun Küresel Temsilcilerine Ankara'da Ev Sahipliği Yaptı

Güncel Haberler

Teknoloji ve telekomünikasyon alanında dünyanın önde gelen organizasyonlarından biri olan Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu (GSR), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) ev sahipliğinde Ankara’da düzenlendi. BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, sempozyumun ilk defa Türkiye'de gerçekleştiğini belirterek, "GSR-26 Başkanı" görevini de ülke adına üstlendiğini dile getirdi.

(ANKARA) - Teknoloji ve telekomünikasyon alanında dünyanın önde gelen organizasyonlarından biri olan Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu (GSR), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) ev sahipliğinde Ankara'da düzenlendi. BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, sempozyumun ilk defa Türkiye'de gerçekleştiğini belirterek, "GSR-26 Başkanı" görevini de ülke adına üstlendiğini dile getirdi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu kapsamında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Birleşmiş Milletler'in uzmanlık kuruluşlarından biri olan ve Türkiye'nin de kurucu üyeleri arasında yer aldığı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin bugüne kadar birçok büyük konferansına Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını aktaran Karagözoğlu,  "İlk defa başkentimiz Ankara'da, Birliğin en önemli etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu'na ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi.

2000 yılından bu yana düzenlenen ve ITU üyesi ülkelerin düzenleyici kurumları, politika yapıcıları ile sektör paydaşlarını bir araya getiren etkinliğe, Türkiye'nin elektronik haberleşme alanındaki düzenleyici kurumu olarak kendi yerleşkelerinde ev sahipliği yapmanın ayrı bir gurur vesilesi olduğunu kaydeden Karagözoğlu, etkinlik kapsamında "GSR-26 Başkanı" görevini de Türkiye adına üstlendiğini söyledi.

Karagözoğlu, "Dijital Sınırları Keşfetmek / Navigating the Digital Frontier" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte yaklaşık 100 ülkeden yerli ve yabancı 1000'i aşkın temsilciyi ağırladıklarını belirtti.

Basın toplantısında, dünyanın dört bir yanından gelen ülkelerin elektronik haberleşme alanındaki düzenleyici kurumlarının üst düzey yöneticileriyle bir araya geldiklerini ifade eden Karagözoğlu, "Teknolojik ilerlemeye ayak uydurmanın önündeki engelleri azaltmak, net ve sonuç odaklı çerçeveler oluşturmak üzere 'Düzenleyici Kurum Başkanları' toplantısında bir araya geldik" dedi.

Her GSR sonrasında kabul edilen rehber dokümanın, dijital pazarların kamu yararına hizmet etmesini sağlamak amacıyla çalışan düzenleyici kurumların ortak aklını ve uygulamadaki deneyimlerini yansıttığını söyleyen Karagözoğlu, "Bu yılki rehber doküman, düzenleyici kurumların neyi hedeflemesi gerektiğine odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda hızla değişen dijital ortama gerçekçi bir şekilde nasıl yanıt verebileceklerine de değiniyor" diye konuştu.

GSR-26 kapsamında iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlara da değinen Karagözoğlu, dijital altyapılardan yapay zekaya, afet dayanıklılığından gençlerin dijital ortamda korunmasına kadar birçok başlıkta verimli tartışmalar yapılacağını söyledi. Karagözoğlu, "Bu tartışmaların yalnızca fikir alışverişiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda küresel dijital yönetişim alanında daha güçlü iş birliklerine ve somut çıktılara katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.

SAYAN: DÜNYADA YENİ BİR KÜRESEL REKABET YAŞANIYOR

Basın toplantısında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Türkiye'nin dijital çağın ortaya çıkardığı meydan okumaların ancak uluslararası iş birliğiyle etkin şekilde yönetilebileceğine inandığını kaydetti. Sayan, Türkiye ile ITU arasındaki uzun yıllara dayanan ortaklığın yalnızca kurumsal iş birliğini değil, "daha bağlantılı, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir dijital geleceği birlikte inşa etme iradesini" de yansıttığını söyledi.

ITU tarafından 2000 yılından bu yana düzenlenen GSR etkinliğinin bu yıl ilk kez Türkiye'de gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu belirten Sayan, bunun Türkiye'nin yalnızca teknoloji tüketen değil, aynı zamanda teknolojiye yön veren, regülasyon üreten ve dijital geleceği şekillendiren ülkeler arasında yükseldiğinin göstergesi olduğunu ifade etti.

Dünyanın yeni bir kırılma noktasında bulunduğunu söyleyen Sayan, "Yapay zekadan 5G'ye, veri güvenliğinden siber egemenliğe kadar tüm alanlarda yeni bir küresel rekabet yaşanıyor. ve bu rekabet sadece teknoloji rekabeti değil. Bu rekabet aynı zamanda egemenlik rekabeti" diye konuştu.

SAYAN'DAN "MİLLİ TEKNOLOJİ" VURGUSU

Sayan, veriyi yönetenin ekonomiyi, ekonomiyi yönetenin de küresel siyaseti etkilediği yeni bir dönemin içinde olunduğunu ifade ederek, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan "Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla bu dönüşümün kurucu aktörlerinden biri olma yolunda ilerlediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dijitalleşme ve yapay zeka gibi teknolojinin sağladığı yeni imkanları en iyi şekilde kullanarak ülkemizi geleceğin üretim altyapılarına kavuşturmakta kararlıyız. Milli Teknoloji Hamlemiz bu vizyonumuzun en somut ifadesidir" sözlerini hatırlatan Sayan, şöyle konuştu:

"İşte bugün GSR-26'ya ev sahipliği yapan Türkiye, bu bakış açısının sahadaki karşılığı. Türkiye artık yalnızca coğrafi olarak kıtaların kesişim noktası değil. Türkiye aynı zamanda dijital koridorların, veri akışlarının, fiber ağların, uydu teknolojilerinin ve yapay zeka temelli dönüşümün merkez ülkelerinden biri haline geldi. Yerli ve milli haberleşme altyapılarımız, 5G ve ötesi teknolojilere yönelik çalışmalarımız, uydu yatırımlarımız, siber güvenlik kapasitemiz, yerli yazılım ve veri egemenliği odaklı politikalarımız; Türkiye'nin dijital bağımsızlık hedefinin somut birer adımı."

"VERİSİNİ KORUYAMAYAN ÜLKELERİN TAM BAĞIMSIZLIĞINI SÜRDÜRMESİ MÜMKÜN OLMAYACAK"

Türkiye'nin artık yalnızca kıtaların kesişim noktası olmadığını dile getiren Sayan, "Türkiye aynı zamanda dijital koridorların, veri akışlarının, fiber ağların, uydu teknolojilerinin ve yapay zeka temelli dönüşümün merkez ülkelerinden biri haline geldi" ifadelerini kullandı.

Yerli ve milli haberleşme altyapıları, 5G ve ötesi teknolojilere yönelik çalışmalar, uydu yatırımları, siber güvenlik kapasitesi ile yerli yazılım ve veri egemenliği odaklı politikaların Türkiye'nin dijital bağımsızlık hedefinin somut adımları olduğunu kaydeden Sayan, günümüzde ülkelerin yalnızca fiziki sınırlarını korumasının yeterli olmadığını vurguladı. Sayan, "Verisini koruyamayan, dijital altyapısını yönetemeyen, yapay zeka kapasitesi geliştiremeyen ülkelerin gelecekte tam bağımsızlığını sürdürmesi pek mümkün olmayacak" dedi.

Geleceğin güçlü devletlerinin yalnızca askeri veya ekonomik kapasitesi yüksek olanlar değil, aynı zamanda dijital kapasitesi güçlü devletler olacağını ifade eden Sayan, GSR-26 gibi platformların teknik detayların ötesinde dijital dünyanın hukukunun, etik ilkelerinin, rekabet kurallarının ve insan odaklı geleceğinin tartışıldığı stratejik platformlar olduğunu söyledi.

Türkiye'nin teknolojiye yaklaşımının net olduğunu ifade eden Sayan, "Teknoloji insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olmalı. Yapay zeka insanlığın vicdanından kopmamalı. Dijitalleşme, adaleti, kapsayıcılığı ve fırsat eşitliğini büyütmeli. Türkiye, dijital çağın pasif izleyicisi olmayacak. Türkiye, kendi teknolojisini geliştiren, kendi verisini koruyan, kendi dijital geleceğini inşa eden öncü ülkelerden birisi olacak. Türkiye Yüzyılı'nın güçlü Türkiye'si; aynı zamanda dijital egemenliğini tesis etmiş bir Türkiye olacak" diye konuştu.