Baykal: Yargı Politize Ediliyor (3 -Son)

Güncel Haberler

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Hükümetin Yargıyı Kendi İçin Politize Etme Çabası İçinde Olduğunu Belirterek, Hükümetin Yargıyı Siyasi Kontrol Altına Almak İstediğini Savundu. Baykal, Söz Konusu Tutumun Ergenekon Davası ile Somutlaştığını Söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin yargıyı kendi için politize etme çabası içinde olduğunu belirterek, hükümetin yargıyı siyasi kontrol altına almak istediğini savundu. Baykal, söz konusu tutumun Ergenekon Davası ile somutlaştığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin Grup Toplantısı'nda hükümetin askeri himaye altında alma çalışmalarının yanında yargıya yönelik de aynı yönde açılımlara gittiğini ifade etti.

Bu konuda yargının tavrını bildiklerini ifade eden Baykal, "Hükümetin de yargıya karşı tavrını biliriz. Yargıyı kendi için politize etme çabası içinde, yargıyı siyasi kontrol altına alma gayreti içinde. Bu genel bir temenni olmaktan çok bir uygulamaya döndü. Yargı- siyaset ilişkisi ile ilgili çok üzüntü verici olaylar yaşandı. Bu olaylar da Ergenekon Davası ile somutlaştı. Başbakan "Savcı arıyoruz' demişti. Aradığı savcıyı sanıyoruz buldu ve dava başladı. Bu davanın nasıl olduğu görüldü. İlk defa bir davanın bu kadar politize olduğunu gördük. Siyasi hesaplaşma haline dönüşen bir konu oldu" dedi. Ergenekon Davası'nın ucu açık giderek genişleyen bir dava olduğunu söyleyen Baykal, söz konusu dava sürecinde birçok uluslararası hukuk kurallarının ihlal edildiğini söyledi. Böyle bir süreçte, Türkiye'de "yargı kendi haline bırakılsın bırakılmasın' tartışmasının yaşandığını kaydeden Baykal, bazı yazar ve düşünürlerin de siyasetçilerin yargıya üye seçmesinin doğal karşılanması yönünde açıklamalarda bulunduğuna dikkat çekti.

Baykal, "Türkiye de siyaset - yargı ilişkisinde yerine oturmamış o kadar çok nokta var ki. "O ülke böyle yapıyor' yaklaşımları ile sonuca varılması yanlış ve tehlikelidir. Milletvekili dokunulmazlığı hiçbir yerde olmadığı kadar kapsamlı bir zırh gibi. Pek çok vekil maalesef yargı kaçağıdır. Bu nitelikte siyasi kadroya "seni de yargılayacak kurumlara kimlerin bu işi yapacağın sen kararlaştır'. "Seni yargılayacak olanları sen seç'. "HSYK'yı sen seç' deniyor. "Niye falan ülkede böyle?' O falan ülkede hesabını vermesi gerektiği halde yıllarca kaçan bir tek siyasetçi var mı? Siz hukukun bu temel ilkelerine doğal olarak uygular bilince gelmeden bunu bir doğal uygulama haline dönüştürmeden, hukuk saygısını siyasetin müdahale edemeyeceği bir ayrı konumda olduğunu içinde sindirmeden, bu yetkiler sana verilecek olursa onun nasıl kullanılacağın hepimiz görmüyor muyuz" dedi. Siyasetçilerin birçok konuda yetkilerini kendi çıkarı için kullandığının görüldüğünü ifade eden Baykal, "Aylarca Zaid Akman'ın soruşturmasını engelleyenlere Türkiye de Anayasa konusunda kararları almak için "sen Anayasa Mahkemesine üye seç' diye yetki mi vereceğiz? Yargı ciddi şekilde tasalluta hedef seçildi. Başbakan hukuka olan ilgisini Ergenekon davasın savcı olarak ortaya koydu" diye konuştu.

Başbakan'ın HSYK'nın fiili başkanı olduğunu ve artık üyelerin etkisini azaltmaya yönelik mücadele verdiğini söyleyen Baykal, Adalet Bakanı ve Başbakan Recep Tayyep Erdoğan'ın kendi çıkarını düşündüğünü belirtti.

-"TÜRKİYE EKONOMİ'DE SAHİPSİZ BIRAKILDI"-

Ekonomideki kötü gidişe ilişkin olarak 2008 yılından bu yana uyarılarda bulunduklarını ifade eden Baykal, ekonomik büyümenin Türkiye'nin sürdüremeyeceği bir düzeyde olduğunu vurguladı. Türkiye'nin dünyada büyüme gösteren ülkeler "liginden" küme düşen bir ülke konumuna geldiğini belirten Baykal, büyümenin ekonominin temel noktası olduğunu söyledi. Türkiye'de yaşanan işsizlik ve küçülmenin ABD'den bile yüksek olduğuna işaret eden Baykal, Türkiye'nin büyüme için en uygun dönem olan 2003-2008 yılları arasında istenen performansta büyüyemediğini kaydetti. Baykal, "Bu yönetim açısından söyleyebileceğim sahipsizlik var. Bu ekonomi yönetimi ekonomiye sahip çıkmıyor. Ortaya makro ekonomik plan koyun. Nerden yola çıktığınızı ortaya koyun bir türlü koymadılar. Ortada bir bütçe var. En son katılım öncesi ekonomik program diye bir iki düzeltme yaptılar ama ortada plan yok. Bu yıl için yüzde 4 kalkınma öngörülüyor ve önümüzde 4 ay var. Yüzde 4 kalkınacağız diyor. Ortalama İMF hesabına göre yüzde 5.5 küçüldü. OECD 5.8 küçüldü diyor. Biz yüzde 4 kalkınacağız diyoruz. Buna göre rakamları kurmuşuz bu oyunu oynuyoruz. Bunun adını koyun doğrusun söyleyin diyoruz ifade edilmiyor hala. İlk kez Türkiye bugün bütçe krizi ile karşı karşıya. Maliye, DPT'nin yapması gereken işler var, yapılmadı. Neden yapılmadı? 2010 yılı ile ilgili hedefler hala ilan edilmedi. 2009 yılında yüzde 4 kalkınacak derseniz 2010 için hedef koyamazsınız. Koyamıyorlar da. Tam bir sahipsizlik" diye konuştu. Yılın yarısında 22.5 milyar dolar açık olduğuna değinen Baykal, açıkların da konacak yeni zamlar ve vergilerle kapatılmaya çalışılacağını söyledi. (ANKA/SON)

(ONR/BUN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler